Son Dakika

Okunan haber:

Euronews özel: "Birleşik Arap Emirlikleri kadınlara en fazla saygı gösterilen ülkeler arasında ilk sırada"


Küresel Tartışmalar

Euronews özel: "Birleşik Arap Emirlikleri kadınlara en fazla saygı gösterilen ülkeler arasında ilk sırada"

Birleşik Arap Emirlikleri Federal Ulusal Konseyi Başkanı Amal Al Qubaisi, Arap dünyasında bu görevi yapan tek kadın.

50 Güçlü Arap Kadınlar listesinde yer alan Al Qubaisi, açık görüşlülük ve hoşgörü için mücadele ediyor.

Al Qubaisi, Brüksel’de meydana gelen terör saldırılarının hemen ardından da AB Komisyonu ile bir araya gelmek üzere Belçika’ya gitme kararı aldı.

Euronews muhabiri Rita Del Prete, Al Qubaisi ile Birleşik Arap Emirlikleri’nde kadın erkek ayrımcılığı konularına değindi:

Mogherini ile ilk defa Brüksel’de, terör saldırısının hemen ardından bir araya geldiniz. O günleri nasıl hatırlıyorsunuz?

Amal Al Qubaisi “Güvenlik anlamında ortalık sakinleşene kadar oraya gitmemem gerektiği konusunda tavsiyeler vardı, ve ayrıca toplumsal yaralar da yeniydi. Ve sen bir Müslüman lider olarak doğru yerde görülmeyebilirsin. Ancak ben gitmek için ısrarlıydım çünkü dayanışma açısından en iyi zaman olduğunu düşündüm. İkinci olarak taziye sunmak ve en önemlisi bizi ayırmak, sarsmak isteyenlerin başarılı olamayacaklarını kanıtlamak istedim.”

BAE ve AB ortak bir anlayışa vardı. Ne üzerinde anlaştınız?

“Ortadoğu’daki bölgemizin durumunu tartıştık ve ben de maalesef aşırılık ve terörizmin İslam ile bağlantılı olarak gösterilmesine karşı ne kadar üzüntü duyduğumuzu açık bir şekilde ortaya koydum. Bütün bu yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırabiliriz. İslam’ın bizden çalındığını, rehin alındığını düşünüyoruz.

Eğer bunu yapmalarına izin verirsek, eğer bütün bunların arkasında İslam olduğuna inanır ve Müslümanlar kötüdür dersek, bu onlar için büyük bir başarı olur. Yani gündemlerimiz aynı. Terörizme karşı aynı savaşı veriyoruz. Biz ayrıca gençleri ve çocukları kullanan, aşırılık ihraç eden, ülkelerinde terörizm yaratan ideologlara karşı da bağışıklık yaratmalıyız. Bunu da birlikte inşa etmeliyiz.

Bütün bunları tartıştık ve bu pozisyonda Müslüman bir kadın olarak, bu yanlış anlamaları önlemek için iyi bir örnek olduğumu düşündü. Yani bildiğiniz gibi bizim dinimiz barış anlamına gelir bu nedenle olanlara karşıyız. Hoşgörüsüzlüğe karşı sıfır tolerans göstermeliyiz.”

İslam Devleti adı altında teröristler Avrupa’da ve başka yerlerde de, Müslümanlar hakkında kötü bir imajın oluşmasına neden oldu. Sizce Birleşik Arap Emirliği bu duruma nasıl engel olabilir?

“Yurt dışında buna karşı savaşmak için daha güçlü ve kaliteli bir iletişime ihtiyaç var. Birlik olmak gerek, insanların anlamalarına yardımcı olmak ve maalesef hataya sürükleyen kalıplaşmış fikirlere karşı mücadele etmek gerek. Masum kurbanlar dünyanın her yerinde. Daha fazla bir araya gelmek gerek. Tüm bunların yanı sıra insanları bir araya getiren kültürel faaliyetlerin sayılarını arttırmak lazım ki insanlar birbirlerinin kültürlerini anlayabilsin.

Beni şahsi olarak tanıyorsanız, ailemi tanıyorsanız, beni bilirsiniz ve kötülük yapamayacağımı da bilirsiniz, bu şekilde arkadaş da olabiliriz. Sizin çocuklarınız ve benimkiler arkadaş olabiliyorsalar, onları kimse bir birine düşman edemez. Onları bu şekilde koruyabiliriz.”

İnsani yardımların haricinde Birleşik Arap Emirlikleri’nin Suriye savaşını durdurmak için elinden gelen başka bir şey var mı?

“Siyasi çözümün tek çözüm olduğunu düşünüyoruz… Suriye’nın toprak bütünlüğü de korunmalı. Bu savaşın en büyük mağdurları olan çocuklar için umutlar da korunmalı. Bölgemizde ve tüm dünyada bu çocuklar için daha iyi bir gelecek hazırlanması öncelikli konularımız arasında yer almalı.”

50 kadın parlamento başkanları arasında düzenlenen ilk zirve geçtiğimiz günlerde yapıldı. Bir anlaşmaya varıldı mı?

“Dünyada 50’den daha fazla kadın parlamento başkanı bulunuyor. Bizler dünya genelinde parlamentoların yüzde 25’ini temsil ediyoruz. Bu bir güç. Ama sadece bu değil. Kadın olarak halkımızı daha mutlu kılmak ve güvenliğini arttırmak için çok daha fazla iyilik getirme çabası içerisindeyiz.”

Gelecek için ne yapıyorsunuz?

“Sevgili Rita, geleceğin bizi şekillendirmesini beklemiyoruz, geleceği değiştirmek için çalışıyoruz. Zira gelecekte hem iyilik hem de kötülük olacak. Gelecek pembe değil. Gelecek sadece iyiliklerden de ibaret değil. Gelecek bugünden çok daha fazla sınavla karşımıza çıkacak.”

Ülkenizdeki medya organlarında Amal Al Qubaisi’nin tarih yazdığı söyleniyor. İş hayatınızın ilk başarısı ne oldu?

“Seçimlere katılmak ve kazanan ilk ve tek kadın olmak. Ben ülkem için tarih yazdım, kendim için değil. Sadece 10 yıl aradan sonra parlamento başkanı olmak gurur duyacağımız güzel bir başarı. Zira dünya genelinde bir çok ülkede kadınların oy kullanma hakkına dahi sahip olmaları uzun bir süre aldı. Seçimlere katılabilmeleri, parlamento başkanı olabilmeleri için uzun yıllar beklemek gerekti. Birleşik Arap Emirlikleri’nde tüm beklentileri karşıladık.”

Kadınların toplumdaki rolünü arttırmak için neler yapıyorsunuz?

“Bizim özelliğimiz şu an geldiğimiz duruma aşama aşama doğal olarak gelmiş olmamız. Bu aşamaya saygınlık kazanarak geldik. Bu nedenle, uluslararası göstergelerin de ortaya koyduğu gibi Birleşik Arap Emirlikleri kadınlara en fazla saygı gösteren ülkelerin başında geliyor. Arap dünyasında da kadın erkek arasındaki eşitsiliğin azaltılması ve kadın hakları ve özgürlükleri konularında ilk sırada yer alıyoruz.”

Yani cinsiyet ayrımı olmadığını söylüyorsunuz?

“Hayır kadın erkek arasında bir ayrımcılık yok. Şu an ki amacımız diğer ülkelerin de bunu başarabilmesi ve şu an bulunduğumuz konuma gelebilmeleri için onlara nasıl yardımcı olabileceğimiz.”

Dünya genelinde mi demek istiyorsunuz?

“Dünya da evet, özellikle de çevre ülkelerde. Hem parlamenter diplomasi yoluyla hem de kamuoyunda ortak bir düşünce yaratarak. Medya, iletişim halinde çalışmaya devam etmemiz gereken stratejik ortağımız. Medya adil olmalı, doğru bir imaj yansıtmalı. Bu nedenle kanalınız Euronews’e ayrı bir saygı duyuyorum. “