Son Dakika

Okunan haber:

Ahmet Altan: "İddianame hukuk pornosu gibi"


Türkiye

Ahmet Altan: "İddianame hukuk pornosu gibi"

Gazeteci yazar Ahmet Altan ve kardeşi ekonomi profesörü Mehmet Altan, 15 Temmuz darbe girişimine iştirak iddiasıyla haklarında açılan “Fethullah Gülen Terör Örgütü (FETÖ) Medya Yapılanması” davasında ifade verdiler.

Görülmesine 23 Haziran Cuma günü devam edilecek ve aralarında Nazlı Ilıcak, Ekrem Dumanlı ve Emre Uslu’nun da bulunduğu 17 sanıklı davanın dördüncü duruşması İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapıldı.

10 aydır Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Ahmet Altan, savunmasında, hakkındaki iddianameyi ve bu iddianameyi hazırlayan savcıyı eleştirdi.

Ahmet Altan, “Ben suçlu olduğum için değil, suçluların hukuku iktidarda olduğu için hapisteyim. Hiçbir tutarlılığı olmayan, kanıtlara dayanmayan suçlamalar ileri sürmek, bunları iddianameye yazmak hukukun ırzına geçmektir. Bu savcı hukukun ırzına geçmeyi öyle bir alışkanlık haline getirmiş ki bizim iddianame hukuk pornosuna dönmüş.” ifadelerini kullandı.

Ahmet Altan, hakkındaki soruşturmayı yürüten savcının ‘hukuksuzlukların hesabının sorulacağı’ yönündeki sözlerine tahammül edemediğini söyledi, “Nasıl bir hukuk adamıysa, hukukun hiçbir yolsuzluğun, hukuksuzluğun, suçun hesabının sorulamayacağı bir düzen istiyor. Bu savcının istediği düzende suç işleyenler değil, ‘suç işleyenlere hesap sorulacak’ diyenler cezalandırılıyor. AKP, aradığı savcıyı bulmuş” dedi.

Ahmet Altan: Hakkımızdaki ‘subliminal mesaj’ iddiası hokkabaz topu gibi ortadan kayboldu

Altan, subliminal darbe mesajı verdiği iddiasına ise, “Subliminal mesaj, gerekçesi bütün dünyayı güldürüp alay konusu olunca hokkabaz topu gibi birden ortadan kayboluyor. Sanki savcı hiç bunu ileri sürmemiş, sanki biz 12 gün nezarethanede bu iddiayla tutulmamışız gibi subliminal lafı unutuluyor. ‘Subliminal’ lafı yerine sahneye ‘siz darbeyi biliyordunuz’ iddiası çıkıyor. Savcının saçmalıklar tiyatrosunun yeni aktörü bu.” sözleriyle yanıt verdi.

Ahmet Altan, Taraf gazetesi genel yayın yönetmeni olduğu dönemde gazetede yayınlanan Balyoz Davası haberlerine yönelik olarak da “Bugün korkak ve çıkarcı gazetecilerin AKP’ye yaranmaya çabalaması gibi o gün de korkak ve çıkarcı gazeteciler generallere yaranmaya çalışıyordu. Eğer yayınladığım Balyoz haberlerinin benzerlerini daha önce yayınlama cesaretini gösterselerdi bu ülke böyle darbe çöplüğüne dönmezdi.” şeklinde konuştu.

Ahmet Altan: Savcı, örgüt lehine söylemler için AKP’ye bakacak

Savunmasında, iddianamenin askeri darbe suçuna odaklandığını belirten ve iddia edilen suç tarihinin 15 Temmuz 2016 olduğunu hatırlatan Altan, “Ben gazeteciliği 2012 ‘de bıraktım. En yenisi suç tarihinden 4 yıl önce yapılmış haberler suça kanıt olabilir mi? Savcı ‘örgüt lehine süreklilik arz eden’ yayınlara ve söylemlere bakmak istiyorsa AKP’ye bakacak. Cemaatin örgütlediği bir toplantıda Fethullah Gülen’e ‘muhabbetlerini’ sunan Tayyip Erdoğan’a bakacak. Meclis kürsüsünden Gülen’i kendini parçalarcasına savunan Adalet Bakanı’na bakacak” dedi.

Ahmet Altan, aynı davada yargılandığı Zaman gazetesinin firari Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı ile irtibatı olduğu yönündeki suçlamaya ise “Eğer benim Ekrem Dumanlı ile konuşma sayım, Ekrem’in Tayyip Erdoğan’ın uçağına binme sayısından fazlaysa gelin Dumanlı ile konuşma suç mu değil mi tartışalım. Ama eğer Dumanlı, Erdoğan’la benle konuştuğunun 10 misli konuştuysa o zaman benim karşıma bu saçmalıklarla gelmeyin” ifadeleriyle yanıt verdi.


Ahmet Altan: Ben sizin korkutabileceğiniz bir adam değilim. Önümdeki birkaç yıl için arkamdaki onlarca yılı çöpe atmam

Altan savunmasının sonunda da hayatı boyunca gerçekleri söylediğini bundan vazgeçmeyeceğini ve hapishanenin kendisini korkutmadığını vurguladı:

“Benim hapishaneden korkacağımı, önümde kalan birkaç yılı hapiste geçirmek fikrinden dehşete düşeceğimi bekleyenler varsa, onlara da cevabım şu: Boşuna beklemeyin. Ben sizin korkutabileceğiniz bir adam değilim. Önümdeki birkaç yıl için arkamdaki onlarca yılı korkaklık ederek çöpe atacak biri de değilim. İnsanları nedensiz yere tutuklayan, yalan dolu iddianamelerle insanları yargılayan bugünkü adalet sistemine güvenim yok. O nedenle bir talebim yok. Vereceğiniz kararın benimle bir ilgisi olmayacak. Bütün yargıçlar kendi kararlarıyla yargılanır. Siz de kendi kararlarınızla yargılanacaksınız. Nasıl yargılanmak istiyorsanız, hakkınızda nasıl hüküm verilmesini istiyorsanız, nasıl hatırlanmak istiyorsanız öyle karar verin. Hakkında hüküm verilecek olan sizsiniz çünkü.”

Aynı davada, Ahmet Altan’ın ifade verdiği duruşmadan bir gün önce 21 Haziran’da ifade veren kardeşi Mehmet Altan ise mesleğini soran hakime “Üniversite hocasıydım, KHK ile atıldım” derken “Rousseau 254 yıl önce yazdıklarını bugün televizyonda söylese hiç kuşkusuz ‘darbeyi biliyordu, subliminal mesajları veriyor, darbeye zemin hazırlıyor’ yakıştırması ile göz altına alınırdı. Ardından 3 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talebiyle Silivri zindanlarına atılırdı” dedi.

Mehmet Altan: Sayın heyet, ben Çetin Altan’ın oğluyum

Mehmet Altan, “Tabi ki FETÖ’cü bir darbeden haberdar değildim ama hukuk devletinin ne olup olmadığını gayet iyi biliyorum. ‘Demokrasinin katledilişine’ alkış tutmadığım için burada olduğumun bilincindeyim” ifadelerini kullandı.
“Sayın heyet, ben Çetin Altan’ın oğluyum. Babam bize ‘en sessiz söyleyeceğin ancak Taksim Meydanında söyleyeceğin olsun’ öğüdünü kazımıştır. Ben haklıyım, işlediğim bir suç yok. Korkacak, gizleyecek bir şeyim olamaz. Bu güne kadar ne yazmak istiyorsam, onu yazdım. Yazılarım okunduğunda, ne anlatmak istiyorsam o anlaşıldı. Şimdiye kadar bunun tek istisnası, iddianameye konu bu iki yazımı okuyan iddia makamı oldu.” ifadelerini kulllanan Altan, sözlerine “İddia makamı, hem yazdıklarımdan hem de konuşmalarımdan ne anlaşılıyorsa onu anlamak yerine, hislerine göre hiç olmayan anlamlar çıkarmayı tercih etti. Nedense…Korkmadığım için, sinmediğim için, ezbere uymadığım için tetikçi olmadığım için, özgürlük, demokrasi ve hukuk mücadelemden hiç vazgeçmediğim için, her türlü diktaya, vesayete karşı durduğum bu gün buradayım ve 3 kez müebbet hapis cezası istemi ile yargılanıyorum. “ şeklinde devam etti.

Davada yargılanan bir diğer gazeteci Nazlı Ilıcak’ın savunması 20 Haziran’da sona ermişti. Davada Ahmet Altan ve Mehmet Altan ile Nazlı Ilıcak “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya çalışmak, Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya çalışmak, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni ortadan kaldırmaya çalışmak ve silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek suçlamasıyla yargılanıyorlar.