Son Dakika

Okunan haber:

Portekiz devrimci devlet adamı Soares'i kaybetti


Portekiz

Portekiz devrimci devlet adamı Soares'i kaybetti

Avrupalı ve Avrupacı kimliğiyle ön plana çıkarak Portekiz siyasetine damgasını vuran Mario Soares ülkesinde hem sağ, hem de sol kesimin en popüler politikacılarından biri oldu.

Portekizli sosyalist lider, Antonio Salazar’ın otoriter yönetimine karşı mücadele verdiği için Fransa’ya sürgün edildi. Fakat Nisan 1974’te düzenlenen Karanfil Devrimi’nin hemen ardından ülkesine döndü.

Portekiz’in otoriter bir rejimden demokrasiye geçtiği dönemde Soares geçici hükümette yer alarak Anayasa’yı yazan grupta yer aldı. 1976’da yapılan ilk demokratik seçimlerde başbakanlık koltuğuna oturdu.

1924’te Lizbon’da dünyaya gelen siyasetçi diktatör rejimin muhaliflerini savunabilmek için hukuk eğitimi aldı. Maria Barroso ile evli iki çocuk sahibi olan Soares dışişleri bakanı ve üç kez başbakanlık görevlerini üstlendi.

Portekiz halkının o dönem Avrupa’ya oldukça soğuk bakmasına rağmen Soares 1985’te ülkesinin Avrupa Ekonomik Topluluğu’na girmesini sağladı. Başarılı siyasetçi bir yıl sonra da Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturdu.

Popülaritesinden zerre kaybetmeyen Soares 1996’da ikinci kez Cumhurbaşkanı seçildi. Ünü Portekiz sınırlarını aştı ve Robert Schuman ödülü ile birlikte Güney Afrika’dan aldığı çok sayıda ödülle onurlandırıldı.

İki defa başbakanlık, iki defa devlet başkanlığı görevine gelen siyasetçi, emekliliğe ayrıldıktan bir süre sonra 2006 yılında 81 yaşındayken yeniden Cumhurbaşkanlığı seçimlerine adaylığını koydu. Fakat bu kez Portekiz halkı ona sırtını döndü. Soares bundan sonra bir “fikir lideri” olarak anılacaktı:

2011 yılında “zamanımın canavarlarını” protesto etti:

Ekonominin, iş dünyasının ülkeler ve kıtalar üzerindeki trajedisi ve sömürgesi söz konusu. Avrupa Birliği tarihinde yaşanmış en büyük krize şahitlik ediyor. Herkes anladı ki bu yolda devam edersek Avrupa’nın bu dünyada bir yeri olmayacak.”

Sonuna kadar demokrasinin savunuculuğunu yapan Soares, Ocak 2015’te Lizbon Belediye’nin önünde saygı duruşunda bulunarak Charlie Hebdo kurbanlarını anmıştı.