Son Dakika

Son Dakika

"Xiaobo'nun ölümü umudun ölümü demek"

Uluslararası toplumun bir çok kesiminden gelen taziye mesajlarında, aktivistin ölümüyle Çin'deki insan hakları ihlallerinin boyutunun bir kez daha vurgulandığı ifade edildi.

Okunan haber:

"Xiaobo'nun ölümü umudun ölümü demek"

Metin boyutu Aa Aa

Çinli insan hakları savunucusu, Nobel Barış Ödüllü Liu Xiaobo’nun ölümünün ardından Hong Kong’da anma törenleri düzenlendi.

Uluslararası toplumun bir çok kesiminden Xiaobo için taziye mesajları yağdı, bir çoğunda aktivistin ölümüyle Çin’deki insan hakları ihlallerinin boyutunun bir kez daha vurgulandığı ifade edildi.

Hong Kong Yurtsever Demokratik Hareketleri Destekleme Birliği Başkan Yardımcısı Lee Cheuk-yan da bu görüşü destekleyenlerden; “Liu Şiaobo’nun nasıl hayatını kaybettiği, Çin’de insan hayatına ve insan haklarına saygı duyulmadığının ve değer verilmediğinin bir göstergesi aslında.”

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, Xiaobo’nun ev hapsindeki eşinin özgürlüğüne kavuşması için PekiN’e çağrıda bulundu.

BMİHYK Sözcüsü Elizabeth Throssell Xiaobo’yu övgüyle andı. Throssell, “Çektiği tüm acılara rağmen barışçıl politikaları teşvik eden biriydi. BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri de Liu Xiaobo’nun her zaman için dünyanın dört bir yanındaki insan hakları savunucularına ilham kaynağı olduğunu ve olmaya devam edeceğini söylüyor.”

Nobel Komitesi, Xiaobo’nun tedavisi için yapılan çağrılara kulak tıkadığı gerekçesiyle Pekin yönetimini aktivistin ölümünden sorumlu tutuyor.

Çinli muhalif sanatçı Ai Weiwei göre de ülkesi Xiaobo’ya acımasız davrandı.

Weiwei, “Çin tüm dünyaya bu toplumun ne kadar acımasız olabileceğini gösterdi. Liu Şiaobo’nun ölümü Çin’in uygar bir toplum olma yolundaki kapıyı kapadı. Bir çok insan için onun ölümü umudun ölümü anlamına geliyor.” diyerek anıyor Xiaobo’yu.

Liu Xiaobo, 2009 yılında, devlete karşı halkı kışkırtmak suçlamasıyla 11 yıl hapis cezasına çarptırılmış, sağlık nedeniyle kaldırıldığı hastanede, 13 Temmuz’da, 61 yaşında yaşamını yitirmişti.