Son Dakika

Euronews özel: Obama'nın veda konuşmasının değerlendirmesi

ABD Başkanı Barack Obama’nın memleketi Chicago’da yaptığı veda konuşması duygusal bir atmosferde geçti.

Okunan haber:

Euronews özel: Obama'nın veda konuşmasının değerlendirmesi

Metin boyutu Aa Aa

ABD Başkanı Barack Obama’nın memleketi Chicago’da yaptığı veda konuşması duygusal bir atmosferde geçti. Zaman zaman gözyaşlarına hakim olamayan Başkan Obama son sekiz yılda yaptıklarından bahsederek halka “umutlu olmaları” ve “dirayetli durmaları” çağrısında bulundu:

“Demokrasi ne zaman hafife alınırsa o zaman tehdit altındadır. (…) Bu nedenle son sekiz yılda yasalar çerçevesinde terörizmle mücadele etmeye çalıştım. Bu nedenle işkencelerden kurtulduk ve Guantanamo’yu kapatmak için çalıştık. Özel hayatı ve bireysel özgürlükleri korumak için gerekli yasalarda reformlar gerçekleştirdik.”

“İşsizlik oranı son on yıl öncesiyle neredeyse aynı seviyede, sigortası olmayanların sayısı hiç bu kadar az olmamıştı ve sağlık masrafları son elli yıl içerisinde hiç bu kadar yavaş bir seyirde yükselmemişti. Eğer birileri bizim sağlık sistemine getirdiğimiz iyileşmelerin daha iyisini yapar ve bu kadar az bir masrafla bu kadar çok insana sağlık sigortası sağlarsa, o kişiyi halkın önünde desteklediğimi açıklayacağım.”

“Ve Sen Joe Biden… Sen benim seçilmiş bir başkan olarak verdiğim ilk ve en iyi kararımdın.”

“Michelle sen öyle bir rol aldın ki bu kimseye sormadan yaptın. Metanetin, cesaretin, nezaketin ve keyifle yaptın. Beni gururlandırdın ve ülkeyi de onurlandırdın.”

“Size hizmet etmek hayatımın onuruydu. Durmayacağım ve halktan biri olarak, ömrümün geri kalan günlerinde sizlerin yanında olmaya devam edeceğim. (…) Bana inanmanızı istiyorum. Benim değişimi getirebilme kapasiteme değil, ama kendi kapasitenize inanın. (…) Evet yapabiliriz. Evet Yaptık ve yapabiliriz. Teşekkürler. Tanrı sizi korusun.”

Salondakilerin Obama’ya “4 yıl daha!” şeklinde seslenmesi üzerine Obama “Bunu yapamam” diye yanıt verdi.

***

Oldukça dokunaklı ve duygusal olan Obama’nın son konuşmasını detaylarıyla Washington muhabirimiz Stefan Grobe ile ele aldık.

Stefan, Obama için her şeyin başladığı o kentte yapılan konuşma tarihi bir sesleniş olacaktı. “Yapabiliriz ve yaptık” dedi. Gerçekten yaptı mı? Verdiği sözü tuttu mu? Amerika onu nasıl yargılayacak?

Nial bunu şu an söylemek çok zor. Beyaz Saray’dan ayrılan başkanlar genel olarak görevi bıraktıkları süreçten yıllar sonra halkın olumlu görüşlerine mazhar olur. Barack Obama taraftarlarına çok duygusal bir konuşma yaptı. Çok karizmatik bir duruş sergiledi. ABD tarihinde hiç bir başkan bunu şimdiye kadar yapmadı. Modern tarihin diğer başkanları veda konuşmalarını Beyaz Saray’ın güvenli sınırları içerisinde, çoğu zaman yanlarında hiç kimse olmadan, televizyon aracılığıyla halka seslenmeyi tercih etti. Barack Obama 20 bin heyecan dolu taraftarın karşısında bir konuşma gerçekleştirdi. “Yapabilmek” ve “Yapabiliriz” kelimeleri üzerinde ısrarcı olarak bu ruhu aşılamayı seçti. Taraftarlarına siyasette aktif kalmaları ve siyasi kararlara dahil olmaları çağrısında bulundu. Tabii ki bu sözler Kasım ayında beklenmedik ve şok edici bir şekilde yenilgiye uğrayan demokrat seçmeni rahatlatma amacı taşıyordu.”

Uluslararası ilişkilere dönecek olursak, Obama, İran ile nükleer enerji anlaşması ve Küba ile ilişkilerin normalleşmesi konusunda muvaffak oldu diyebiliriz ancak bazı eleştire göre Suriye gibi konularda tamamen başarısızlığa uğradı.

Obama bu konuda tamamen karşıt görüşe sahip. Bir ay önce verdiği röportajda en gurur duyduğu kararının Suriye’deki iç savaştan uzaklaşmak ve ABD ordusunu bu tiyatroya sokmamak olduğunu söyledi. Orta Doğu’da başka neler yaptığına bakarsak yani ABD ordusunu Afganistan ve Irak’tan çekmesinden, Obama’ya miras kalan savaşlardan ve ABD’nin hiç bir başarı elde edemeden milyar dolarlar harcadığı savaşlardan bahsediyorum. Obama doğru kararı aldığından çok emin. Tarih onu olumlu bir şekilde yargılayacak mı? Bunu yaşayıp göreceyiz. Önümüzdeki diğer ABD politikalarıyla karşılaştırmamız gerekecek.

Kremlin’in ABD siyasetine müdahalesi hakkındaki iddialar, ve özellikle Trump hakkında bu son yaşananlar, Amerikan demokrasisini daha önce hiç olmadığı kadar ilgi odağı haline getirdi. Bu durum Amerika’nın dünya genelinde duruşuna nasıl zarar verdi ve Amerikalıların demokrasilerine olan inançlarını yitirmelerine neden oldu mu?

Bu harika bir soru ancak sanırım buna cevap vermek için henüz çok erken. Sızdırılan belgelerdeki sorun çoğunlukla doğrulanamayan bilgilerden oluşması. Şu an Trump’ın asıl sorunu: bu iddialar doğru olsa, kanıtlansa bile, hiç bir Trump taraftarı buna şaşırmayacak. Zira Trump öngörülemez bir karaktere sahip olduğundan çok sayıda hatalı şeyler yapabilir. Trump’ın bu geçiş dönemindeki ekibi iddiaları her seferinde reddetti. Kesin olan şu ki şu an Trump’ın yüzleşmek zorunda olduğu Rusya problemi yemin töreninden sonra ortadan kalkmayacak ve bu sorun daha da büyüyecek.