Son Dakika

Son Dakika

Midilli'de gerilim büyüyor

Türkiye ile AB arasındaki anlaşmanın ardından adada sular bir ölçüde durulmuş olsa da Midilli'de sıkışmış durumda yaklaşık 6 bin sığınmacı bulunuyor

Okunan haber:

Midilli'de gerilim büyüyor

Metin boyutu Aa Aa

Ege Denizi’nde bulunan Midilli Adası Suriye başta olmak üzere Irak ve Afganistan’dan gelerek Avrupa’da iltica arayan göçmenlerin bu kıtaya giriş kapılarından biri. Ada bu zorlu yolculukta önemli bir durak.

Türkiye ile Avrupa Birliği arasında varılan mülteci anlaşmasının ardından adada sular bir ölçüde duruldu. Ancak halen Midilli’de sıkışmış durumda yaklaşık 6 bin sığınmacı bulunuyor. Bu kişilerin anlaşma öncesinde olduğu gibi kayda geçmelerinin ardından Yunanistan’a geçerek yollarına devam etmelerine izin verilmiyor.

Belirsizlikle geçen süre uzadıkça hem sığınmacılar hem de yerel halk içinde huzursuzluk büyüyor:

“Çok zamandır bu anlaşmanın tehlikeli yanlarına dikkat çekiyorum. İnsanları bu adaya kapatıyor ve bu böyle devam edemez. Aslında huzursuzluyk çıkmasını önleyen bir büyük anlaşma da bizim konuklarımızla halk arasında yaşanıyor. Fakat aynı zamanda toplumu bölmeye çalışan uç fikirliler de mevcut. Yani birikimin dağıtılmasına en kısa sürede, bir an önce başlanmalı.”(Spyros Galinos,Midilli Beşediye Başkanı)

Sorunun ne kadar büyüyebileceğini Moria toplanma merkezinde daha açıkça görebilmek mümkün. Burada yaklaşık 5 bin kişi barınıyor. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği yetkililerinden Roland Schönbauer Yunan halkının tutumundan övgüyle söz ediyor:

“Yunanistan’da halen büyük bir anlayış ve sığınmacılara dönük bir misafirperverlik olduğunu görüyoruz. Belki birçok Yunanın kendi atalarının da göçmen durumunda olduğunu unutmadığındandır.”

Bölge iklimi çok sert olmasa da geçtiğimiz kış binlerce kişi ısınma sorunu yaşamıştı. Göçmenlerin kendi yaktıkları ateşlerle ısınma çabaları yer yer yangınlara yol açtı. Yangınlar çok büyümeden söndürülse de birçok zeytin ağacının kül olmasının önüne geçilemedi. Kimi 200 yıllık olan ağaçlarını kaybeden Moria köylüleri de kaldırabileceklerinden fazla sığınmacı olduğundan yakınıyor.

“Tüm sığınmacılara kucak açtık. Tümüne… Hiç ayırt etmeden. Bu insanlar hayat şartlarını iyileştirmek ümidiyle geldiler, fakat burada kısılıp kaldılar. Halk huzursuzlanıyor. Ne olacak? Bu durum sona ermeli.” (Nikos Trakellis, Moria Muhtarı)

“Birilerinin 6000 kişi Midilli’de kalsın 3 bin Sisam’da, 3 bin Sakız’da demesinden dolayı çok öfkeliyiz. Burası insan deposu değil ve Yunanistan’ı, Midilli’yi b una çeviremezsiniz. Biz yerel halkıyla yönetimiyle buna izin vermeyiz. Hiçbir zaman da müsaade etmeyeceğiz.”(Stavros Myrogiannis, Kara Tepe Kamp Yöneticisi)

Diğer yandan yaşananları dünyaya aktararak farkındalık oluşmasına önemli katkıda bulunan gazeteciler de şikayetçi. Muhabirler zaman zaman haksız tepkilele karşılaştıklarından yakınıyor. Yerel medya mensuplarından Anthi Pazianou da bunlar arasında:
“Biz gazeteciler dahi bazı uç olaylarla karşılaşıyoruz. Moria köyündeki protestolarda arkadaşlarımıza dönük saldırılar oldu. 19 Eylül’deki toplanma merkezi yangınında da.”

Euronews adına ise Midilli’nin nabzını Panos Kitsikopoulos tuttu:
“Midilli halkı üzerlerine insani bir görev düştüğünü reddetmiyor. Onların istediği bir yılı aşkın bir süredir adalarının üzerinde oluşan büyük baskının sonlanması. Henüz küçük sayılabilecek bir grubun kışkırtmalarının yanında, Atina hükümetinden de mültecilerin dağıtılması yönünde bir adım görmediklerinde mutsuzlukları giderek büyüyor.”