Son Dakika

Son Dakika

Çin'in modern "İpek Yolu" projesinde Avrupa fırsat arayışında

Çin'in "Asya, Avrupa ve Afrika'yı" deniz ve karar yoluyla birbirine bağlamayı hedefleyen yeni İpek Yolu projesi, uluslararası istikrara da katkı sağlamayı amaçlıyor.

Okunan haber:

Çin'in modern "İpek Yolu" projesinde Avrupa fırsat arayışında

Metin boyutu Aa Aa

Barcelona’da düzenlenen “Crans Montana Forumu’nda” dünya genelinin en iddialı projelerinden biri ele alındı.

Çin’in “Asya, Avrupa ve Afrika’yı” deniz ve karar yoluyla birbirine bağlamayı hedefleyen yeni İpek Yolu projesi, uluslararası istikrara da katkı sağlamayı amaçlıyor.

Euronews muhabiri Carlos Marlasca Barselona’da bildirdi: “Çin tarafından yürütülen iddialı bir proje Barcelona’da Crans Montana Forumu’nda ele alındı. Yüzlerce siyasetçi ve ekonomist 2013’de Çin Devlet Başkanı Şi Cinping tarafından başlatılan “Yeni İpek Yolu” isimli dev projeyi tartıştı. Amaçsa Asya, Avrupa ve Afrika’yı deniz ve kara yoluyla birbirine bağlayarak, küresel ekonomiye yeni bir boyut kazandırmak.”

Söz konusu proje küresel nüfusun yüzde 60’ını , milli gelirin üçte birini ve enerji kaynaklarının yüzde 75’ini bünyesinde barındıran 60 ülkeyi kapsıyor.

Projenin başlıca yatırımcıları yerel yönetimlerle yapılması gereken işbirliğine dikkat çekiyor:

Globalink Logistics Ceo’su Sıddique Khan: “İpek Yolu’nun kıyısında küçük bir ekonomiye ve zengin doğal kaynaklara sahip çok sayıda ülke bulunuyor. Onlar için, ham maddeyi taşımak yerine, bu yeni yol sayesinde endüstriler ham maddelerin bulunduğu noktalara yaklaşacak. Tamamlanmış ürün ortaya çıkartarak bu ülkelerin bir değer zinciri oluşturmasına katkı sağlayacak.”

Bir çok ülke bu projeyi “ulaşım ağlarını geliştirmek açısından” bir fırsat olarak görüyor.

Projenin kurucularından Çin hükümeti, mayıs ayında yaklaşık 110 milyar Euro yatırımda bulundu.

Peki yerel halk bu projeden nasıl faydalanabilir?

Uganda milletvekili Veronica Eragu: “Tüm liderlerimiz, milletvekillerimiz ve hükümet yetkililerimiz halklarının Çin ile yürütülen bu projeden haberdar olduklarından emin olmalı. Çinlililer tarafından yapılan her şeyden yararlanabilmeli. Çin tarafından yürütülen faaliyetlere katılabilmeli ve yapılan anlaşmaya entegre edilmeli.”

Çin bu projenin “çatışmalarla değil, oluşturulan birlikler sayesinde” ortaya çıktığını savunuyor.

Fakat Afrika ve Orta Asya’daki öncü yatırımcı rolü, Hindistan gibi ülkelerin yanı sıra Faslı yetkililerin de projeye şüpheyle yaklaşmasına neden oluyor.

COP22 sözcülerinden Hakima El Haite: “Sanırım Çin insan haklarına saygı göstermek zorunda kalacak, özellikle de maaş, asgari ücret ve vergi beyannameleri gibi konularda… Dolayısıyla Avrupa Birliği’nin bu projede yer almasının çok faydalı olacağını düşünüyorum. Zira insan hakları koruyuculuğu rolünü üstlenecek.”

Çok sayıda Avrupa ülkesi Çin’i yeteri kadar şeffaf olmamak ve sosyal ve çevre standartları konularına gerekli önemi vermemekle suçluyor. Bazı ülkelerse bu projenin kendilerine de önemli katkı sağlayacağına inanıyor. Deutsche Bank şimdiden 3 milyar Dolarlık yatırım vaadinde bulundu. Uzmanlar küresel şartların Avrupa ülkelerini bu projeye dahil olmaya iteceğini savunuyor.

Litvanya eski Savunma Bakanı Artiz Pabriks: “Kesinlikle, zira şu anda Amerika Birleşik Devletleri kararsız ve daha korumacı bir politika uyguluyor. Bu durum Avrupa’ya, Asya ve Afrika ile daha fazla işbirliği kurma fırsatı veriyor. Bu fırsattan yararlanmalıyız zira ABD kararsız. Biz Avrupalılar bu şartlarda doğrudan ön saftayız.”

Çok sayıda hükümet yetkilisi ve yatırımcı Barselona’da Çin’in 2049 yılına kadar tamamlamayı umut ettiği bu projede işbirliğinde bulunma konusunda istekli olduklarını dile getiriyor.