Son Dakika

Cevat Prekazi: "Türkiye'ye futbol kültürü lazım"

Okunan haber:

Cevat Prekazi: "Türkiye'ye futbol kültürü lazım"

Metin boyutu Aa Aa

28 yıl önce 15 Mart 1989’da Galatasaray, Şampiyon Kulüpler Kupası’nda Monaco maçı sonrası yarı finale çıkarak büyük başarıya imza attı. Sarı kırmızılı ekibin o dönem ezbere sayılan kadrosunda 8 numara forma giyen Cevat Prekazi o maçta 37 metreden attığı golle hafızalara kazındı. Arnavut asıllı Kosovalı futbolcu bugün 59 yaşında. Hala yeşil sahalarda. Sırbistan’da Partizan’ın genç takımını çalıştırıyor. Kendisiyle Belgrad’da buluşup Galatasaray’dan milli takıma Türk futbolunu konuştuk. İşte efsane ile röportajdan öne çıkan başlıklar:

-GS’ye yıllardır oyuncu, antrenör tavsiye ediyorum dinleyen yok!

-Türk milli takımının başarısı GS’ye bağlı

-Trabzonspor: Abuk sabuk futbolcu getiremezsin

-Fatih Terim hakkındaki yorumu: No Comment (Yorum yok)

-Galatasaray takımı ruhsuz. Ekibe büyük hoca şart

-Türkiye’ye futbol kültürü lazım. Federasyon kötü yönetimden sorumlu

-Şenol Güneş‘i paçavra gibi attılar. Onun bir karizması var

-Savaş zamanı beni aramadılar; geçti ama leke kaldı kalbimde

-Partizan-Kızılyıldız derbisine holiganlar yüzünden gitmiyorum



Prekazi kısa süre önce Partizan genç takımından A kadroya 3 futbolcu gönderdiğini söylüyor.
Fotoğraf: Yenal Gümüş


Bahtiyar Küçük, Euronews:
“Bir dönem Türk futboluna damga vuran isimlerden Cevat Prekazi ile birlikteyiz. Galatasaray’dan ayrıldıktan kısa süre sonra ülkenize döndünüz. O dönemden bugüne hayatınızı özetler misiniz?”

Cevat Prekazi, Partizan Genç Takımı Antrenörü:
“Dönüşte bir buçuk sene daha oynadım, amatör olarak. Ondan sonra antrenörlük kursuna gittim. Başladım yavaş yavaş. 1995 senesinde antrenör olarak başladım, bugüne kadar devam ediyoruz.”

Euronews:
“Hayatınıza Sırbistan’da devam ediyorsunuz?”

Cevat Prekazi:
“1974’ten bu yana burada yaşıyorum. Burada evlendim herşey burada Belgrad’da.”



Euronews:
“Galatasaray ile 1989’da Şampiyon Kulüpler Kupası’nda Monaco’yu geçerek yarı finale çıktığınız tarihten bu yana uzun zaman geçti. 37 metreden tarihi frikik golüne imza attınız. Türkiye’de her kesimden taraftar sizi çok seviyor. Bunu neye bağlıyorsunuz?”

Cevat Prekazi:
“Söyleyecek bir şey yok. Ben kendimi futbolcu olarak gösterdim, insan olarak gösterdim. Türk halkı gördü hissetti beni. Aramızda bir bağ vardı, birbirimizi seviyorduk. Hiçbir zaman ters ve yanlış davranmadım. Onların maçlarda ve maç dışında bana gösterdiği sevgi saygı bugüne kadar devam etti ve edecek. Hiçbir sorun yoktu. Ben Türkiye’ye futbolcu olarak geldim, kendimi ispatladım. Kimdir Cevat Prekazi? Beni futbolcu ve insan olarak gördüler. Benim için normal.”

Euronews:
“80’li yılların sonu 90’lı yılların başı o dönem kendinizi nasıl hissediyordunuz sahada ve saha dışında?”

Cevat Prekazi:
“Gittiğin bir yerde sevgi saygı göstermelisin. Onlar Cevat Prekazi’yi sahada gördü. Bugüne kadar da kötü olay olmadı o yüzden çok mutluyum.”

Euronews:
“Türkiye’ye gittiğinizde neler hissediyorsunuz. En son Galatasaray’ın forma tanıtımına davetliydiniz. İzlenimleriniz neler?”

Cevat Prekazi:
“Hep aynı, son dönem Türkiye’den çok turist geliyor buraya. Oturup sohbet ediyoruz. Ben de Türkiye’ye gittiğimde insanlar hala bana saygı sevgi gösteriyor.”

Euronews:
“Türk futbolunu takip ediyor musunuz?”

Cevat Prekazi:
“Evet ama izleyemiyorum sadece sonuçlara bakıyorum.”

Euronews:
“Türkiye’de en son hangi maça gittiniz?”

Cevat Prekazi:
“Galatasaray’ın ilk devredeki Alanya maçına gittim.”

“GS’ye oyuncu, antrenör tavsiye ediyorum dinleyen yok!”

Euronews:
“Galatasaray’ın şu andaki durumunu beğeniyor musunuz?”

Cevat Prekazi:
“Beğenmiyorum. Sonuçlar belli. Bilmiyorum GS için bir şey söyleyemem futbol dışında. Futbolda seyrettim gördüm iyi değil. GS’ye getiriyorlar bir antrenör. İlk antrenörlüğü. GS öyle şeyler yapmamalı çünkü GS çok büyük camia, Türkiye’nin örneğidir. Sırf Türkiye’de değil, Avrupa’da her yerde. GS’ye antrenör olarak her zaman büyük isim lazım. Bilen insan lazım çünkü GS her zaman şampiyonluk için oynuyor. GS kendini Avrupa’da ispatladı. Ben görünce onu inanamadım GS böyle birşey almış. Onu kovdular lig başladı ikinci bir antrenör getirdiler. Nasıl oldu kim ona yeşil ışık verdi bilinmiyor. Benim kafamda süper iki tane antrenör vardı malesef beni kulüpten arayan kimse olmadı. Yıllar var oyuncu antrenör aradıklarında kendileri getiriyor. “

Euronews:
“GS ‘den sizi aradılar mı hiç?”

Cevat Prekazi:
“Hayır hayır ben yıllardır tavsiye ediyorum kimse beni dinlemiyor. “

Euronews:
“Kırgın mısınız bu durumdan dolayı?”

Cevat Prekazi:
“Hayır hayır. Galatasaray’a aşkı her şeyi verebilirim. İster antrenör ister futbolcu GS’ye yıllar önce de tavsiye edebilirdim. Yakında maçı izlerken de gördüm bu antrenör GS için değil. O konuda başka bir şey konuşamam.”

Euronews:
“Son yıllarda kısa sürede çok teknik direktör değiştiriliyor. Derwal ile başlayan Alman ekolü vardı…”

Cevat Prekazi:
“Dünyanın her yerinde öyle değişiklikler oluyor. Bakın Leicester City. Adam ilk şampiyonluğunda kovuldu, kovdular onu, Ranieri. Tabi ki antrenörlükte sonuç varsa kalırsın sonuç yoksa gidersin.”

Euronews:
“Sizce GS için hangi ekol daha uygun teknik direktör olarak?”

Cevat Prekazi:
“Ben Tudor’u oyuncu olarak tanıyorum çok iyi. Antrenör olarak tanımam. Diyorlar ki Karabük’te iyi sonuçlar almış. Karabük! O kim takım. Galarasaray Galatasaray, Fenerbahçe Fenerbahçe, Beşiktaş Beşiktaş, Trabzon Trabzon.. Galatasaray’da camia hep şampiyonluk ister.”

Euronews:
“Daha büyük isimler mi gerekiyor?”

Cevat Prekazi:
“Tabi ki. Çok büyük isimler. Ödeyeceksin, vereceksin.”

Euronews:
“Siz Partizan’ın genç takımını çalıştırıyorsunuz. Bölgedeki futbolu da çok iyi biliyorsunuz. Altyapıda yeni yetenekler yıldızlar görüyor musunuz Türkiye’ye tavsiye edebileceğiniz?”

Cevat Prekazi:
“Burada! Burada çok var. Ben yıllardır diyorum. 2002’den bu yana 15 senedir altyapıya bakıyorum. Neler tavsiye ettim ben GS’ye. Ama kimse dinlemiyor. Malesef dinlemek istemiyorlar. Neden bilmiyorum.”



“Türk mili takımının başarısı GS’ye bağlı”

Euronews:
“2002’den sonra Türkiye futbolu genel olarak bir başarısızlık yaşıyor. Bunu neye bağlıyorsunuz siz?”

Cevat Prekazi:
“Galatasaray’a!”

Euronews:
“Türk milli takımının başarısızlığını?”

Cevat Prekazi:
“Tabiki Galatasaray’a. Yıllar evvel söyledim. GS ne zaman güzel oynuyor, şampiyon Türkiye milli takımı süper oluyor. Onu GS her zaman ispat etti. Bakıyorsunuz son Beşiktaş maçına GS’de dört tane Türk oyuncu oynuyor. Gerisi yabancı. Milli takım nasıl yapacak böyle. GS şampiyon UEFA kupasını kazandı Türkiye Dünya Kupası’nda üçüncü oldu mu! O milli takımda GS’den kaç tane oyuncu vardı? Sekiz Türk futbolcu. Başka ne konuşalım.”

Euronews:
“Türk futbolu kötü mü yönetiliyor, o zamandan günümüze?

Cevat Prekazi:
“Onu bilmiyorum.”

Euronews:
“Futbolcu yetiştirilmiyor mu?

Cevat Prekazi:
“O rezil. Türkiye büyük bir ülke. O kadar para var. Maddi ve manevi olarak herşey var. Ama çok yanlış yapıyorlar. Avrupa’da oynayan Türk futbolculara bakın. Kaç tane var milli takımda ? Buyrun en son Bayern Leverkusen’den Derdiyok. Banko oynuyordu. Şimdi GS’de oynamıyor. Olur mu böyle bir şey ! Türkiye milli takımında oynamıyor. Mesut Özil. Bunun hesabı verilmelidir Federasyon tarafından. Bugün değil daha önce de. Nasıl böyle yapıyorlar.”

Fatih Terim hakkındaki yorumu: “No Comment (Yorum yok)”

Euronews:
“Fatih Terim Türk futbolunun başındaki isim. Takımın kurulmasında futbolcu seçiminde onu nasıl değerlendiriyorsunuz?”

Cevat Prekazi:
“Bilemiyorum. No comment! İngilizler öyle der. O zamanları unutmamak lazım. Kalede Taffarel vardı. Capone, Popescu, Hagi. Başka bilmiyorum. Galatasaray’da yedek olan milli takım futbolcusuydu. O müthiş GS. Bana göre o GS Şampiyonlar Ligi’ni kazanmalıydı.”

Euronews:
“Altyapıdan futbolcu yetiştirilemiyor mu ?

Cevat Prekazi:
“Amrabat oynuyordu. Onu gönderdiler. İspanya’da müthiş oynadı. Şimdi İngiltere’de. Nasıl oluyor ? Brezilyalı sol bek şimdi Porto’da. Müthiş oynuyor.”

“Galatasaray takımı ruhsuz”

Euronews:
“Şu andaki takım ruhu nasıl, sizin döneminizle kıyasladığınızda? “

Cevat Prekazi:
“Ruhsuz. Bizim dönemde başka futbol oynuyorduk. O zaman Türkiye’de o kadar yabancı yoktu. Bu kadar büyük isimler yoktu ki. En büyük isim o zaman Türk futbolunda ben vardım. Başka yoktu. Çünkü ben Partizan’dan geldim. Üç şampiyonluk yaşamıştım. O zaman Yugoslavya’da şampiyon olmak çok zordu. GS 13 şene şampiyon olmadı. Sonra iki sene şampiyon oldu. O zaman Türk milli taklımı neredeydi ? Hiçbir yerde. İngiltere’den 8 yediler. Kimi yendiler. Sekiz sene içinde hatırlamıyorum. Şimdi yapmalı.”

Euronews:
“Türk futbolunun kurtuluş reçetesi GS’den geçiyor diyorsunuz?”

Cevat Prekazi:
“Tabi. Yüzde 100.”

“Türkiye’ye futbol kültürü lazım”

Euronews:
“Diğer takımları nasıl değerlendiyorsunuz?”

Cevat Prekazi:
“Bakın Beşiktaş’ta da hep yabancılar oynuyor. Eskiden Rıza, Feyyaz, Ali…Nereden onlar geldi Altyapıdan. O zaman kim onları futbolcu yaptı. Stankoviç. Beraber büyüdüler. Beraber ilk 11’de oynadılar. Beşiktaş o yıllar süperdi. Fenerbahçe de öyle yabancı yabancı. Hangi durumlara düştü. Bakarsınız Trabzonspor bir zamanlar neredeydi ? Şimdi nerede Trabzon ? Rezil. Bana göre rezil. Altyapı çok önemli. Türk futbolcular orada yetişmeli. Türk futbolcular Fransa’da Almanya’da Belçika’da İsviçre’de Türk futbolcular var. Potansiyel var. Ben onları izliyorum. Onlar nasıl Türk milli takımında oynamıyor ? Kim onları takip ediyor ? Mesut Özil dünya çapında futbolcu. Almanya milli takımında oynuyor. Federasyondan kulüplerden itibaren herkes hesap vermeli. Herşey para değil. Dışarıda kaç milyon Türk yaşıyor. Türk futbolunun kurtuluş reçetesi o. Türkiye Avrupa ve Dünya çapında olmalı her zaman. Olmuyor. Herkes problemin nerede olduğunu biliyor. Ama herkes susuyor. Basın televizyon hepsi susuyor. Futbol bir günlük bir şey değil. Milli takımlar hep aynı oynutor. Malta, Andora, Gibraltar oynuyor. Onlar ülke mi ? Finlandiya, İzlanda.. Onlar mı futbolcu. Balıkçılar..Türkiye’de futbolcular çok para kazanıyor.”

Euronews:
“Çok büyük bütçe var.”

Cevat Prekazi:
“Çok. Türkiye’de futbol kültürü lazım.”

Euronews:
“Bu futbol kültürünü kim başlatabilir ?”

Cevat Prekazi:
“Devlet. Onu devlet yapabilir. 1982 senesinde. Hidalgo, Fransa milli takımının başındaydı. Oynadılar. Yarı finalde Almanya’ya penaltılarla elendiler. Neden ? O kendisi söyledi. Fransız basını ona hep sordu. O an ben Fransa’nın sadece milli takımın teknik direktörü değil Fransa’nın Cumhurbaşkanıyım, dedi. Almanlar maça 90 dakika devam ediyor. Düdük çalmadan bitmez maç. Onlar durmaz. O kültürdür. Futbol kültürü. İş kültürü. Alman bırakmaz. Alman doymaz hiçbir zaman. Türkiye’nin futbolcuları orada doğdu. Artık onlar alışmışlar. Onları getirmek lazım. Türkiye’deki futbolculara iğne gibi gelecek. İş, çalışmak lazım. 90 dakika çalışacaksınız. Türkiye Cumhuriyeti marşı dinliyorsun. Sırf o gün değil yaşamak lazım. Hergün. Çünkü milli takımın futbolcususun. İnşallah Rusya’ya gidecekler.”

“Şenol Güneş‘i paçavra gibi attılar”

Euronews:
“Türkiye’de şu anda en etkili teknik direktör olarak kimi görüyorsunuz. Şenol Güneş Beşiktaş’ta başarılar elde etti.”

Cevat Prekazi:
“Şenol Güneş Türkiye’yi Dünya Kupası’nda üçüncü yaptı. Ondan sonra nerede Şenol Güneş ? Yıllardır neredeydi ? Paçavra gibi attılar. Buyurun Beşiktaş’ta neler yapıyor. Süper şeyler. Bursa’daydı. Orada da yaptı güzel şeyler. Şenol Güneş’e sormak lazım. Onunla sohbet etmek lazım. Neler neler var futbolda.”

Euronews:
“Türkiye mili takımı için ismi geçebilir mi ?”

Cevat Prekazi:
“Tabiki. O zaten ispatladı kendini. Olur neden olmasın. Onun bir karizması var. O zaman da müthiş milli takım vardı. Takımın içinde atmosfer vardı. Birbirine sevgi saygı vardı, onlarsız olmaz. O yüzden plan ve program yapmak lazım. Misal veriyorum 10 sene sonrası için şimdi başlayacaksın. Takım yapacaksın. Ligde de kavga olmayacak. Holiganlar yok. Amigolar yok. Bakın stadlar artık dolu değil Türkiye’de. Stadlar muhteşem ama boş. Türkiye’de imkanlar çok. Daha önce kaç tane saha vardı normal. Toprak sahalarda oynadık biz. Bizim zamanımızda bir veya iki tane iyi saha vardı. Şimdi imkanlar müthiş. Her şey var. Sen de futbol oynayacaksın. Arkanda taraftarlar var. Milli takımda oynuyorsan arkanda devlet var.

Trabzonspor: “Abuk sabuk futbolcu getiremezsin”

Euronews:
“Trabzonspor son yıllarda özellikle başarısız sonuçlar alıyorlar. Şampiyonluktan uzaklar. Trabzonspor’un 90’lı yıllardaki güçlü kadrosuna ulaşması mümkün mü?”

Cevat Prekazi:
“O zaman Trabzon’un müthiş altyapısı vardı. Müthiş. Öyle yetişiyordu futbolcular. Hemen A takımda ve milli takımda oynuyordu. Şimdi hepsi yabancı. Bunun en büyük sebebi şimdi karapara serbest bırakıldı. Misal futbolcu getiriliyor, 1 milyon deniliyor 5 milyon. Buyrun. Dünya da böyle. Abuk sabuk futbolcu getiremezsin. Getireceksin kaliteli futbolcu. Lig daha kaliteli olabilir. Onların yanında daha fazla durulmalı. Ama takımda en az 6-7 Türk futbolcu olmalı. Galatasaray’ın Beşliktaş kadrosuna baktım 4 Türk futbolcu vardı.”

“Savaş zamanı beni aramadılar; geçti ama leke kaldı kalbimde”

Euronews:
“Türkiye’den ülkenize döndüğünde bölgede savaş yaşandı. O dönemden 20 yıl sonra da gerginlik olabileceği konusunda haberler okuyoruz. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz?”

Cevat Prekazi:
“Savaş için ne diyebilirim. Herkes içim kötü. Hayvanlar savaşıyor normal insanlar savaşmaz. Akıllı insanlar etmez. O yüzden insanlarda kafalar karışık. Türkiye’de 80’li yıllarda ne oldu. Müslüman ve Türk ülke, savaş oldu. Allah korusun.”

Euronews:
“Savaşın olduğu dönemde sizi arayanlar oldu mu ? Daha önce ifade etmiştiniz. Hala kırgınlığınız var mı?”

Cevat Prekazi:
“Tabi. Onu unutmam ben. Hiçbir zaman. Cevaz Prekazi sadece futbolcu değil. İnsan olarak. Nerede bizim Cevat Prekazi diyen olmadı. Onların kültürü ve kültürsüzlüğü. Ben bunu hiçbir zaman unutmam. Onlara selam verebilirim ama aynı sevgi ve saygı yok. Olmaz. Ben kendimi hiçbir zaman değiştirmedim ve değiştirmem. Ben aynıyım. Herkesin yüzüne her şeyi söylerim. Afedersin tükürebilirim. Tabiki kırgınım. Ama geçti. Geçti ama leke kaldı kalbimde.”

Euronews:
“Siz Mitroviça doğumlusunuz. Şu anda bölgede tansiyon yüksek.”

Cevat Prekazi:
“Orada her zaman tansiyon yüksek.”

Euronews:
“Önümüzdeki dönemde çatışma ihtimali görüyor musunuz ?”

Cevat Prekazi:
“Ben etrafımda hep normal insanlarla oturuyorum. Eğer normal yaşamak isterseniz etrafında da normal insanlar olmalı. Kim sana saygı sevgi gösterir sen de gösterirsin. Hiçbir şey olmaz. Hayvanlar tabiki savaşır. Ben oraya 97-98’den beri gitmedim. Gideceğimi de bilmiyoryum. Hiçbir şey beni oraya bağlamıyor. Orada doğdum. Taman annem babam oralı, sevdiğim insanlar. Ama ben Türkiye’ye gitmeyi tercih ederim. Türkiye ile kuvvetli bağlarım var.”

Partizan-Kızılyıldız derbisine holiganlar yüzünden gitmiyorum

Euronews:
“Partizan-Kızılyıldız derbi maçları hakkında ne dersiniz?”

Cevat Prekazi:
“Holiganlık. Derbilderde o zevk yok artık. İnsanlar aile olarak maçlara gitmek istemiyor. Nasıl çocukları götüreceksin. Hep problem çıkıyor. Kavga oluyor. Polisler de birşey yapamıyor. Ben gitmiyorum maçlara. Partizan derbi maç ne demek biliyor. Daha deneyimli. Kızılyıldız derbinin ne olduğunu bilmiyor. Yabancılar daha çok onlarda. Onlar derbi ne demek anlamazlar ki. Maçta özel prim var. Benim zamanımda GS’de ben ve Simoviç vardık. 9 kişi Türk’tü. Yedek kulübesi hepsi Türk. Hepsi derbi maçın ne demek olduğunu biliyordu.”