Son Dakika

Okunan haber:

Euronews'te Yılın Kişisi kim olmalı?


review

Euronews'te Yılın Kişisi kim olmalı?

Favori adayınız olmasa da, sizce icraatlarıyla dünyada 2016 yılında en etkili kişi kim oldu?

Euronews 2016 Yılın Kişisi’ni belirlemek üzere izleyicileri ve okuyucularından fikir aldı. Muhabirlerimiz sizin belirlediğiniz kişiler arasından üç kişi ve bir de ikili seçerek yine sizlerden bu adaylar için yorum ve beğenide bulunarak oy kullanmanızı bekliyor. Listemize buradan ulaşabilirsiniz. Facebook’un yorum kısmında bir kaç kelimeyle düşünce ve tercihlerinizi belirtmeyi unutmayın.”

Euronews’te 13 dilde yapılan oylamanın sonucuna ulaştığımızda, izleyici ve okuyucularımızın seçtiği 2016’da küresel çapta en etkili olan Yılın Kişisi’ni 16 Aralık’ta sizlerle paylaşacağız.

Manuel Santos & Timochenko

Ekim ayına gelindiğinde 2016 Nobel Barış Ödülü, Nobel Ödül Komitesi tarafından 52 yıldır süren iç savaşı bitirmeye yönelik çabalarından dolayı Kolombiya Cumhurbaşkanı Juan Manuel Santos’a verildi.

Manuel Santos 4 yıl süren zorlu müzakerelerin ardından Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri (FARC) ile barış anlaşması imzaladı. Fakat söz konusu anlaşma referanduma sunulduğunda halk tarafından reddedildi.

2010 yılında Cumhurbaşkanı seçilen Santos 2 yıl sonra FARC ile müzakerelere başladı.

Dört yıl süren müzakerelerin sona ermesiyle Latin Amerika ülkesi yeni bir dönüm noktasına girdi. Santos, ilk aşamada uzlaşma sürecinin olumlu geçmesi için şartları hazırladı.

FARC gerillalarına hapis cezası verilmeyeceğini ve siyasi sürece katılımlarını garantileyen Cumhurbaşkanı Santos eleştirilerin odağı oldu.

Nobel Ödül Komitesi’nin kararının aksine sosyal medya üzerinde çok sayıda kişi Santos’un Barış Ödülü’nü “Timoşenko” olarak bilinen FARC lideri Timoleon Jimenez (Rodrigo Londono Echeverri) ile paylaşması gerektiğini savundu. Zira uzlaşmanın sağlanabilmesi için iki tarafın da barışı istemesi gerekiyordu.

Timoşenko savaşa son vermeye kararlı olduklarını açıklamış ve savaş mağdurlarına tazminat ödeyeceğini duyurdu.

Papa Francis

Arjantinli Kardinal Jorge Mario Bergoglio, Papalık görevine başladığından bu yana mütevazılığı ile ön plana çıktı.

Yeni Papa göreve başladığı gün “fakirlerin koruyucusu” olduğunu belirterek Assisili Aziz Francis’in adını aldığını duyurmuştu.

Sade yaşamıyla dikkat çeken Papa, Vatikan’ın son yıllarda içine saplandığı şatafatın değişmesi gerektiğine vurgu yapmıştı.

2015’te başlayan ve dinmek bilmeyen göç krizinde yükselen ırkçı, yabancı düşmanı ve nefret dolu söylemlere karşı Papa daha farklı bir yaklaşım sergiledi.

“Mülteciler rakamdan ibaret değildir” diyen Papa Francis, Midilli Adası’na giderek göçmen sorununa dikkat çekmeye çalıştı. Beraberinde 12 Suriyeli göçmenle makamına dönen Papa, Vatikan Devleti’nin lideri olarak iltica başvurularının kabul edilmesini sağladı.

Yunanistan’a gidip, Atina’ya uğramayan Papa, sorunun yaşandığı yer olan Midilli Adası’na ziyarette bulunmayı tercih etti. Burada da Başbakan ile görüşme fırsatı buldu. Hristiyan aleminde çok az sayıda Papa’nın Hristiyan ve Ortodoks inancına sahip olanlarla bu kadar yakından ilgilendiği belirtiliyor.

Vladimir Putin

Onun Yılın Kişisi seçilmesi için adı dahi yeter. Neden mi? “Çünkü o Putin, nokta.”

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin dünyanın en güçlü siyasi lideri olarak gösteriliyor. Rusya’nın “süpergüç” olduğu algısını dahi geride bıraktıran lider, kendi ismi ve duruşunu ön planda tutmayı tercih ediyor.

Soğuk Savaş dönemininden sonra dağılmış bir imparatorluk olan Rusya çöküşün ve iflasın eşiğindeydi. Genel olarak oligarşik bir düzene oturtulmuş Rus ekonomisinde en zenginler her şeyi kontrol ederken en fakirler ayın sonunu dahi getirmekte güçlük çekiyor.

Moskova henüz ekonomisini çeşitlendirmiş değil. Bu da Rusya için büyük bir risk, zira ülke sonsuza kadar petrol ve gaz rezervlerinden elde ettiği gelirle ekonomisini ayakta tutamaz.

Putin bu yıl, geçen yıl da olduğu gibi düşmandan çok dosta ihtiyacı olduğunu söyledi.

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, Putin’in desteği olmadan muhtemelen bu savaşı kaybedeceğinin farkındaydı. Ancak Putin de Suriye’nin geleceğinin Esad ile olmadığını biliyordu. Fakat Putin için Esad’ın gitmesi, demokratik bir süreçle ABD’ye yakın bir Devlet Başkanı’nın seçilmesi anlamına geliyor olması bile Esad’ı orada tutmak için yeterli bir sebepti.

Rus ordusu ve Rus becerileri şu an Şam rejiminin sahip olduğu en önemli silahlar, zira muhalifler ve terör örgütleriyle çatışmasını sağlıyor.

Öte yandan, Suriye’de meşru ve merkezi bir konumda olmak Batı’yı da buraya davet etmenizi sağlıyor. Günün sonunda, tartışmalara başlanması için tüm diplomasi burada ve bu aşamada merkezi bir konuma sahipseniz, uzlaşmanın yönünü istediğiniz tarafa çevirebilirsiniz.

Vladimir Putin ise bu oyunu oynayanlar arasında en iyisi olduğu için 2016 Yılının Kişisi olmak için aday isimler arasında.

Donald Trump

12 ay öncesine gidelim. Hangimiz adı sürekli skandallarla anılan milyarder iş adamı Donald Trump’ın ABD Başkanı seçileceğini tahmin edebilirdi?

Öncelikle, Cumhuriyetçilerin favori adayları arasında her zaman kazanmaya alışmış, vali, senatör, Kongre üyeleri gibi dişli rakipler bulunuyordu.

Ancak Trump bir şekilde hepsini teker teker eledikten sonra asıl rakibine odaklandı: Karşısında Demokrat Parti adayı Hillary Clinton bulunuyordu.

Clinton deneyimliydi, siyasi arenadaki destekçilerinden tutun, seçim kampanyaları sürecince kadar gerekli tüm organizasyonel bagaja sahipti.

First Lady olmuştu ve eski bir başkan hatta şu an ki başkan dahi onun için savaşıyordu. Başlıca medya kuruluşları da onun tarafında yer aldı. Oscar Ödülü almış sanatçılar onun için sahneye çıkmıştı. Hepsi onun ABD başkanı seçilebilmesi için uğraşmıştı.

Tüm bunlar yaşanırken, Trump ise savaş gazilerinden tutun kadınları, engellileri, çevrecileri, hatta kendi parti üyelerini, Latin kökenli seçmenleri ve Afrika kökenli Amerikalıları hepsini topa tutmuştu. İstisnasız herkesin kalbini kırmayı başarmıştı.

Irkçılık ve yabancı düşmanlığıyla suçlanmıştı. Vergi kaçırmıştı.

Amerikalıların onu seçmemesi için tüm şartlar yerine getirilmişti.

Ama yetmedi… Hiç bir şey onu durdurmaya yetmedi…

Trump tüm tahminleri yanılttı. O kazandı çünkü doğru stratejiyi kullandı: olanları unutturup, kamera ışıklarını üzerine çekti, insanların ondan bahsetmesini sağladı, rakibinin zayıf noktalarını hedef aldı.

İnsanların dilinden, kötü olarak anılsa da Trump düşmedi. Ama rakibi Clinton’ın dürüst olmayışı da.

Donald Trump 20 Ocak’ta ABD’nin 45. Başkanı olarak Beyaz Saray’a taşınacak.

Dünyanın bir çok noktasında bulunan gazetecilerimiz uluslararası haberleri, yerel bakış açılarıyla sizlere ulaştırıyor. Haberle ilgili daha fazla detaya haberin yazıldığı dilde ulaşın.

Pakistan

Pakistan Havayolları'na ait bir yolcu uçağı düştü