Son Dakika

Son Dakika

Ümit Özdağ: 'Hedef demokratik parlamenter düzene dönmek'

Okunan haber:

Ümit Özdağ: 'Hedef demokratik parlamenter düzene dönmek'

Metin boyutu Aa Aa

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) 'den ayrılan isimler tarafından tartışmalı bir sürecin ardından kurulan İyi Parti Türk siyasetinin 87'inci partisi oldu. Kısa süre önce kurulmasına rağmen partinin adının en fazla oy alabilecek ilk üç parti arasında yer alması dikkat çekiyor. Uzun zamandır ciddi bir muhalefet boşluğu bulunduğu tartışmalarının yaşandığı Türkiye’de İyi Parti’nin siyasi dengeleri değiştirme iddiası var. Genel Başkan Yardımcısı Ümit Özdağ partisinin izleyeceği politikaların detaylarını Euronews'e değerlendirdi.

Euronews:

"Sayın Özdağ parti olarak hedefiniz nedir? İktidar partisi olmaya ne kadar yakınsınız?"

Ümit Özdağ:

"Biz genç bir partiyiz. Yurt çapında hızlı bir örgütlenme gerçekleştirdik. Şu ana kadar sayın genel başkan ve divan üyelerinin büyük bölümü 25 ili ziyaret etti. Kısa sürede bu 50'ye çıkacak. Bu, Türkiye'de hiçbir partinin gösterdiği dinamizme benzemiyor. Büyük bir taban baskısıyla İyi Parti'yi yukarı doğru itiyor. İyi Parti anayasanın olmadığı, kuvvetler ayrılığının olmadığı bir ülkede, otoriter tek adam yönetiminin olduğu bir ülkede o yönetimi sona erdirmek ve parlamenter demokratik düzeni tekrar yerleştirmek amacıyla kuruldu. Bunun zorluklarını da ciddi şekilde yaşıyor. Bizim hedefimiz yapılacak ilk genel seçimde yüzde 50'nin üzerinde, ciddi anlamda üzerinde oy alarak Türkiye'yi tekrar demokratik parlamenter düzene döndürmek olacak.

Şu anda anketlerde gösteriyor ki İyi Parti'nin kurulmasıyla birlikte bütün siyasal tablo alt üst olmuş durumda. Artık Erdoğan'ın tek başına kazanması mümkün değil. Zaten Erdoğan da ittifak arayışları içerisinde. Bu ittifakın ilk adımı dün Bahçeli'nin açıklamasıyla atıldı. Erdoğan da büyük sevinçle Bahçeli'yi sarayına davet etti. Sanıyorum sarayda yeni ittifak görüşmesi yapılacak. Biz çok net pozisyonu temsil ediyoruz. Seçimlere tek başımıza gireceğiz. Muhakkak sonuç alacak çalışma temposunu oluşturacağız. Seçim güvenliğini de ciddi şekilde sağlamamız gerekiyor. Sadece oy almaya çalışmıyoruz aldığımız oyları muhafaza etmeye çalışıyoruz.

Euronews:

"Partinin Kurucular Kurulu'nda merkez sağ, muhafazakar ve milliyetçi kanattan isimler dikkat çekiyor. Ancak Türkiye'de bütün kesimlere hitap etmediğiniz eleştirisi var. Seçmeniniz kim olacak? Örneğin Kürt seçmenlerden oy alacak mısınız?"

Ümit Özdağ:

"Bu hiç doğru değil. Partimizde Cumhuriyet Halk Partisi'nden hatta daha soldan isimler var. Biz insanlara şunu söyledik. Söylemeye devam ediyoruz. Gömleğinizi çıkartmanıza gerek yok. Onun üzerine vatanseverlik ceketini giyerek İyi Parti'ye gelin. Bugün için Türkiye'nin dayattığı şartlar aramızdaki farklı konulardaki görüş ayrılıklarına odaklanmamamızı ama daha büyük konularda birleşmemiz gerektiğini gösteriyor ve biz de öyle yaparak yola çıktık. Biz milli merkezi temsil ediyoruz. Merkez sağda yada merkez solda değiliz. Merkez sağ ve merkez solu kapsayan bir milli merkez hareketi, partisiyiz.

Güneydoğu Anadolu'dan oy alacak mıyız? Göreceksiniz, şaşıracaksınız. Anketler de bunu gösteriyor. Zaten genel başkan Güneydoğu Anadolu'ya gittiği her seferinde çok ciddi sıcaklıkla karşılanıyor. Soruyorlar, ne diyorsunuz Güneydoğu Anadolu'da? Bugün Edirne'de de Türkiye'nin en batısında da anayasa yok, demokrasi yok, hukuk devleti yok. Diyarbakır'da Şırnak'ta da yok. O yüzden biz Güneydoğu Anadolu'ya gittiğimiz zaman seçmen bize anayasayı soruyor, demokrasiyi soruyor, hukuk devletini soruyor. Aynı şeyi Edirne'de İstanbul'da İzmir'de Ankara'da soruyor."

Euronews:

"Türkiye demokratik devlet değil diyorsunuz. Neden değil? Gerekçeleriniz neler?"

Ümit Özdağ:

"Erdoğan tek parti ve tek adam üzerine kurgu yaptı. 16 Nisan'da yapılan kirli bir referandum sonrasında, sonuçları çok şüpheli olan referandum sonrasında anayasa fiilen askıya alındı. Diledikleri gibi hareket ediyorlar. Türkiye'de bir anayasa mahkemesi bile yok. Parlamento devre dışı bırakılmış durumda. Kanun hükmünde kararnamelerle Türkiye bir kişi tarafından, tam anlamıyla onun keyfine göre yönetiliyor. Bakanlar kendi konularıyla ilgili Erdoğan'ın hangi kararı aldığını sonradan öğreniyor. Kuvvetler ayrılığı olmazsa bir ülkede anayasa olmaz. Kuvvetler ayrılığı da yok."

Euronews:

"Son dönemde Avrupa Birliği ile krizler yaşandı, ilişkiler kopma noktasına geldi. Sizin Brüksel politikanız ne olacak? Partiniz Avrupa’da yakından takip ediliyor."

Ümit Özdağ:

"Biz Avrupa Birliği'nin Türkiye politikasını ne yazıkki ikircikli görüyoruz. Türkiye'de demokratikleşmeye herhangi bir katkısının olmadığını düşünüyoruz.

Bu konuda önümüzdeki günlerde daha kapsamlı bir açıklama yapacağız.

Biz Avrupa Birliği ile yeni bir ilişki modelinin oluşturulmasının zamanının geldiğine inanıyoruz. Artık her iki taraf da tam üyeliğin olmayacağını biliyor. Birbirimize daha fazla yalan söylemenin daha fazla hayal kırıklığı yaratmanın anlamı yok. Ama Türkiye Avrupa Birliği için değerli, Avrupa Birliği Türkiye için değerli. O zaman gerçekleşmeyecek hedefler peşinde koşmaktansa önce bir duralım. İyi Parti iktidara geldiği zaman Avrupa'daki ortaklarını davet edecek. Bir durum tespiti yapacağız. Gerçekçi olalım diyeceğiz. Siz bize yalan söylemeyin, biz size yalan söylemeyelim. Birbirimize ihtiyacımız var ama bunun tam üyelik modelinde gerçekleşmesinin mümkün olmadığı gözüküyor, o zaman yeni bir model üzerine konuşalım, anlaşalım ve yolumuza öyle devam edelim."

Euronews:

"Türkiye yüzünü Doğu'ya mı dönecek?"

Ümit Özdağ:

"Dünyanın siklet merkezi ekonomik anlamda bir okyanustan öbür okyanusa kayıyor. Amerika Birleşik Devletleri içindeki yatırımlar bile China Amerika konsepti şeklinde ülkenin bir kanadından öbür kanadına akarken, Asya Pasifik bölgesi yükselen bir güçken Türkiye'de ekonomik olarak bu bölgeye ilgisiz kalamaz. Tüm Avrupa Birliği ülkeleri olduğu gibi Türkiye'de bu bölgeye büyük ilgi gösterecek. Biz Türkiye'nin yüzünü sağa dönmesi dola dönmesi şeklinde değil, Avrupa Birliği ile sağlıklı ilişkiler çerçevesinde meselenin değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Türkiye bütün milli menfaatlerini gerçekleştirmek anlamında dış politikasını şekillendirmekte özgürdür.

Euronews:

"Türkiye’de silahlanma süreci var, kamplar kuruluyor diyorsunuz. Kanıtlanızı paylaşır mısınız?"

Ümit Özdağ:

"Yeri ve zamanı geldiği zaman paylaşacağız. Bu konunun hukuk tarafından incelenmesi gerektiğini düşündük. Sayın Genel Başkanımız Meral Akşener bir açıklama yaptı. Bunun üzerine savcılar da harekete geçtiler. Şu anda ilerleyen bir tatbikat var ve bunu memnuniyetle izliyoruz. Hükumetin bunun önüne geçmemesini arzu ediyoruz.

Euronews:

"İddialar doğruysa bu silahlanmayla ne amaçlanıyor?"

Ümit Özdağ:

"Ciddi endişelerimiz var. Biz şiddet tekelinin meşru devlet tekelinde kalması gerektiğine inanıyoruz. Türkiye'de demokrasiyi ve milli menfaatleri savunması gereken güçler anayasa çerçevesinde tanımlanmış güçlerdir. Türk Silahlı Kuvvetleri'dir, Türk Jandarma Teşkilatı'dır, Türk Polis Teşkilatı ve Türk İstihbarat Teşkilatı'dır. Bunun dışında devlet şiddet tekelini paylaşmaz, paylaşırsa zaten devlet olma vasfı ortadan kalkar. Türkiye Ortadoğu'daki milis yapıların çıktığı ülkelere asla benzememeli.

Euronews:

"15 Temmuz darbe girişiminden sonra 50 bin kişi cezaevine gönderildi, 150 bin kişinin işine son verildi. Bu noktada sizin politikanız ne olacak?"

Ümit Özdağ:

"Türkiye'nin FETÖ ile mücadelesinin hukuk devleti konsepti içerisinde olması gerektiğini, bir intikam eylemi içerisinde olmaması gerektiğine inanıyoruz. Hukuk devleti içerisinde sadece FETÖ değil, PKK ve IŞİD gibi güçlerle mücadele edilmesi gerektiğine inanıyoruz. Biz öyle yapacağız. O yüzden AKP'nin uyguladığı tutarsız ve intikam operasyonlarına dönüşmüş operasyonlardan daha uzun vadeli, stratejik, Türkiye için tehdit olan noktaları ortadan kaldırıp tasfiye edecek ve hukukun üstünlüğü sağlayacak bir anti terörizm konsepti geliştireceğiz."