Son Dakika

Okunan haber:

Batılı istihbarat örgütlerinin 15 Temmuz raporları


Türkiye

Batılı istihbarat örgütlerinin 15 Temmuz raporları

Geçen bir yıla rağmen 15 Temmuz’la ilgili hala cevapsız çok sayıda soru var. İç kamuoyu darbe girişiminin arkasındaki isim ve kurumlara dair büyük oranda ikna olmuş olsa da özellikle Batı’da OHAL ve KHK süreci kalkışmanın kendisini gölgede bıraktı.

Her ne kadar Ankara’nın beklentilerini karşılamasa da, darbeye karşı AB ve ABD’den diplomatik dille yazılmış destek açıklamaları geldi. Ancak resmi ağızlar 15 Temmuz’a dair Türkiye ile farklı düşündükleri noktaları da açıklamaktan kaçınmadı. Darbeyle ilgili Batıda hazırlanan raporlar ve oturumların öne çıkanlarını sizler için özetledik.

Türkiye’nin tepkisini çeken 15 Temmuz açıklamaları

ABD Kongresi’nde Türkiye oturumu
Eylül 2016’da Amerika Birleşik Devletleri Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesi, “Darbe Girişimi Sonrası Türkiye” adlı oturuma ev sahipliği yaptı.

Amerika’nın Sesi’nde yer alan habere göre, oturumda Türkiye’nin 15 Temmuz darbe girişimi sonrası attığı adımlara sert eleştiriler yöneltildi. Komite Başkanı Cumhuriyetçi Parti California Milletvekili Dana Rohrabacher, “Erdoğan, başarısız darbe girişimini siyasi gücünü daha da artırmak için fırsat olarak kullanıyor” şeklinde konuştu.

Demokrat Parti New York Milletvekili Gregory Meeks ise “travmatik bir şok” olarak tanımladığı darbenin ardından, darbeyle alakası olmayan birçok kişinin tutuklandığını savundu ve insan hakları ihlallerinin yaşandığını söyledi.

Diğer yandan, darbe girişimin yıl dönümünde konuşan Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç ABD kamuoyunda 15 Temmuz’la ilgili yanlış algı var” dedi ve resmi makamlara gerekli delillerin sunulduğunu belirtti.

AB istihbarat biriminin raporu basına sızdı
Batılı devletler ekranlardan ve yazılı olarak hükümete destek mesajları gönderirken, darbe girişimi hakkında hazırlanan istihbarat raporları Ocak 2017’de basına sızmaya başladı.
Avrupa Birliği istihbarat merkezi EUINTCEN’in raporu, İngiliz The Times gazetesinde yer aldı. Darbenin hemen ardından ağustos ayında hazırlandığı anlaşılan rapor, Ankara’yı ordudaki tasfiye listesini 15 Temmuz’dan çok daha önce hazırlamakla suçluyor.

Raporda “Gülenciler, Kemalistler ile AK Parti muhalifleri ve ‘fırsatçılar’dan oluşan bir subaylar grubunun darbenin arkasında olması muhtemeldir. Gülen’in şahsen darbe girişiminde bir rol oynadığı muhtemel değildir.” ifadeleri dikkat çekti.

Almanya ile ‘FETÖ’ krizi
Haftalık Der Spiegel dergisine konuşan Almanya istihbarat servisi BND’nin Başkanı Bruno Kahl, “darbe girişiminin arkasında Gülen hareketinin olduğuna dair yeterli kanıt bulunmadığını” öne sürdü. Kahl, Türk yetkililerin kendilerini ikna edecek yeterli veri sunmadıklarının altını çizdi.

Benzer bir açıklama da Almanya’nın iç istihbarat servisi olan Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın (BfV) Başkanı Hans-Georg Maassen’den geldi. Maassen, “15 Temmuz darbe girişiminin arkasında Gülen hareketinin olduğuna kimsenin inanmadığını” söyledi.

Berlin’i yurt dışına kaçan darbecileri ağırlamakla suçlayan Ankara, Alman istihbaratçıların sözlerine sert tepki gösterdi. Milli Savunma Bakanı Fikri Işık’ın bu ülkeyi “darbeye destek vermekle” itham eden açıklamaları da aynı dönemde geldi.

Bir darbe raporu da İngiltere’den
İngiltere Parlamentosu Dış İlişkiler Komisyonu, Mart 2017’de hükümete tavsiye niteliği taşıyan Türkiye raporunu yayınladı. Raporda “Dışişleri Bakanlığımız, Gülenciler ve darbe girişimindeki rolleri hakkında yeterli bilgiye sahip değildir” ifadelerine yer verildi.

“Gülen cemaatinin İngiltere tarafından terör örgütü olarak kabul edilmesini haklı gösterecek kanıta sahip değiliz” diyen rapor, darbeciler arasında kişisel olarak Gülencilerin yer aldığını ancak kalkışmadan bir bütün olarak cemaatin ya da liderinin sorumlu olduğunu ispatlayamayacaklarını savundu.

Londra’nın raporuna ilk tepki AB Bakanı Ömer Çelik’ten geldi. Bakan Çelik İngiltere’nin talep etmesi durumunda kendilerine daha fazla delil sunabileceklerini ifade etti.