Son Dakika

Okunan haber:

Facebook beyin okuma teknolojisi üzerinde çalışıyor


ABD

Facebook beyin okuma teknolojisi üzerinde çalışıyor

Facebook sosyal medya platformu olmaktan çok daha öteye geçmiş bir kurum. Bunu kanıtlarcasına, geçen yıl Nisan ayında Bina 8 (Building 8) adında yeni bir departmanının olduğunu açıklamış ve bu departmanın donanım, yazılım ve içerik konusunda yenilikçi ürünler yaratmayı hedeflediğini belirtmişti.

Facebook bu yeni yerleşkesini ‘Building 8 dünyayı birbiriyle iletişime geçirme misyonumuzu ilerletmek için yeni donanım ürünleri oluşturmaya odaklanan, kategorileri belirleyen ve ilk bakışta imkansız olacağı düşünülen ürünleri geliştirecek birinci sınıf uzmanları bir araya getiren bir birim’ şeklinde tanımlıyor.

Bu yeni açılımla birlikte Facebook zenginleştirilmiş gerçeklik ve sanal gerçeklik, yapay zeka, bağlanabilirlik ve diğer önemli atılım alanlarında yeniliklerin öncüsü olmak hedefinde. Çalışma birimindeki takımlara agresif ve sabit teslim süreleriyle hızlı hareket etmeleri söyleniyor. Yeni ve kapsamlı ürünler için üniversitelerle, küçük ve büyük ölçekli işletmelerle ortaklıklar kuran Facebook’un çalışma birimi Kaliforniya’da Menlo Park sitesinde bulunuyor.

Facebook kurucusu ve CEO’su Mark Zuckerberg en büyük hayallerinin “telepatik” bir sistem kurmak ve bunun en büyük iletişim teknolojisi haline gelmesi demişti.

Mark’ın sözleri şöyleydi; “Bir gün, inanıyorum ki birbirimize sadece teknoloji kullanarak derinlikli düşüncelerimizi gönderebileceğiz. Siz bir şey düşüneceksiniz ve arkadaşlarınız da hemen aynı şeyi deneyimleyebilecek, eğer isterseniz tabi. İşte bu en büyük iletişim teknolojisi olurdu.”

Facebook, bilgisayarları doğrudan beynimizle kontrol etmemize imkan sağlayacak bir teknoloji üzerinde çalışıyor. İşte bu noktada dünyanın en popüler sosyal platform şirketi, insanların dakikada 100 kelimelik bir hızda yazmasını sağlayacak “sessiz konuşma” yazılımı geliştirmeye koyuldu.

Henüz ilk aşamalarında olan proje cerrahi müdahale olmaksızın beyin dalgalarını saptayarak düşünceyi okuyacak yeni bir teknolojiye odaklanıyor.

Fakat bu şaşırtıcı teknolojik çalışmalar heyecan yarattığı gibi insanların akıllarından geçenlerin başkaları tarafından bilinmesi şeklinde bazı şüphe ve endişeleri de ardında getiriyor.

Facebook’un Google’dan transfer ederek projenin başına getirdiği Regina Dugan Facebook’un F8 konferansında bu konuya açıklık getirdi ve şirketin telepati iletişimi çabaları hakkında somut ayrıntılar sundu.

Dungan, bir gün Facebook mesajlarına kelimeleri yalnızca düşünerek yazmamızı umduğu bir araştırma girişimi başlattıklarını duyurdu ve ekledi “Açıkça söylemek gerekirse, rastgele düşüncelerinizi deşifre etmekten söz etmiyoruz.”

Dugan’ın düşünce deşifresinin gönüllü insan kararlarına bağlandığı vurgusu, Facebook’un bu tür teknoloji için “bize güven” adımının temelini oluşturabilir. Kolunuzu hareket ettirmeniz veya ettirmemeniz tamamen sizin iradenize bağlı; Genellikle bir şey söylemeye niyetli değilseniz, konuşmazsınız; ve öyle yapmayı seçmedikçe, bazı şeyleri Facebook içinde düşünmeyeceksiniz.

Bu teknoloji sadece yazılım değil donanımı da içeriyor. Henüz tam karar verilmese de başa giyilen alıcılı bir bone veya arttırılmış gerçeklik gözlüğü gibi araçlar gündemde. Bu sayede ne dokunmatik klavyede yazarak, ne konuşarak sadece aklınızdan geçirerek düşüncenizi karşı tarafa aktarabileceksiniz. Fakat insanların bu donanımları üzerilerine geçirip beyinlerinden geçenleri okutmaya izin verecekleri henüz belli değil. Dungan buna karşılık “Olası ve olması muhtemel potansiyel hipotezleri bütünüyle ileri sürmemeye dikkat etmek istiyorum” şeklinde karşılık veriyor.

Ancak Dugan, Facebook’un körü körüne etkilerini dikkate almadan teknolojik ilerlemeyi sürdürmediğini vurguluyor: “Teknolojik ilerleme hakkında sorular soruyoruz ve hep istiyoruz”

“Teknolojik ilerleme konusunda iyimserim; Ben de doğru şeyleri yapmak konusunda kendimi sorumlu hissediyorum.”

Dugan’ın sunumu Facebook konferansının en önemli noktasıydı. Facebook’un bir sosyal medya hizmetinden çok daha fazlası olduğu belirtilen sunumda, şirketin emellerinin, insanlara mesajlar ve resimlerle bağlantı kurmanın ötesinde daha sofistike etkileşim kurma biçimleri olduğunu gözler önüne seriyor.