Son Dakika

Okunan haber:

OECD Genel Sekreteri Angel Gurria ile "ABD, AB ve iklim" konuları hakkında özel röportaj


Küresel Tartışmalar

OECD Genel Sekreteri Angel Gurria ile "ABD, AB ve iklim" konuları hakkında özel röportaj

Global Conversation’ın bu haftaki bölümünde Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü Genel Sekreteri Angel Gurria ile gündeme ilişkin sorulara yanıt aradık.

Oleksandra Vakulina, Euronews : “Sayın Gurria bir kaç gün önce ABD Başkanı Donald Trump ülkesini Paris İklim Anlaşması’ndan geri çekeceğini söyledi. Bu kararın öngörülebilir ekonomik etkileri nelerdir?”

OECD Genel Sekreteri Angel Gurria : “Bu aslında nesiller arası bir sorun. ABD’de sera gazı emisyonlarının düşeceğine inanıyoruz zira hem zihinler bu yönde değişiyor hem de teknoloji sayesinde yenilenebilir enerji, fosil yakıt alternatiflerinden çok daha ucuza gelebiliyor.”

Donald Trump’ın bu kararını tekrar gözden geçirmesinin mümkün olduğuna inanıyor musunuz?

OECD Genel Sekreteri Angel Gurria : “İklime yatırım, büyümeye yatırım” başlıklı yeni bir çalışma yayınladık. “

Trump’ın kararının ardından mı?

OECD Genel Sekreteri Angel Gurria : “Hayır, çok az bir zaman önce. Belki de kararın etkilerini yeterince beklemeden yayınlandı. İklim, çevre ve gezegenin korunmasının ekonomiye katkı sağladığını kanıtladık.

Başkan Trump aynı zamanda bir çok ticari anlaşmanın yeniden müzakere edileceğini söyledi. Bu durum ABD’nin dünya üzerindeki pozisyonunu, küresel etkisini nasıl şekillendirecek? “

OECD Genel Sekreteri Angel Gurria : “Ticarette daha iyi anlaşmalar yapmak istemesi anlaşılabilir bir durum. İyi anlaşmalara imza atmak, ülkesi için en iyi olanın arayışı içerisine girmek bir liderin görevidir. Sanırım hepimiz adil ve serbest ticareti savunuyoruz. Gizli sübvansiyonların ve korumacı politikaların olmadığı, para birimlerinin adil bir şekilde yarıştığı ilkeli bir ticaretin destekçileriyiz. Fakat tüm bunların yanı sıra verimliliği arttırmanın ve rekabetçi olmanın bir takım kuralları var. Bu faktörlerin özgür bir şekilde kendilerini ifade etmelerine izin vermelisiniz. Örneğin biliyorsunuz ben Meksika’lıyım. Şu anda NAFTA’nın yeniden müzakere edilmek istendiği bir süreçteyiz. NAFTA daha önce revize edilmişti aslında. Kanada, Meksika ve ABD daha modern, yeni ticaret sisteminin kurallarına uyan bir güncelleme yapmışlardı.

Atlantik ötesine bir göz atalım. Bazı anlaşmaları gözden geçirmek zorunda kalacak bir ülke daha var: Birleşik Krallık. Londra Brexit sonrası başlayacak sürece oldukça sakin ve kontrollü yaklaşıyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?”

OECD Genel Sekreteri Angel Gurria : “Öncelikle İngilizler zaten hep sakin yapıda insanlardır. Hatırlarsanız, savaş ortasında hava saldırılarının olduğu bir anda “sakin olun ve devam edin” diyen Winston Churchill idi. Bu konuda oldukça iyiler, esnek insanlar. Değişimden ve iptal edilecek anlaşmalardan bahsediyorsunuz. Ben böyle demeyeceğim zira 40 yıllık entegrasyon sonucu oluşan kurallardan bahsediyoruz. NAFTA 25 yıllık bir anlaşma. Burada ise 40 yıldır kurulan sıkı bağlardan bahsediyoruz. Bu durum İngilizler kadar Avrupalılar için de şoke edici beklenmedik ve oldukça pahalıya patlayacak bir durum.”

Daha çok Londra mı yoksa Brüksel için mi pahalıya patlar?”

OECD Genel Sekreteri Angel Gurria : “Aslında hiç önemi yok. Bu durum yaşanmamalıydı. Sanırım İngiliz halkı için daha pahalıya patlayacak. Bu durum yaşandı, bu yönde bir karar alındı. İngilizlerin kararına saygı duymalıyız ve elimizden geldiğince sorunsuz ve pürüzsüz şekilde atlatılmasını sağlamalıyız.

İngiltere’de daha fazla eşitsizliğin oluşmasını bekliyor musunuz?”

OECD Genel Sekreteri Angel Gurria : “Brexit’ten dolayı eşitsizliğin artmasını beklemiyorum. Ekonomik krizin ardından eşitsizlik neredeyse tüm ülkelerde arttı. Tabii bu yükseliş aslında kriz öncesinde başlamıştı. Bunun bilincinde olmak gerek.

Son sorum, 10 yılı aşkın bir süredir OECD’de bu konumda çalışıyorsunuz. Sizi en çok etkileyen ne oldu“?

OECD Genel Sekreteri Angel Gurria : “Aslında iş ararken üç şeye çok dikkat edeceğimi söylemiştim: Sağlık, göç ve su. İnsanlar sağlık konularıyla neden bu kadar ilgili olduğumu anlıyordu. Bütçemizde gittikçe artan bir harcama, ve o kadar çabuk gelişiyor ki yakında bir Pac-Man’a (Pakkuman) dönüşebilir.

Ve göç konusu: Bir çok kişi bu konu üzerinde neden durmak istediğimi anlamamıştı. Meksikalı olduğumu ve bu nedenle Meksika ve ABD arasındaki tüm göç sorunları bildiğimi tahmin etmişlerdi. Fakat ne yazık ki gördüğünüz üzere bu konuda sınava tabii tutulduk. Bu bir göç sorunu değil, entegrasyon sorunuydu…

Ve son olarak en önemlisi su sorunu: Yine kimse neden bu konuya öncelik verdiğimi anlamadı ve şimdiyse herkes bu yolda ilerliyor.
Bu üç şey benim için çarpıcı noktalardı.

Fakat buraya geldiğimde benim için en etkileyici olan şuydu: Avrupa Birliği ile bir serbest ticaret müzakeresine katılmıştım. Avrupa’daki zorlukları biliyordum zira Avrupa’da yaşamıştım, İngiltere’de eğitimimi almıştım. Avrupa’da çok seyahat ettim. Fakat Avrupa’nın kuruluşuyla doğan OECD’de olmak, farklılıkları olan, problemleri, zorlukları ve karakteristikleri farklı olan Avrupa Birliği’nde olmak… Yine aynı şekilde bu farklılıklar ve zorluklarla mücadele eden Avrupa Komisyonu’nda olmak inanılmaz bir durum.”

Küresel Tartışmalar

CERN Genel Başkanı Fabiola Gianotti: "Evrenin yüzde 95'i hakkında hiç bir şey bilmiyoruz"