Son Dakika

Son Dakika

AB Göç Komiseri Avramapoulos: Yeni Dublin Sözleşmesi daha adil olmalı

Okunan haber:

AB Göç Komiseri Avramapoulos: Yeni Dublin Sözleşmesi daha adil olmalı

AB Göç Komiseri Avramapoulos: Yeni Dublin Sözleşmesi daha adil olmalı
Metin boyutu Aa Aa

Avrupa Birliği üyesi ülkelerin sığınma başvurularında nasıl bir yöntem izleyeceklerini belirleyen ve son hali 2013 yılında oluşturulan Dublin Sözleşmesi mülteci krizi sırasında askıya alınmış daha sonra yeniden uygulanması için revize edilmek üzere AB içerisinde görüşmeler başlamıştı.

Avusturya'nın 2018'in ikinci yarısında AB dönem başkanlığını alacak olması ve ikttidara gelen koalisyonun da göçmenler konusunda son derece sert politikalara sahip olması neticesinde gözler Brüksel'in göçmen kotaları ve yerleştirme mekanizmaları konusunda atacağı adımlara çevrildi.

Avrupa Komisyonu'nun Göçten sorumlu Komiseri Dimitris Avramapoulos Euronews muhabiri Efi Koutsokosta'nın sorularını yanıtladı:

Avusturya şimdi yeni bir hükümete sahip ve bu hükümette de aşırı-sağ bir parti mevcut. Bununla ilgili endişe leriniz var mı?

"Avusturya sonderece demokratik ve AB taraftarı bir ülkedir. Bu koalisyonun Avusturya'nın AB eksenini değiştireceğini sanmıyorum. Elbette bu tip koalisyonlar olduğunda koalisyonu oluşturan taraflar arasında belli bir güç çekişmesi de yaşanır. Kim kime hangi alanlarda galip gelecek cinsinden. Tüm bunlara karşın Avusturya demokrasisinin üzerinde kurulduğu değerler son derece dayanıklıdır diyebiliriz."

Konsey Başkan'ı Tusk ve Avusturya Başbakanı Kurz'un zorunlu göçmen kotaları konusunda söyledikleri birbirine yakın. Bu tam da sizin konunuz. Avusturya'nın yakın zamanda AB dönem başkanlığını alacağını düşünürsek bu ne anlama geliyor?

"Avrupa'da hiç kimse hiçbir zaman kotalardan söz etmedi. Bu 'kota' sözcüğü bizim sözlüğümüzde yok. Bu sadece gazetelerde yazıldı. Üç yıl önce oybirliği ile Lüksemburg'da varılan karar şuydu: Hep birlikte ileri doğru hareket edeceğiz ve bir yeniden yerleştirme mekanizması oluşturacağız. Tabi kısa sürede üç üyenin bu konudaki gönülsüz oldukların farkettik. Onlar alternatif yollar önerdiler ancak bu öneriler kabul edilmedi. Dayanışma dediğiniz şey 'a la carte' (seçmece) olmaz."

Ancak şimdi baktığımızda Avusturya dönem başkanlığı öncesi üye ülkelerin Dublin anlaşması ve kotalar üzerinde uzlaşmak için altı aylık bir süresi olduğu görünüyor. Siz doğu ile batı arasında bu denli fikir ayrılıkları olduğu bir dönemde nasıl uzlaşma sağlanacağını düşünüyorsunuz?

"Yeni bir Dublin anlaşması daha adilane ve daha dengeli olmalı ki meselenin yükü İtalya, Yunanistan, İspanya ve hatta Bulgaristan gibi sınırda mücadele veren ülkelere kalmasın. Onlar yük paylaşımı diyebilir, ben sorumluluk paylaşımı ifadesini kullanıyorum."

Bu yeni Dublin sürecine yaptırım maddeleri eklenecek mi? Sorumluluklarını yerine getirmeyenler ne olacak?

"Tüm üyelerce işin sonunda varılan ve kabul edilen bir anlaşma ile zaten uygulama da zorunlu hale gelir."

Yaptırım meselesine dönmek istiyorum. Çünkü bazı üye devletlerden bu konuda 250 bin Euro gibi para cezası önerileri geldi. Bu tip şeyler var mı gündemde?

"Bu tip öneriler geldi ve gitti. Bu tip şeyler konuşmuyoruz çünkü ciddi olmamız lazım. Karşı karşıya olduğumuz mesele parasını ödeyip halledebileceğimiz bir mesele değil. Avrupa şu an 60 yıl önce varılan tarihi bir antlaşma sonucu var ve anlaşmalar var olduğu sürece de Avrupa ortak bir kaderle var olmaya devam edecek. Göç meselesi kendi parti politikalarımızı hatta ve hatta kendi ülke çıkarlarımızı bir kenara bırakıp kıta ailesi olarak ortak sorumluluklarımıza odaklanmamızı gerektiren bir mesele."