Son Dakika

"AB taşeron işçi sorununa çözüm bulmazsa güven kaybına uğrar"

Taşeron sisteminin revizyonu için baskı yapan üst düzey sendika üyesi Luca Visentin ile bir araya geldik.

Okunan haber:

"AB taşeron işçi sorununa çözüm bulmazsa güven kaybına uğrar"

Metin boyutu Aa Aa

Sophie Claudet: Luca Visentini merhaba. Kurumunuz taşeron işçilerin kurallarını değiştirmek istiyor. Fransa ve Almanya’da bu konuda tartışılmaya başlandı. Taşeron işçi kanunlarının daha iyi hale gelmesi için önerileriniz neler?

Luca Visentini: Asıl konu, taşeron işçilerin eşit muamele görmesi. Bu, aynı iş için, aynı yerde aynı ödeme anlamına gelir. Komisyon Başkanı Juncker taşeron yönetmeliğinin revizyonuna onay verdiği zaman istediğimiz değişilik tam olarak budur.

SC: Kuralların değişimi söz konusu olduğunda Doğu ve Batı Avrupa ülkeleri arasındaki çatlağın nedenini açıklar mısınız. Çoğu Doğu Avrupa ülkesi temelde bu taşeron kurallarının değişmesini istemiyor.

LC: Taşeron kabul eden ülkeler bu ücret ve sosyal dampingi durdurmak istiyor. İşçi ücretleri üzerindeki haksız rekabet, asgari ücretlere, toplu sözleşmelere saygı göstermemek gibi şeyler son bulmalı. Ve öbür tarafta, size taşeron işçi göndermeye devam eden, bir tür rekabet avantajı saylayan yoksul ülkeler var. Açıktır ki, bu durumdan çıkmanın tek yolu, bir tarafta eşit muameleyi garanti edersiniz, damping sorununu çözersiniz. Öbür tarafta, özellikle doğu ile batı arasında halen var olan ücret farkı ve sosyal bölünmenin üstesinden gelebilmemiz lazım. Bunun için ücret birleşimi ve çalışma koşullarını benzer hale getirecek bir sürece başlamak gerekiyor.

SC: Programımızda, işçilerin temel haklarına, ücretlerine, çalışma koşullarına saygı duymayan tali işverenlerin ağına düştüklerini gördük. Bu nedenle bu kuralları taşeron işçiler üzerinde gözden geçirmenin yanında, taşeron firmaların sahte işçi göndermediğinden emin olmak için daha fazla kontrol olmalı mı? Bu nasıl yapılabilir?

LC: Kesinlikle. Taşeron sözleşmelerin yüzde 80’i alt firmalar tarafından yapılıyor. Doğrudan şirketlerle yapılmıyor. Avrupa düzeyinde sorunu doğru bir şekilde çözebilecek birkaç görüş var. Bunlardan birisi, daha fazla kontrollerin eklenebileceği sosyal güvenlik düzenlemelerinin gözden geçirilmesiyle ilgili görüş. Öte yandan başkan Juncker’ın Avrupa Parlamentosu önünde yaptığı konuşmada, emek otoritesi adı verilen yaratıcı bir fikir var. Avrupa seviyesindeki emek otoritesi, gerçekte bir çeşit ulus veya sınır ötesi müfettişlik olabilir. Veya en azından bu sayede kontrolleri artırabilecek bir koordinasyon gerçekleşebilir. Ancak yine de her şeyden önce, kontrollerin ve taşeron işçilere eşit ücretlerin ödenmesini sağlama sorumluluğu üye ülkelerin elinde.

SC: Sizce yeni taşeron işçi kanunu 2019 seçimlerine kadar Parlamentodan geçecek mi?

LC: Kuralların değiştirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bu değişiklikler zamanında sonuçlandırılamaz ise AB kurumları ve üye ülkeleri inanılmaz derecede güven kaybına uğrayacak. Son şans 23 Ekim’deki çalışma bakanları konseyi. Anlaşmaya, uzlaşıya orada ulaşılmalı. Orada anlaşma olmazsa, parlamento görev süresinin sonuna kadar revizyon yapmaya zaman bulunamayacak. Bu nedenle, üye ülkelere sorumlu olmaları, anlaşma yapmaları ve uzlaşmaya gitmeleri için yazılar yolluyoruz. Taşeron işçileri siyasi mücadelede pazarlık konusu olarak bir araç olarak kullanmamalarını tavsiye ediyoruz.