Son Dakika

Dizel krizi Almanya'da seçimleri etkiler mi ?

Almanya seçimlerine dizel skandalı yani egzoz emisyon testlerinde değerleri düşük gösteren hileli yazılım skandalı damgasını vurdu.

Okunan haber:

Dizel krizi Almanya'da seçimleri etkiler mi ?

Metin boyutu Aa Aa

Almanya seçimlerine dizel skandalı yani egzoz emisyon testlerinde değerleri düşük gösteren hileli yazılım skandalı damgasını vurdu.

Özellikle Stuttgart’ta ses getiren olaylar sonrasında, idari mahmekeme Alman Çevreyi Koruma Örgütü’nün dizel motorlu araçların yasaklanması talebini kabul etti.

Manfred Niess, Stuttgart’ta hava kirliliğine savaşan bir grup kişinin başında geliyor. Daha önce dizel arabalara karşı açtığı iki davayla, bu savaşın simgelerinden biri haline gelen emekli öğretmen Niess, Stuttgart’ın en kirli kavşağı Neckar-Tor’un yakınlarında oturuyor.

Manfred Niess dizele neden karşı olduğunu şu ifadelerle dile getiriyor:

“Sorun ne mi ? Burada Stuttgart’ta ve diğer birçok şehirde halk kirli havayla zehirleniyor. İnsanların sağlıklı bir ortamda yaşayabilmelerini isterdim. Risk değerlendirmesine dayanarak Stuttgart’ta yaşayan insanların hayatlarından iki ile 9 yıl arasında bir süreyi kaybettiklerini söyleyebiliriz. Sadece burada, bu şehirde yaşadıkları için… Stuttgart’ta esas hükümdar otomotiv sektörü. Hükümet onlara en iyi şekilde hizmet etmeye çalışıyor. Aslına bakarsanız, çalışmıyorlar, düpedüz onların hizmetindeler.”

Avrupa Çevre Ajansı, Almanya’da her yıl 10.000 kişinin dizel arabalar tarafından salınan azot monoksit gazı yüzünden öldüğünü belirtiyor.

Zehirli sanat eseri: “Siyah Neckar-Tor”

Alman sanatçı Erik Sturm, Marcel Duchamp ve Jeff Wall gibi dada sanat akımı sanatçılarının peşinden giderek, Neckar-Tor’da biriken parçaçık tozuyla çalışıyor, görünmez olanı görünür kılmak için.

Stum, zehirli parçacıkları sanat eserine dönüştürme fikrini, “Burada “Siyah Neckar-Tor” adı verdiğim bir madde keşfettim. Bu çok ince bir toz ve Neckar-Tor’da çok yoğun olarak bulunuyor. Bu tozu hepimiz her gün soluyoruz. Burada gördüğünüz gibi, oldukça fazla miktarda buldum. Ve bunu bir sanat eserine dönüştüreceğim.” diyerek anlatıyor.

Sanatçı Erik Sturm’ün üç boyutlu eseri, Profesör Achim Dittler’in oldukça ilgisini çekmiş.

Uzun yıllar otomototiv sektörü devlerinden birinde gaz salınım sistemleri üzerine çalışan Dittler, dizel arabalar üzerinde bir kötüleme kampanyası yürütüldüğüne inanıyor.

Dittler’e göre, yeni teknoloji dizel motorlar havayı kirletmiyor ve çevre örgütlerinin tüm uyarılarına rağmen varlıklarını sürdürmeye devam edecekler.

Ditler, “Artık havada kurşun yok, kükürt dioksit yok… Çevreyi kirleten tüm bu nörotoksit maddeler bugün ortadan kalktı. Bu sebeple bugünki şiddetli tartışmaları anlamakta zorluk çekiyorum. Genel olarak baktığımızda çok ciddi ilerlemeler olduğunu görüyoruz. Tamamen elektrik enerjisiyle çalışan arabaların kullanımına geçsek bile, yine de aşınmayla etrafa saçılacak lastik ve fren parçaları olacak. Elektrikli arabalar ve temiz dizelli arabalar da etraflarına aşınma kaynaklı toz saçıyor.” diyor.

Sosyal girişimci Jan Lutz , açık kaynak ve özgür yazılım savunucusu. Lutz, herkesin kendi kirli hava ölçerini yapabilmesi için internet üzerinden ücretsiz olarak indirebileceğiniz bir kitapçık yayınlıyor. Bu şekilde, Stuttgart’ın birçok noktasından hava kirliliği verileri toplanabilecek ve iklim değişikliğine karşı savaşmak için gerekli adımlar atılabilecek.

Çok daha radikal ve yaratacı çözümler geliştirmemiz gerektiğini düşünen Lutz kendini şöyle ifade ediyor:

“Bu soruna, eski usül çözümlerin uygulanması fırsatı neredeyse ortadan kalktı. Şimdi ihtiyacımız olan büyük bir atılım, ileriye doğru önemli bir atılım. İçinde arabaların olmadığı bir şehre ihtiyacımız var. Gerçek değişimler mümkün. Kısa mesafelerde arabalara ihtiyacımız yok. Özel bisikletlerle yük taşımak mümkün. Geleceğin şehirlerinde bisikletlerle veya yaya olarak hareket edeceğiz.”

Farklı görüşteki partiler soruna nasıl yaklaşıyor?

Alman Yeşiller Partisi, motorlu araç kullanımını 2030 yılına kadar tamamen yasaklamayı hedefliyor.

Sosyal demokratların konuyla ilgili açıklamaları muğlak, ama Martin Shulz’un tüm Avrupa’da elektrikli araç kullanımı için bir kotta uygulamasından yana olduğu biliniyor.

Merkel’in liderliğindeki muhafazakarlar ise uzun yıllar daha motorlu araçlar kullanmaya devam etmekten yana.

Politikacılar, sağlık ve ulaşım endişelerine bir çözüm bulamazsa, Alman mahkemeleri bu görevi üstlenecek gibi görünüyor. Birçok şehir Stuttgart örneğini takip edebilir.