Son Dakika

Son Dakika

Bangladeş'e kaçan Myanmarlı Müslümanların hüzünlü hikayesi

Bangladeş yeni bir Rohingya göç dalgasıyla karşı karşıya.

Okunan haber:

Bangladeş'e kaçan Myanmarlı Müslümanların hüzünlü hikayesi

Metin boyutu Aa Aa

Bangladeş yeni bir Rohingya göç dalgasıyla karşı karşıya. Myanmar’dan gelen binlerce mülteci, Ajumanpara sınır kapısında birkaç gün kaldıktan sonra Bangladeş‘in Güneydoğusunda bulunan Cox Çarşına yakın bölgeye yerleşti. Ağustostaki askeri saldırılardan bu yana, gelenlere 600 binin üzerinde kişi daha eklendi. Euronews ekibi olarak Bangladeş‘ten geçiş izni bekleyenlerle tanıştık ve her birinin anlatacak hikayesi vardı.

Setare Begum de onlardan biri: “Askerler evimize geldiler, önce kendilerinden saklanan babamı aradılar bulamayınca annemi bıçakla öldürdüler, babam geri geldiğinde onu da öldürdüler. Bu sınıra ulaşmam sekiz gün sürdü. Yemeğim bittiği zaman yaprak ve ormanda ne bulabildiysem yedim.”

Gelenlerin birçoğu zor yollarla ve belgesiz olarak kaçmış, ancak belgeleri taşımayı başaranlarda olmuş.Toprak mülkiyetini ve evlilik belgelerini güneş altında kurutan Abdul Rahim ve diğerlerine göre bu belgeler bir gün eve dönmelerinin anahtarı olabilir: “ 22 gün boyunca yoldaydım. Bu süre içinde babam öldü ve ben sınırda üç gün bekledim “

Sivil Toplum Kuruluşları, Naf Nehrinin Burma bölgesindeki toplu girişlere yabancı degillerdi. Kaçanların sınırı aştıklarına emin oldukları anda doktorlarla yardıma geliyor yiyecek ve su getiriyorlar. Ayrıca günde en az bir kere sıcak yemek yemelerini sağlıyorlar.

İsmail Faroque Manik Beslenme Program Yöneticisi Yardımcısı, ACF: “Ağustos ayından bu yana alıştığımız bir göç dalgası yaşanıyor. Bu dördüncü toplu kaçış ve daha önce neredeyse 35 bin kişi buradan girmişti. Buraya ulaştıktan sonra kamplara yerleşebilmeleri için 4 veya 5 gün giriş izni beklemek zorundalar.”

Yürümekte zorluk çeken ve en zayıf, savunmasız mülteciler hemen tahliye edildi. İnsani yardım çalışanları, kurşun yaralarının ve kırık kemiklerin kaygan zeminde uzun süre yürümekten daha kötü hale geldiğini söylüyor.

Kutupalong mülteci kampına doğru giden mültecilerin hepsi bugün, yakın zaman da açılmış ve gittikçe büyüyen Balukhali’ye vardilar.

Yerlesim alanı su anda kalabalık bir şantiye gibi görünüyor.1992 yılında açılmış olan ek binalar sadece kayıtlı mültecilere açık. Bugün itibarıyla geçici kamplar da hesaba katıldığında yaklaşık 460 bin mülteciye barınma imkanı sağlıyor.

AB İnsani Yardımdan Sorumlu Komisyon Üyesi Christos Stylianides, Kutupalang’a ilk ziyaretinin ardından yaptığı açıklamada gördüklerinin kendisini ‘şok’ ettiğini ifade etti: “Myanmar hükümetini insan haklari konusunda konuşmaya ikna etmek zorundayız. Sadece insan hakları yani herkes için temel olan haklar. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres’e katılıyorum, bu durum ancak ‘etnik temizlik’ olarak tanımlanabilir.”

Myanmaraya karşı yaptırım tehditleri ve gittikçe artan sayıdaki katliam raporları, krizin artık siyasi bir çözüme ulaşacağı doğrultusunda umutları artırıyor.

Bütün köy halkı Bangledeş’e doğru kaçıp gittikçe kalabalıklaşan kamplarda kendilerine sığınacak bir yer arayan bu insanların yaşadığı dram sayısal açıdan 1994’deki Ruanda soykırımına benzetilebilir.

Birleşmiş Milletler,mültecilerin Bangladeş‘ten Myanmar’a geri dönmesi durumunda diğer bölgelerdeki kamplarda, hapsedilme veya tutuklanma olabileceği endişesini taşıyor. 23 Kasım’dan itibaren Aid Zone raporumuzu yakından takip edebilirsiniz.