Son Dakika

Son Dakika

Almanya'da seçimi kazanacak partinin çözmesi gereken sorunlar

Küresel Tartışmalar'ın bu bölümünde, genel seçimlere kısa bir zaman kala Almanya'nın nabzını yokladık

Okunan haber:

Almanya'da seçimi kazanacak partinin çözmesi gereken sorunlar

Metin boyutu Aa Aa

Küresel Tartışmalar’ın bu bölümünde, genel seçimlere kısa bir zaman kala Almanya’nın nabzını yokladık. Almanya zengin bir ülke. Ekonomisi güçlü, işsizlik oranı Avrupa Birliği’ne (AB) üye ülkeler arasında en düşük ikinci devlet. Fakat yine de ülkede fakir ve zengin arasındaki uçurum giderek büyüyor. İş dünyasında kadınlar erkeklerden hala daha az kazanıyor. Endişeye neden olan bir diğer konu ise ülkeye gelen binlerce göçmenin uyum sorunu.

Almanya göçmen yanlısı tutumunu korumalı

“Üstesinden geleceğiz!”, Angela Merkel’in 2015 yılında 1 milyon göçmene ülkenin kapılarını açacağını söylediğinde kullandığı motto. Merkel çok övgü aldı aynı zamanda eleştirildi. Almanya kendini aşırı mı zorladı? Yoksa zaten uzun süredir göçmen ülkesi miydi? Almanya’nın karşılaştığı muhtemelen en büyük zorluk göç ve entegrasyon, Heidelberg’deki yazar ve aktivist Jagoda Marinić ile yaptığımız röportajın ana konusunu oluşturuyor.

Jagoda Marinić, Hırvat kökenli göçmen bir ailenin çocuğu olarak Almanya’nın güneyinde doğdu. Heidelberg’de Uluslararası Karşılama Merkezi’nin Kültürlerarası Bölümü’nün başkanı aynı zamanda yazar.

Jagoda Marinić‘e seçimlerden galip çıkacak yeni Berlin hükümetini göçmenler konusunda hangi zorluklarla karşı karşıya kalacak diye sorduğumuzda yeni hükümetin göçmen yanlısı tutumunu korumasını, bunun ülke geleceği için önemli olduğunu söyledi.

Marinić, Alman toplumunda yabancılara karşı duyulan aşırı korkuya çare olarak, insanların göçmenlerle yüzleşmesi gerektiğini ve hem göç edenleri kendi evinde gibi hissettirmek hem de yerel halkın içinde oluşan ön yargıları silmek için gerekenler yapmalı diye ekledi.

Nüfusun durağan olduğundan gelecekteki emeklilik maaşlarını sübvanse edecek çalışan insanlara Almanya’nın ihtiyacı olduğu konusunda ise Jagoda’nın cevabı “Nüfus söz konusu olduğunda bir sorun var. Bir yandan kaliteli çalışanlara ihtiyacımız olduğunu söylüyoruz, öte yandan staj eğitimi için ya da ilk iş deneyimi için istihdam edilmeyen yığınla gençlerimiz var diyoruz. Bu insanlar gerçek hayatta başarısız olduğu müddetçe, bana ihtiyaç duyulmuyorsa neden diğerlerine ihtiyaç duyulduğunu sorgulamaya devam edecek. İnsanlar bu soruyu hükümete yöneltmek zorunda. Ancak o zaman dikkate alınacaklar. Güvende olmadığını düşünen bir grup insan olduğu sürece bunun tepkisi mültecilere yönelecektir.” şeklinde oldu.

Marinić, zengin fakir arasındaki uçurumun giderek arttığını düşünen çoğunluk bir kesimin olduğunu, bu değişmezse toplumda daha sert bir kutuplaşma olacağı ve göç konusunun günah keçisi olacağı tehlikesine vurgu yaptı. Marinić ayrıca İnsanların son yılların göç krizi ile çözüm bulunması gereken sığınma politikalarını birbirine karıştırmaması gerektiğini belirtti.

Almanya eğitimde göçmenlere uyguladığı ayrımcılığa son vermeli

Almanya, ihracat şampiyonu ve Avrupa Birliği ülkelerine rol modelliği yapıyor. Federal istatistik bürosuna göre ekonomi istikrarlı ve refah içinde.
Fakat buna karşın Almanya’da sınıflar arası eşitsizlik ve yoksulluk da artıyor. Münih’teki Ekonomik Araştırma Enstitüsü Başkanı Clemens Fuest ile yaptığımız röportajda bu konulara değindik.

Clemens Fuest, Almanya’da işsizlik oranının düşük olduğunu fakat istihdamın büyük bir bölümü sadece düşük ücretli iş alanlarında oluştuğunu söylediğimizde aldığımız cevap: “Yeni oluşturulan istihdamlar arasında tam zamanlı milyonlarca iş var. Eklemek zorundayım ki bunlar güvenceli işler. İşsizlerin sayısının yarıya düştüğünü unutmayın. İşsiz biri, iş bulmuşsa o zaman çok yüksek bir maaş almaz. Daha düşük bir gelirle işe başlar. Böyle bir kişi de zaten ilerde daha fazla kazanacağını ümit ederek işe giriyor. Düşük gelirli insanların sayısının artması gerçeğini bir başarısızlık olarak adlandırmaya itiraz edeceğim çünkü yanlış bir tespit. Dünyanın, Almanya’ya gıpta ettiği bir başarıyı sorun olarak ele alamazsınız. Ancak, düşük gelirli kesimin maaşlarının yüksek nitelikli kesimden daha yavaş yükselmesi derseniz bunda size hak veririm.” oldu.

Ekonomi uzmanı, Hartz reformları konusunda, işsizler üzerinde baskıyı artırarak onları yeni bir iş bulmaya yönelttiğini söyledi ve bu reformlar olmasaydı Almanya’nın hâlâ 5 milyon işsizi olurdu diye belirtti.

Fuest ayrıca, Almanya’nın iyi sonuç alamadığı bir konu olarak eğitim sisteminin zengin eğitimli orta sınıf ailelerden gelenler için daha avantajlı olduğunu ve alt sınıflar veya göçmen ailelerden gelenlerin eğitim açısından başarılı olması için gerekli atılımların yapılması gerektiğine vurgu yaptı.

Alman yöneticilerin göçmenleri toplumla bütünleştirmek için strateji oluşturması gerektiğine de değinen Fuest, yeni hükümetin karşılaşacağı sorunların başında Avrupa ve Avrupa para birliğinin geleceğini ve kitlesel nüfus değişikliklerini gördüğünü söyledi.

Alman patronlar hırslı kadınlardan hoşlanmıyor

Alman ekonomisi geliştikçe, gelişmiş ve zengin olan bu ülkede kadınların mesleki olarak geride kalmaları oldukça şaşırtıcı bir gerçek.
Bir OECD araştırmasına göre, erkekler hâlâ Alman aile gelirinin yüzde 75’ini kazanıyor. Berlin Sosyal Bilim Merkezi (WZB) Başkanı Jutta Allmendinger ile kadınların iş hayatında karşılaştıkları sorunları konuştuk.

Alman kadınlarının henüz tam olarak özgürleştirilmiş olduğunu düşünmediğini söyleyen Jutta Allmendinger, çocukları büyütmek, ebeveynlere bakmak, yönetici pozisyonları ve maaşlar söz konusu olduğunda Alman kadınlarının erkeklerle eşit olmadığını savundu. Allmendinger ayrıca kadınların erkeklere oranla yarı yarıya daha az kazandığını yeni hükümetin özellikle bu konulara çözüm bulması gerektiğini belirtti.

Allmendinger, Alman patronların hırslı kadınlardan hoşlanmadığını bu tür klişelerin değişmesini ve kadınların orta ve üst düzey yönetici pozisyonlarına ulaşması için fırsatlar sunulmasını ifade etti.

Seçimlerden sonra bayrağı devralacak hükümet, aile yapısına daha uyumlu bir iş piyasası ve çalışma şartları, Almanya’daki mültecilerin ve göçmenlerin daha iyi entegrasyonu gibi pek çok halledilmesi gereken sorunlarla karşı karşıya kalacak.

Küresel Tartışmalar’a katkılarından ötürü BWSG firmasına teşekkür ediyoruz.