Son Dakika

Okunan haber:

Fransız halkı terörle nasıl başa çıkıyor ?


Insight

Fransız halkı terörle nasıl başa çıkıyor ?

26 Haziran 2015’te Laurence Cornara’nın hayatı, eşi Herve’nin bir terör saldırısına kurban gitmesiyle alt üst oldu. İşyeri sahibi Herve, çalışanlarından Yassin Salhi tarafından kafası kesilerek infaz edildi. Salhi, Herve’yi öldürdükten sonra fotoğraflarını çekerek, IŞİD’e yollamıştı.

Kocasının ölümünden sonra olanlara anlam verebilmek için Kuran’ı okuyan Laurence, “Herkesi aynı kefeye koymuyorum ama IŞİD ve tüm o insanlar birer canavar… Bu sorunu nasıl kökünden sökeriz ? Bana kalırsa ortada 36 tane çözüm yok, köklerini kazımalıyız” diyor.

Hervé Cornara, 2015 ve 2016 yıllarında Fransa’da radikal islamcı terör saldırılarına kurban giden 238 kişiden biri. Fransa tarihi boyunca hiç bu kadar ciddi bir terör tehdidiye karşı karşıya kalmamıştı.

Saldırılardan bu yana, 7000 asker tüm Fransa’da savunmayı güçlendirmek için seferber edildi. Ülke genelinde olağanüstü hal temmuz ayına kadar uzatıldı.

Her saldırıdan sonra “korkmuyoruz” sloganları sokakları çınlatsa da Fransızlar artık her an, her yerde yeni bir saldırı riskiyle yaşamaya alıştı.

2015 Ocak ayında Charlie Hebdo Dergisi’ne yapılan saldırı tüm ülkeyi birleştirmiş, farklılıklarını unutturmuştu. 11 Ocak 2015’te, 4 milyon Fransız sokaklara dökülerek terörü lanetledi. Ancak “Hepimiz Charlie’yiz” pankartlarıyla simgeleşen birlik ve beraberlik tablosu yerini hızla Fransız toplumunda artan İslam düşmanlığına bıraktı.

Sosyolog Marwan Mohammed’e göre bu saldırılar zaten kırılgan olan Fransız Toplumundaki ilişkileri büsbütün yıprattı: “Toplum zaten uyum içinde yaşamakta zorlanıyordu, saldırılar aradaki uçurumu iyice açtı”.

Haziran ayında yaklaşık 5000 Müslüman Magnanville kentinde katledilen Polis çifti için sokaklara döküldü. Ancak camilerin organize ettiği bu yürüşüye rağmen, zaman zaman Müslüman topluluğu saldırılar karşısında sessiz kalmakla suçlanıyor.

Yürüyüşün organizatörlerinden Abdelaziz El Jahouari’ye göre, müslümanlar devamlı olarak suçsuzluklarını kanıtlamak zorunda hissediyor. El Jahouari, “Müslümanlar ait oldukları topluluk adına işlenen suçların sorumluluğunu üzerlerine almak istemiyor ama toplumun bir kısmına karşı, suçsuz olduklarını ispat etmeleri gerekiyor” diyor.

2015 yılında, Müslüman karşıtı hareketlerde bir önceki yıla oranla %223 artış görüldü. Ancak aynı artış, Paris ve Nice saldırılarından sonra yaşanmadı.

Marwan Mohammed, sosyolog: “İki hipotez var. İlki iyimser: Fransızlar, Müslüman topluluğu ile İslam adına şiddete başvuran gruplar arasında bir ayrım yapacak. Diğer hipotez ise çok daha karamsar. Buna göre Fransızlar, toplumun bir parçası olan müslümanları dışlayan adayları ve yasaları destekleyecek.”

IŞİD Fransa’da bir iç savaş çıkarmayı umut ediyordu. Ama olmadı. Yine de Marwan Mohammed, amaçlarına ulaşamadıklarını söyleyemeyiz diyor ve ekliyor: “Fransızları birbirine düşman etmek, Fransız toplumunu birbirine düşürmek konusunda tamamen başarısız olduklarını söyleyemeyiz. Ki bu hem terörist gruplar hem de nüfusun bir kısmını dışlamak, sınır dışı etmek isteyen aşırı sağcı politik hareketler için geçerli. Ancak, anket sonuçlarından anlaşıldığı kadarıyla son yıllarda müslümanların varlığına olumsuz bakan görüşler, ki bunlar oldukça yüksek oranlarda seyrediyor, Fransız toplumunu vuran saldırılarla radikal bir şekilde artış göstermedi.”

Anketlere göre, İslam düşmanı, aşırı sağcı Ulusal Cephe Partisi en çok oyu alacak gibi görünüyor. Terörle mücadele seçim kampanyalarının merkezinde yer almasa da, hiç kuşkusuz seçim sonuçlarına IŞİD’ın gölgesi düşecek.

Marwan Mohammed, terörist saldırıların bir seçim aracı olarak kullanılmasının kısıtlanmasında Hollande hükümetinin büyük etkisi olduğunu belirtiyor: “Hollande hükümetinin teröre karşı aldığı önlemler, korumacı tutum, olağanüstü halin sürdürülmesi, özgürlüklerin kısıtlanması, terörle mücadele araçlarının güçlendirilmesi, çifte vatandaşlığı olanlar için, Fransız vatandaşlığından çıkarmaktan bahsedilmesi, bunların hepsi aslında muhalefet partilerinin önereceği türden önlemler. Bu açıdan, Hollande hükümeti, bu konuda muhalefetin önünü kesmiş oldu.”