Son Dakika

Son Dakika

Okunan haber:

Krino Kafato'nun izinde Trabzon'un 100 yılı: Bizim Krino

‘Bizim Krino’ belgeseli 1850’li yıllarda yolu Kırım’dan geçmiş bir İtalyan generalin dördüncü kuşak torunu Krino Kafato’nun 1924’te Trabzon’un İskenderpaşa mahallesinde başlayan ve geçtiğimiz mayıs ayında Kanada’nın Toronto şehrinde sona eren hayatını anlatıyor.



Bir yandan da bir şehrin göç, ayrılık, hüzün ve sevinçlerin iç içe geçtiği dramatik geçmişinden ipuçları sunuyor.


Yapımcı Murat Başman ve Yönetmen Muhammet Çakıral’ın birlikte hazırladıkları “Bizim Krino”, 1850’lerin ortasındaki Kırım Savaşı’na katıldıktan sonra Türkiye’de yerleşen bir İtalyan generalin torunu Dr. Krino Kafato üzerinden Trabzon’un son 100 yılını anlatıyor.


Belgesel, 1924 Trabzon doğumlu Krino Kafato’nun biyografisinden yola çıkarak bir zamanların Trabzon’unu anlamak isteyenlere birbirinden ilginç tarihi detaylar sunuyor.


Yapımcı Murat Başman, “Bizim Krino” için “100 yıl öncesinin Trabzon’unu, Trabzon mozaiğinde yer alan renkleri ve o renklerin sahiplerinin aidiyet duygusunu anlatmak istedik.


Bu belgeseli çekmek isteyişimin en önemli nedeni, Krino Kafato’nun doğup büyüdüğü topraklar olan Trabzon’dan hiç kopmamasıydı.” diyor ve ekliyor:

“Öyle ki tıp eğitimini tamamladıktan sonra Trabzon’a dönüp hemşerilerine uzun yıllar hizmet veren Krino, muayeneye gelen yoksul hastalardan hiçbir zaman para istemez.

Nitekim dostları onun ardından bu yönünü de hatırlar.

Necdet Ergüney, eczacı: “Dr Krino Kafato… Aziz hemşehrimiz… Aynı mahallede yaşamış olmaktan büyük gurur duyduğum, perşembe günleri herhangi bir belge istemeksizin (fakirlik ilmü haberi vesaire) fakir hastalarını ücretsiz muayene edip, ilaçlarını da tedarik eden, bir tarihlerde tertip edilen Türkiye karmasında kaleye yerleştirilecek kadar iyi bir kaleci olan, Rahmetli Dr Fatma Yaşar halamla hem liseden, hem Tıp Fakültesinden sınıf arkadaşı… (her ikisi de hem lisenin, hem Tıp Fakültesini göz bebekleri). Amcası Mimiko’nun çocukları Karlo ve Katina çocukluk arkadaşlarımız, yengesi Hayganuş hanım mahalle ve aile dostumuz olan… Trabzonlu olmaktan duyduğu gururu her zaman her yerde sık sık dile getiren, Taa Kanadalardan gelerek ikide bir memleketini ziyaret etmeyi ihmal etmeyen, rahmetli Orhan amcamızın (Orhan Hacıalihafız) ve Rıfat ağabeyimizin(Rıfat Dedeoğlu) pek sevgili, can arkadaşı… Dr Kino Kafato uğurlar olsun sana, mekanın cennet olsun…”


Bu yüce insanlık duygusu, onu “Bizim Krino” olarak yıllardır Trabzonlular tarafından hatırlanmasına neden olacaktır.

Hasan Saltık, Fotoğraf Sanatçısı: “Dar merdivenlerinden çıkılan meydandaki muayenehaneyi hayalen anımsıyorum. Belkide ninemle gittiğim ilk doktordu. Seneler sonra Trabzondan görüntüleri ona iletebilmemiz Canada’dan gönderdiği üç adet 8mm. Film kasetini , amatör bilgilerle çekip ona göndermiştik. Bu film çekimini, arkadaşı rahmetli Rifat Dedeoğlu rica etmişti. Sonradan öğrendim ki her evine gelen misafirine, bu fimi göstererek, işte benim memleketim burası dermiş. Bu Trabzon sevdalisina Tanrı katında en iyi mekanı cennet olsun.”


Tabi ki Krino Kafato ayni zamanda bir spor adamıdır. Trabzonspor’un kurucu takımlarının başında gelen İdmanocağı Spor Kulübü’nde başarılı bir kalecilik yaşamı vardır. Uzun yıllar bu kulüpte futbol oynadıktan sonra, tıp eğitimi almak için geldiği İstanbul’da hemşerilerinin yoğunlukta futbol oynadıkları Süleymaniyespor’da da aynı başarıyı gösterir.


Spor aşkı İstanbul’da son bulmaz. Krino Trabzon’a döndüğünde çeşitli spor branşlarında yöneticilik ve idarecilik yapar. Çağdaş donanımlarla idare ettiği kulüpler her zaman iyi ve ahlaklı sporcuların yetişmesine vesile olur.


Centilmen, şık giyimli bu güzel insanın, “Bizim Krino abimiz” olarak dostlarının hafızasında hep iyilikleriyle hatırlanmış.


Yönetmen Muhammet Çakıralp ise “İstedik ki Krino yalnızca kendi kuşağı tarafından sevilip sayılmasın. Gelecek kuşaklara da örnek bir Trabzonlu olarak hep hafızalarda ve yüreklerde yaşasın” şeklinde özetliyor ‘Bizim Krino’ belgeseli ile amaçladıklarını.


Gerçekten de Krino Kafato’daki bu aidiyet duygusu sadece kendisiyle sınırlı kalmamış, eşini, çocuklarını ve hatta torunlarını dahi zaman zaman Trabzon’a getirerek bu kentli olmanın hazzını yaşamalarını istemiştir.


Trabzon ve Kanada’da çekimleri tamamlanan belgeselin ilk gösterimi 9 Kasım 2017 tarihinde Trabzon’da Hamamizade İhsan Bey Kültür Merkezi’nde yapılacak. Film daha sonra 11 Kasım’da İstanbul’da Şişli Belediyesi Cemil Candaş Kültür Merkezi’nde gösterilecek.

Editörün Seçtikleri

Bir sonraki konu
'Nazilerin Saklı Hazineleri' sergileniyor

Cult

'Nazilerin Saklı Hazineleri' sergileniyor