Son Dakika

Son Dakika

Suriyeliler Türkiye'de hayata tutunmaya çalışıyor

Yaklaşık 3 buçuk milyon göçmenin yaşadığı Türkiye, dünyada en fazla göçmen barındıran ülke. Göçmenler burada nasıl bir hayat sürüyor ve Avrupa Birliği (AB) onlara ne tür bir destek veriyor?

Okunan haber:

Suriyeliler Türkiye'de hayata tutunmaya çalışıyor

Metin boyutu Aa Aa

Suriye’de 6 yıldır devam eden iç savaşta 465 binden fazla Suriyeli hayatını kaybetti ya da kayboldu. Bu sayının neredeyse dörtte birini siviller oluşturuyor.

Tüm dünyada yaklaşık 5 buçuk milyon Suriyeli, göçmen olarak yaşıyor.

Dünyada en fazla mülteci ağırlayan ülke Türkiye’de, kayıtlı 3 milyon 100 bin Suriyeli göçmen var

Şanlıurfa Türkiye’nin Güneydoğu Anadolu bölgesinde iki milyon kişinin yaşadığı bir şehir. Bu tarihi ve turistik şehir Suriyeli göçmenlerin başlıca varış noktalarından bir tanesi. Bunun nedeni Şanlıurfa’nın Suriye sınırına sadece 50 kilometre uzaklıkta olması. Kentte, nüfusunun dörtte birinden fazlasına denk gelen kayıtlı yaklaşık 550 bin Suriyeli bulunuyor.

Fadi, Rakkalı ve son 2 yıldır Şanlıurfa’da yaşıyor.

Fadi Yusuf Allavi:
“Suriye’de savaştan önce hayat normaldi. Taksi şoförüydüm. Ailem ve akrabalarımla birlikte yaşıyordum. Savaş başladı ve bombalar, hava saldırıları hayatı artık dayanılmaz hale getirdi. Bu yüzden Türkiye’ye gelmeye karar verdim.”

Fadi, Kızılay Kart sayesinde tüm ihtiyaçlarını, alışveriş noktalarından verileni değil tercih ettiğini alarak karşılayabiliyor. Acil Sosyal Güvenlik Projesi çerçevesinde verilen bu kartlar Türkiye’de en fakir mültecilerin yaklaşık bir milyonunu destekleyen AB tabanlı bir program.

Bir yıl önce başlatılan program, AB’nin şimdiye kadar finanse ettiği en büyük insani yardım projesi.

Fadi:
“Aylık 840 lira para alıyorum. 5 çocuğum var ve kişi başı 120 lira veriliyor. Bu parayla kirayı ödüyor, ihtiyacım olan çay, şeker, yağ, et ve ekmek alıyorum.”

Diğer yardım türleriyle karşılaştırıldığında, bu nakit kartı mültecilere parayı istediği şekilde harcama özgürlüğünü sağlıyor.

Fadi:
“100 lira çektim. Parayı çekmeyi tercih ediyorum, böylece ne kadar harcayacağımı tam olarak biliyorum. Temel gıda ürünlerini alabilirim ve bu parayla yaklaşık bir hafta idare edebilirim.”

Türkiye’deki Suriye vatandaşları resmen mülteci olarak tanınmıyor. Mültecilere işgücü piyasasına erişim de dahil olmak üzere sınırlı haklara sahip olarak geçici bir koruma statüsü verildi. Asıl hedef maddi durumu en düşük kişilere yardım ulaştırılması.

Aid Zone 5 TURKEY

Monica Pinna, euronews:
“Türkiye’deki mültecilerin yüzde 90’ı mülteci kamplarında değil, kent merkezlerinde veya çoğunlukla banliyölerde yaşıyor. Köhne dahi olsa başını sokacak bir adrese sahip olmak potansiyel olarak daha çeşitli bir yardım yelpazesinden faydalanmak anlamına geliyor.”

Suriyye, 40 yaşında ve 7 çocuk annesi. Terk edilmiş bir dükkanda yaşamakta fakat burası yasalara göre adresi sayılıyor. Suriyye, Kızılay Kartı ile aylık 20 Euro’luk kirasını, faturalarını ödüyor ve yiyecek ihtiyacını karşılıyor.

Suriyye Cüneyd:
“Kardeşimle birlikte pamuk tarlalarına çalışmaya gittiğimde kızlarımı tek başlarına çadırda bırakmak zorunda kalıyordum. 7 ay önce kartımı aldım. O zamandan beri kızlarımın yanı başında olabilmek için uzaklarda çalışmayı bıraktım.”

BM’nin Dünya Gıda Programı ve AB programını uygulayan ortakları, Şanlıurfa ilinde yaklaşık 120 bin kişiyi desteklemekte. Ailelerin durumlarının hala kart almaya uygun olup olmadığı ve parayı nasıl harcadığı sistematik olarak takip ediliyor.

Martin Penner, Dünya Gıda Programı:
“Bu bilgileri elde etmek önemli. Tabii ki yapılan hataları düzeltebiliriz. Verileri sürekli güncelliyoruz. Böylece yapısal düzeyde programda yapmamız gereken düzeltmeleri yapabiliyoruz.”

Acil Sosyal Güvenlik Ağı projesi, yıl sonuna kadar 1 milyon 300 bin mülteciye ulaşmayı hedefliyor. AB İnsani Yardım Ofisi tarafından finanse edilen proje, Dünya Gıda Programı, Türk Kızılayı ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti tarafından yürütülüyor.

Mathias Eick, AB İnsani Yardım Kurumu:
“Bu proje, uluslararası insani yardım ilkelerini ve mevcut devlet yapılarının etkililiğini bir araya getiriyor. Böylelikle etkili bir projeyi çok hızlı bir şekilde yaygınlaştırma imkanına kavuşuyoruz.”

Euronews:
“Projenin ailelere fazladan katkısı nedir?”

Mathias Eick:
“Bu kart, yararlanıcılarına vermek istediğimiz farklı türde bir yardım için bir platform oluşturabilir. Böylece okula gidecek çocuklara para yardımı yapabiliriz. Özel etkinlikler için başka yardımlar sağlayabiliriz. Dolayısıyla bu, gerçekten geleneksel insani yardım kalıplarının ötesine geçmiş oluyor.”

Fadi gibi Türkiye’de düzenli veya düzensiz sosyal yardım alan Suriyeli mülteciler, toplam mültecilerin yüzde 13’ünü temsil etmektedir.