Son Dakika

Son Dakika

Türkiye yolsuzluk sıralamasında 9 sıra birden geriledi

Uluslararası Şeffaflık Örgütü 2016 Yolsuzluk Algı Endeksini açıkladı.

Okunan haber:

Türkiye yolsuzluk sıralamasında 9 sıra birden geriledi

Metin boyutu Aa Aa

Uluslararası Şeffaflık Örgütü 2016 Yolsuzluk Algı Endeksini açıkladı.

1995 yılından bu yana her yıl yayınlanan endeks 176 ülkenin kamu kesimindeki yolsuzluğa dair algıyı ortaya koyuyor.

Örgütün son raporuna göre 2016 dünya çapında sistematik yolsuzluğun ve sosyal eşitsizliğin birbirini güçlendirdiği bir yıl oldu.

Bunun sonucunda halkta siyasi yapılara karşı güvensizlik artarken, popülist politikacılar için verimli bir zemin hazırladı.

Çok bozulmuş sistem olarak algılanan 0 ile çok temiz olarak algılanan 100 puan arasında değerlendirilen endeksin 2016 verilerinde, 176 ülkenin yüzde 69’u 50 puanın altında yer aldı.

Buna göre dünyada herkese eşit fırsat yok ve yolsulukla eşitsizlikler birbirlerini besliyor. Bu da yolsuzluk, iktidardaki güç dağılımının eşitsiz olması, ve servetin eşitsiz dağılımı arasında kısır bir döngü yaratıyor.

Panama Belgeleri’nin ortaya koyduğu gibi, zengin ve güçlünün küresel finans sistemindeki açıkları kullanarak kamu yararı pahasına kendilerini zenginleştirmeleri hala çok kolay.

“Çok fazla ülkede insanların yolsuzluk nedeniyle en temel ihtiyaçlarından yoksun bırakılıp, her gece aç uyuduklarını” söyleyen Uluslararası Şeffaflık Örgütü Başkanı Jose Ugaz, “bu sırada güçlüler ve yozlaşmışlar savurgan yaşam tarzlarını dokunulmaz olarak zevkle sürdürüyorlar” diyor.

Günümüzün zenginliğine sahip olmadığımızı söyleyen Ugaz, “yolsuzlukla acilen mücadele edilmesi gerekiyor, böylece dünyanın dört bir yanındaki insanların hayatları gelişecek” şeklinde bir yorumda bulunuyor.

Avrupa Birliği’nde yolsuzluk algısı ne durumda?

Avrupa Birliği liderlerinin daha farklı konulara odaklanmasından dolayı yolsuzluk Avrupa’da büyüyen bir problem.

Uluslararası Şeffaflık Örgütü’ne göre İngiltere’nin AB’den ayrılma Brexit kararı alması ve terörizm nedeniyle yetkililer rüşvetle mücadeleden uzak durdular.

Örgütün yayınladığı verilere göre sadece dört AB ülkesi kamu sektöründeki yolsuzluk algılamalarını geçen yıldan bu yana iyileştirdi.

Şeffaflık Örgütü AB Müdürü Carl Dolan’a göre yukarı eğilim gösteren iki ülke İtalya ve Romanya çok alt seviyelerden başladılar.

Altı AB ülkesi, İtalya, Romanya, Yunanistan, Bulgaristan, Macaristan ve Hırvatistan’ın puanları 50’nin altında bulunuyor. Listede geçtiğimiz yıl aynı pozisyonda sadece 4 AB ülkesi yer alıyordu.

Dolan şunu sözlerine ekliyor: “AB yavaşça büyüyen bir yolsuzluk krizinin ortasında”

Yayınlanan sıralamada öne çıkanlar

- Danimarka 100 üzerinden 91 puanla yolsuzluğa karşı mücadele de en iyi performansı gösteren AB ülkesi.

- Bulgaristan 41 puanla blokun en kötüsü.

- Hollanda ve Kıbrıs en büyük düşüşü yaşayan iki ülke.

- AB’ye üye olmak isteyen ülkeler arasında Ukrayna iki puan artış da gösterse 29 puanla en kötüsü.

- Somali 10 yıldan bu yana sadece 10 puanla en son sırada yer aldı.

- Katar ise bu yılın en büyük kaybedeni. FIFA çevresinde yaşanan skandal Katar’a 10 puan kaybettirerek 61 puana düşmesine neden oldu.

Algı endeksinde Türkiye’nin durumu

Örgütün kamuoyu ile paylaştığı verilere göre Türkiye’nin Yolsuzluk Algı Endeksi puanı ve sıralamadaki yeri 2013 yılından beri çarpıcı bir biçimde gerilemeye devam ediyor.

2016 yılı Endeks sonuçlarına göre, bir puanlık düşüşle 41 puan alan Türkiye 9 basamak birden gerileyerek 176 ülke arasında 75. sırada yer aldı.

Türkiye’nin yolsuzlukla mücadele alanındaki gelişmeleri takip edememesi nedeniyle, önceki yıllarda alt sıralarda bulunan birçok ülke bu yıl ön sıralara geçti.

Avrupa Birliği ülkeleri ile karşılaştırıldığında Türkiye’nin, son sıradaki Bulgaristan ile aynı puana sahip olduğu görülüyor.

Uluslararası Şeffaflık Örgütü’ne göre G20 ülkeleri arasında 2014’te 10, 2015’te ise 12. sırada bulunan Türkiye, 2016 yılında da 13. sıraya düşerek gerileyişini sürdürdü.

Örgüte göre 2016 Yolsuzluk Endeksi sonuçları yolsuzluğun dünyadaki temel nedenlerinin; “sosyal eşitsizlik, cezasızlık uygulamaları, otoriter yönetimler, kurumsal zayıflık, hak ve özgürlük ihlalleri, savaş ve ekonomik istikrarsızlık” olduğunu gösteriyor.