Son Dakika

Okunan haber:

TTIP serbestlik mi yoksa kölelik mi getirecek?


insiders

TTIP serbestlik mi yoksa kölelik mi getirecek?

2016 yılı sonundan önce Amerika Birleşik Devletleri yeni başkanını seçecek, gelecek yıl da Avrupa’nın önemli başkentlerinde seçim heyecanı yaşanacak. Bu sandıklardan çıkacak sonuçlar dünyanın genelini etkileme potansiyeline sahip.

Seçilecek isimlerin önüne gelecek önemli konulardan biri de TTIP olacak. Yani Avrupa ve Amerika’da ekonomiyi doğrudan etkileyecek olan Atlantikaşırı Ticaret ve Yatırım İşbirliği anlaşması.

İspanya’nın iki büyük şehrinden Barselona anlaşmayla ilgili tartışmaların halk nezdinde en yoğun görüldüğü yerlerden. TTIP’ye karşı örgütlü muhalefet içinde çalışanlardan Lucia Barcena Menendez parçası olduğu çevreciler hareketinin tekelleşmeye karşı olduğunu söylüyor:
“Demokrasimiz büyük tehditle karşı karşıya. Halk egemenliğini kaybedebilir. Bu anlaşmalarla gücümüzü, kamu kurumlarını ve sivil toplumu büyük ortaklıkların eline bırakmış oluyoruz. Bu anlaşmalarla aslında devletleri de öldürüyoruz.”

Tartışmaların bir ayağı da büyük uluslararası şirketler. Otomobil parçası üreten bir İspanyol firması FICOSA da doğrudan etkilenecek olanlardan. Şirket Dünyanın hemen tüm tanınmış otomobil markaları için parça üretiyor. Avrupa ve Asya ile Kuzey ve Güney Amerika’da yerleşik olan şirketin yıllık cirosu 1 milyar Euro’yu buluyor.

Emniyet kemerleri, farlar, frenler ya da üretilen tüm diğer parçalar Atlantik’in iki yakasında da testten geçip sertifika almak zorunda kalıyor ve bunun toplam maliyeti 12 Milyar Doları buluyor. TTIP onaylanırsa bu yük kaldırılmış olacak. euronews FICOSA tepe yöneticisi Emilio Varela’ya TTIP ile ilgili görüşlerini sordu. Varela İspanyol Otomobil Parçaları Üreticileri Birliği’nin de başkan yardımcısı ve tüm sektörün sorunlarına hakim bir isim:

“Maliyetimizin yüzde 26’sı Avrupa ile ABD arasındaki yönetmelik farklılıklarından kaynaklanıyor. Eğer TTIP bu sorunu çözebilirse daha büyük başarı elde ederiz ve ülkemiz için daha çok istihdam sağlayabiliriz. Eğer sektör olarak yüzde 20 daha fazla kazanabilirsek bu İspanya’da 15 bin kişiye daha istihdam getirir.”

Anlaşmaya karşı mücadele veren Lucia Menendez ise iki pazar arasında önemli standart ve yönetmelik farkı olduğunu ancak TTIP yoluyla Avrupa’nın bazı tedbirlerinden vazgeçeceğini savunuyor. Lucia’nın ziyaret ettiği LUSH yetkilisi Manuel Bernal Santos da verdiği örnekle bu tezi destekliyor. LUSH 15 bin çalışanı olan uluslararası birr kozmetik firması:
TTIP’ye karşı olarak verebileceğim güzel bir örnek şu olur: Avrupa’da kozmetikte kullanılması yasak olan kimyevi maddelere karşı korumamızı kaybedeceğiz. Kozmetikte Amerikan sistemi 11 maddenin kullanımı yasaklıyor buna karşılık Avrupa’da 1300 madde yasaklı. Bunun bir örneği kurşun. Amerika’da rujlarda kullanabilirsiniz fakat bizim ürettiğimiz rujlara koyamazsınız.”

Madrid yakınlarında yer alan Flores Valles İspanya’nın en eski endüstriyel kuruluşlarından biri. 1830 yılında kurulan firmayı 6 nesildir aynı aile yönetiyor. Flores Valles endüstriyel mutfak malzemesi üretiminde dünyanın önde gelen markalarından.

Şirket Amerika’ya bir fabrika kurarak halihazırdaki yöneticisini burada görevlendirmek istediğinde bu talep Amerikan makamları tarafından reddedilir ve yerel bir çalışan bulmaları istenir. Şirket yönetimi bunu zaman ve para kaybı olarak değerlendirirken TTIP yoluyla bu tip sınırlamaların sona ermesini umuyor:
“Amerika’da halen yerli malı kullanma anlayışı mevcut. Bazı ürünler için Amerikan çeliği, çimentosu ya da Amerikan kerestesi kullanmak zorunda kalıyorsunuz. Stratejik ürünler için eğer Amerikan hammaddesi kullanmaz ve her şeyi Amerika’da üretmezseniz bir Avrupa firması olarak oraya giremezsiniz bile.

Grubumuz içerisinde hızlı trenler için mutfak üretimi yapan bir şirketimiz var. ABD’de 50 treni kapsayan önemli bir ihaleyi aldık. Ancak bu üretimi yapmak için ortaklık yaptığımız bir Amerikan firmasına teknoloji transferi yapmak zorunda kaldık ve her bir parçayı Amerika’da üretmemiz gerekti.”(Jorge Santos, Flores Valles Dış Pazarlar Müdürü)

Insiders: TTIP Madrid

Anlaşmayla ilgili olarak euronews, İspanya Ticaret Bakanı Yardımcısı Jaime Garcia Legaz’ın konuğu oldu. Görüşmeden hemen önce Garcia Legaz farklı Avrupa ülkelerinden yetkililerle TTIP gündemli olarak biraraya gelmişti. Portekiz, Çekya, İngiltere, Danimarka, Finlandiya, Baltık ülkeleri, İtalya ve İrlanda ile İspanya’nın imzası olan bir mektup Avrupa Komisyonu’na gönderilerek anlaşmayla ilgili görüşmelerin bir an önce yeniden başlaması istendi. Garcia Legaz’a göre Atlantik’in iki yakasında da karşı olanlar etkili ve siyasi yelpazenin İspanya’da sol ucunda olanlarla ABD’de sağ uçta olanların yaklaşımları benzerlik gösteriyor:
TTIP’ye karşı bir muhalefetin olduğu doğru. Bunu Avrupa Birliği’nin birçok ülkesinde aşırı sol ve aşırı sağ gruplarda, ABD’de bazı popülist ve muhafazakar hareketlerde görebiliyoruz.

Sayın Trump’ın serbest ticaret anlaşmasına karşı çıktığını gördük, ki benim için bu da anlamlı.

Serbest ticaret iyidir ve TTIP de serbest ticareti getirir.” (İspanya Ticaret Bakanı Yardımcısı Jaime Garcia)

Eş zamanlı düzenlenen protestolara Barselona’da 2 bin Madrid’de ise 20 bine yakın kişi katıldı.

Muhalifler devletlerle yabancı yatırımcılar arasında çıkacak sorunların çözümü için özel bir tahkim sisteminin kurulacağından endişe duyuyor. Onlara göre bu sistem dev şirketlerin kamu politikalarına etki etmelerini sağlayacak:
“Bunlar öldürücü anlaşmalar. İnsanları köleye çeviriyor. Yalnızca ekonomik kar elde etme peşindeler ve bunun için de Avrupa’da yüzlerce yıl içerisinde oluşmuş normları, kuralları, standardları, kanunları yıkıp geçecekler.”(Tito Alvarez, eylem koordinatörü taksi şoförü, Barselona)

TTIP görüşmeleri olumlu sonuçlanmış değil ve önümüzdeki aylarda sonuçlanması da beklenmiyor. Fakat gelinen aşamada “anlaşma ölü doğdu” demek için de erken.

Doğru takvimi Atlantik’in iki yakasında kısa aralıklarla yapılacak olan seçimler belirleyecek.

Insiders TTIP Barcelona

Dünyanın bir çok noktasında bulunan gazetecilerimiz uluslararası haberleri, yerel bakış açılarıyla sizlere ulaştırıyor. Haberle ilgili daha fazla detaya haberin yazıldığı dilde ulaşın.

Bir sonraki konu

insiders

Del Pero: "Trump düşünülüp de söylenemeyenleri söylüyor"