Son Dakika

Okunan haber:

Basın özgürlüğü kısıtlanan Polonya'nın AB uyum süreci nasıl ilerliyor?


insiders

Basın özgürlüğü kısıtlanan Polonya'nın AB uyum süreci nasıl ilerliyor?

ALL VIEWS

Görmek için tıklayın

Varşova’daki binlerce Polonyalı kadın iktidardaki popülist sağ partinin siyasi icraatlarını protesto ediyor. Alicja bu gösteriyi Avrupa taraftarı sol görüşlü yayın organı Gazeta Wyborcza adına takip eden muhabir.

Kendisi, basın özgürlüğü gibi Avrupa’nın temel değerlerinin Polonya’da tehdit altında olduğunu söylüyor.

Alicja Bobrowicz, Gazeta Wyborcza Muhabiri: “Gazeteci olarak özgürlüğüm konusunda endişeliyim. Geçtiğimiz günlerde medya mensupları Polonya Parlamentosu’ndan atıldı ve girişlerimiz kısıtlandı. İşimizi yapmak daha da zorlaştı. Basın özgürlüğümüz azalıyor. Şimdi ne olacak bilemiyorum. Belki de durum daha da kötüleşir. Geleceğimizden kaygılıyız.”

Tüm protestolar karşıt görüşlü gazetelerde manşetlerde yer almış. Ancak muhafazakar partinin kontrolündeki medya bu haberleri de sansürlemiş.

euronews: “Polonya halkı ikiye bölünmüş durumda. Acaba bunun sebepleri neler?”

İktidardaki parti kamu medyasını devlet tekeline alarak Polonya’yı Dünya Basın Özgürlüğü Listesi’nde 47. sıraya kadar geriletmiş. Yani Moritanya’dan hemen sonra…

Acaba hükumet özel basın kuruluşlarını da kontrol altına alacak mı? Şu anda yabancı yatırımın kısıtlanması gündemde… Amaç medyayı daha ‘Polonyalı’ hale getirmek. Genel seçimler öncesi bu uygulama yerel medyanın yapısını değiştirecek. Polonya Gazeteciler Derneği Başkanı, iktidar yanlısı yayın yapan radyo müdürü, bu yasayı savunan kişilerden…

Krzystof Skowronski, Polonya Gazeteciler Derneği Başkanı: “Komünizm sonrası Polonya ortak pazara girdi. Biz çok fakir bir ülkeydik. 27 sene boyunca çok çalışmamıza rağmen bu haklardan çok az faydalanabildik. Maliye Bakanı Morawiecki bu durumu değiştirecek. Yabancı sermayeyi kısıtlayarak medyayı daha Polonyalı hale getirmenin ardındaki maksat işte bu şekilde…”

Insiders - Press freedom in Poland

Ancak Polonyalılara ait medya da saldırı altında. Yeni yasa çok ortaklı Agora adlı medya grubunu bitirebilir. Gazeta Wyborcza Agora’nın bir parçası. Yeni kanunlar bu kuruluşun ekonomik olarak hayatta kalmasını zorlaştırabilir.

Kamu kurumları Gazeta Wyborcza’ya aboneliğini kestiği için gazete daha şimdiden 200 işçisini çıkarmak zorunda kalmış. Kurumun genel editörü, hükumetin Polonya’nın girdiği Avrupa odaklı değişim sürecine zarar vereceğini söylüyor.

Jaroslaw Kurski, Gazeta Wyborcza Şef Editörü: “Ülkenin son yıllardaki değişimi bu hükumet tarafından Solidarnosc’a yani Polonya’nın kendi egemenliğine yapılan bir komplo şeklinde algılandı. Gazeta Wyborcza ve eski komünist elitler bu değişimin sembolleri olarak hedef gösterildik. Şimdi kamu kurum ve kuruluşları Gazeta Wyborcza’nın basılmasına karşı çıkıyor. Bu hükumetin nefretinin kurbanı oluyoruz.”

Rusya, Türkiye ve Macaristan’da da Polonya gibi basın özgürlüğünün kısıtlanması konusunda benzer şeyler yaşanıyor. Özel basın ekonomik darboğazda ve kamu medyasıysa tamamen hükumetin kontrolünde. Tıpkı Polonya hükumetinin yaptığı gibi…

Jaroslaw Kurski: “Hükumet 250 gazeteciyi kamu medya kurumlarından bir hareketle kovdu. Sıkıyönetim döneminde bile böyle bir temizlik yapılmamıştı. Bu durum komünist dönemdeki uygulamalara benziyor. Ancak tam tersi yönde. En küçük eleştiriye bile tahammülleri yok.”

Polonya Avrupa Birliği’ne 2004 yılında katılarak yeni bir ekonomik yola girdi. Ancak sağ görüşlü popülist parti taraftarlarının bu konuda farklı bir hikayeleri var.

Ekonomik yönden zorluk çekenler “Yıkıntılar arasındaki Polonya” tabirini uydurmuş. Şimdi Sylwester’ın yaşadığı Krepa adlı küçük bir köye gidiyoruz. Bu çiftliği dedesinden 20 sene önce devraldığı zaman, burası 90’lı yıllardaki gibi diğer işletmeler gibi oldukça küçükmüş.

“Sylwester işe sekiz inekle başlamış. Şu anda bu rakam 500. Bu noktaya nasıl geldiğini kendisine soralım.”

Sylwester cesaretli biri. Avrupa Birliği üyeliğinin yaklaştığını görünce hemen işini modernize etmeye başlamış. Avrupa Birliği’ne girmeden önce birçokları küçük çiftliklerin yok olacağını söylüyormuş. Ancak farklı düşünen Sylwester haklı çıkmış.

Sylwester Imiolek, Çiftçi Krepa Köyü: “Bu korkuların yersiz olduğu anlaşıldı. Küçük ve orta vadeli çiftlikler Avrupa Birliği’nin kırsal kalkınma fonlarından yararlanarak modern tarım ve hayvancılık yapmaya başladılar. Bu değişimi isteyen çiftçilere fırsat doğmuş oldu.”

Sütten süt tozu elde edilerek Çin, Yeni Zelanda ve Güney Afrika gibi çok farklı pazarlara ihraç edilmiş. Sylwester Avrupa Birliği Ticaret Antlaşması’nın ona farklı pazarlara girebilme imkanı vereceğini biliyormuş.

Insiders - Agriculture in Poland

Sylwester Imiolek: “Genç bir çiftçiyken Avrupa Birliği destek programlarının benim için bulunmaz fırsat olduğunu biliyordum. Bu fonlar sayesinde işimi ilerlettim, yatırım yaptım ve rüyalarımı gerçekleştirdim. Avrupa fonlarının hepsinden yararlandım. hem de her birinden.”

Dayanışma, Avrupa Birliği’nin en önemli prensibi. Polonya Avrupa Birliği’nin fonlarından en çok yararlanan ülke. Verdiğinin neredeyse üç katını kullanıyor.

Varşova’ya geri dönüyoruz. Kamu İşleri Enstitüsü başkanıyla bir görüşmemiz var. Yaptıkları araştırma şunu gösteriyor. Polonyalılar, Avrupa Birliği kurumlarına Polonya’nın kendi kamu kurumlarından çok daha fazla güveniyor. Bu ilişki bazı değerler üstüne kurulu, sadece para üzerine değil…

Jacek Kucharczyk, Kamu İşleri Enstitüsü Başkanı: “Avrupa Birliği üyeliği Polonya’nın Batılı özgür toplumlar gibi olabilmesinin en büyük garantisi. Ayrıca Polonya Rusya’nın bir uydusu değil. Bu ülkede Avrupa Birliği üyeliğine karşı çok daha fazla taraftar var. Küreselleşen dünyada barış, istikrar ve yüksek refah seviyesini yakalayabilmemiz için Avrupa Birliği tek şansımız.”

‘Hızlı kalkınan Avrupa’ kavramı son günlerde daha da alevlendi. Bazı Batılı liderler ülkeler arası daha yakın ilişkiler kurarak eski alışkanlıklardan kurtulmak istiyor. Polonya hangi yöne doğru gideceğine kendisi karar verecek.

ALL VIEWS

Görmek için tıklayın

insiders

Birleşik Kıbrıs için umutlar ve zorluklar