Son Dakika

Son Dakika

Hollanda'da küresel ısınma alarmı

Okunan haber:

Hollanda'da küresel ısınma alarmı

Metin boyutu Aa Aa

Küresel ısınmanın sonuçlarından Avrupa’da en fazla etkilenen ülkelerin başında Hollanda geliyor.

Bazı bölümleri deniz seviyesinin altında bulunan Hollanda, iklim değişikliklerine bağlı olarak sular altında kalma tehlikesi yaşıyor.

Hollanda, denize belirli noktalardan kum pompalanıp, bu kumun, Kuzey Denizindeki akıntılarla açığa taşınması ve var olan adacıkların yükseltilmesiyle tehdidi önlemeye çalışıyor.

Hollanda’da Devlet Su İşleri (DSİ) uzmanı Harold van Waveren, kum pompalarıyla ilgili şunları söyledi: “Küresel ısınma kuşkusuz Hollanda için bir tehdit. Biz deniz seviyesinin yüzde 40 altında olduğumuz için denizin yükselmesi bizim için tehlikeli. Biz ülkemizi sadece kazarak veya koruyucu bariyerler inşa etmek gibi yapay önlemlerle değil, kum gibi doğal malzeme kullanarak koruma çalışıyoruz.”

Küresel ısınmanın olumsuz etkisi şiddetli fırtınalar ve sel ülkeyi tehdit ediyor. Yine su taşkınlarına karşı Veessen kentinde tarım yapılan havzanın etrafında özel setler inşa edildi.

Su seviyesi normal olduğu zaman bu sel yatağı, tarım arazisi gibi kullanılabiliyor ve alanın etrafında inşa edilen setlerin kapakçıkları açılarak sulama yapılabiliyor. Su taşkını kontrol edilemediğinde, bu yaratılan vadinin içine tamamen su bırakılarak, kara parçası adeta bir adaya dönüşüyor. Köprüler sayesinde ise adanın dış bağlantısı sağlanıyor.

Proje mimarı Kristian Koreman, bu konuda şu görüşleri dile getirdi: “Bizim su akışını kabul etmemiz ve iyi yönetmemiz gerekiyor. Su ile yaşamayı bilmemiz şart. Onun için bu projeyi geliştirdik. Olabilecek doğal değişikliklere hazırlık yaparak ve uyum sağlayarak bunu gerçekleştiriyoruz.”

Hollanda’nın küresel ısınma ile sorunları, sadece su taşkınları değil. Bu ülke dünyanın önemli doğal gaz üreticisi. Kömürden daha temiz olarak düşünüldüğünde, kullanımı Brüksel tarafından teşvik bile edildi. Ancak uzmanlar, doğal gazın, kısa dönemde küresel ısınmaya olumsuz etkisinin üç misli daha fazla olacağını belirtiyor ve 2035 yılına kadar bu kaynağa son verilmemesi halinde Paris anlaşmasının hedeflerine ulaşılamayacağı konusunda uyarıda bulunuyorlar.