Son Dakika

Son Dakika

Tecavüzle suçlanan ünlü İslam düşünürü Tarık Ramazan’ın hikayesi

Okunan haber:

Tecavüzle suçlanan ünlü İslam düşünürü Tarık Ramazan’ın hikayesi

Metin boyutu Aa Aa

Yıllardır Batı’da referans gösterilen İslam düşünürlerinden ilahiyat profesörü Tarık Ramazan şimdi tecavüz suçlamasıyla demir parmaklıklar arkasında.

Son dönemde Fransız üniversitelerinde konuşması yasaklanan ve medyada kendisine gayriresmi olarak ambargo konan Tarık Ramazan hakkında iki kadının polise ‘tecavüz’ şikayetinde bulunması profesörle ilgili süreci yeni bir noktaya taşıdı.

Oxford Üniversitesi öğretim üyesininin kaderi nasıl bir anda değişti ?

Müslümanlara evlilik dışı cinsel ilişkiden uzak durmaları gerektiği yönünde ikazlarda bulunan Ramazan bugün "suç işleyen cinsel sapık" olmakla itham ediliyor. İsviçre'de, Ramazan’dan ders alan reşit olmayan iki liseli genç kızın, hocalarının kendilerine cinsel ilişki teklifinde bulunduğu gibi iddialar da gündemde.

Günden güne büyüyen ve yankı uyandıran bu suçlamalar karşında İngiltere'nin köklü Oxford Üniversitesi, Tarık Ramazan ile 'karşılıklı anlaşarak' yollarını ayırma kararı aldı.

Son olarak Paris Başsavcılığı, hakkındaki "tecavüz" iddiaları nedeniyle iki gündür göz altında bulunan Ramazan’ın tutuklu yargılanmasını talep etti. Savunmasını hazırlamak için ek süre isteyen Ramazan, sulh ceza hakimi karşısına çıkana kadar tutuklu kalacak. Zor ve kompleks bir dosya olması sebebiyle, Fransa’da güçlü yetkilerle donatılmış üç soruşturma hakimi davayla görevlendirildi.

'Weinstein davasından cesaret aldım'

Ramazan’ı ilk defa hedef alan isim Henda Ayari, bir Fransız kanalına verdiği demeçte ilahiyat profesörünün 2012’de Paris’te bir otelde kendisine "tecavüz" ettiğini iddia etti.

Ayari, Oscar ödüllü Amerikalı yapımcı Harvey Weinstein'in 30 yıl içinde onlarca kadına cinsel tacizde bulunduğu yolundaki iddiaların ardından, birçok kadının geçmişte uğradıkları saldırılar konusunda sessizliklerini bozmasının kendisini cesaretlendirdiğini söyledi.

Ayari’nin ardından adı açıklanmayan ve sonradan Müslüman olduğu belirtilen başka bir kadın da, Ramazan’ın 2009’da Lyon’da bir otelde kendisine "şiddet uygulayarak tecavüz" ettiğini ileri sürdü.

Her iki kadınının suçlamalarını dikkate alan Rouen ve Paris polisinin şikayet dilekçelerini adli makamlara iletmesi sonucu Paris’te soruşturma başlatıldı. Ramazan, her iki kadının iddiasını da reddetmiş ve bu kadınlara iftira davası açacağını duyurmuştu.

Tecavüze uğradığını iddia eden kadınla yüzleştirildi

Tarık Ramazan gözaltı sırasında 'mağdur kadınlardan' biriyle yüzleştirildi. Fransız gazetesi Le Monde'un haberine göre, Ramazan'nın 48 saatlik gözaltı sırasında, Fransız basınının "Christelle" diye adlandırdığı şikayetçilerden biriyle üç saat boyunca yüzleştirildi, bu noktada hiçbir detayın kaçırılmaması için ikisinin de ifadeleri beraber alındı.

Christelle, ifadesinde 2009 yılında yaşandığını iddia ettiği olaya ilgili ilginç detaylar anlattı. Ramazan ise hakkındaki suçlamaları reddederek ifade tutanağını imzalamayı reddetti.

Skype'tan geçici nikah kıydı iddiası

45 yaşındaki Christelle, sonradan Müslüman olduğunu ve İslam dinini ayrıtılarıyla öğrenmek için Aralık 2008'den bu yana ilahiyat profesörü Ramazan ile yazışarak irtibatta kaldığını ifade etti.

Christelle, yaklaşık bir yıldır tanıştığı Ramazan ile ilk defa Ekim 2009'da Fransa'nın Lyon kentinde görüştüklerini söyledi. Ramazan, iddia makamının ifadesini bu kısmına kadar kabul etti.

Christelle, ünlü İslamolog ile olan ilişkilerinin giderek derinleştiğini, bu arada eşinden ayrılan Ramazan’ın kendisine dini nikah kıyma sözü verdiğini ve daha sonra Skype’den aralarında geçici bir nikahın kıyıldığını ileri sürdü. Christelle Ramazan'ın kendisine, "İslami birikiminin nikah kıyma yetkisini verdiğini ileri sürdüğünü" anlattı.

Hilton Otel'indeki ilk buluşma

İlk kez Fransa'nın Lyon kentindeki Hilton Otel’inin barında bir araya geldiklerini ifade eden Christelle, polislere şöyle konuştu: "Görüştükten hemen sonra, Tarık bana burada kalmamız sakıncalı, ben bilinen biriyim, herkes bizi izliyor. Üstelik vereceğim konferansa hazırlanmam gerekiyor diyerek beni otel odasına davet etti, ben de ona o kadar güveniyordum ki, çok saf bir şekilde onu takip ettim."

Şikayetçi olan kadın, odaya daha ilk adımlarını atar atmaz, ünlü profesörün yüz ifadesinin değiştiğini ve agresifleştiğini açıkladı. Christelle, bu "zor ve iç karartıcı anısını" daha önce Vanity Fair dergisine verdiği demecinde söyle anlatmıştı: "Tarık'ın gözü dönmüşcesine bana baktığını fark ettim. Gerçekten dehşet verici bir bakışı vardı. Çenesini sert bir şekilde sıkmış ve dişlerini gıcırtıyordu, adeta saldırgan ve korkunç bir hale bürünmüştü."

Polislerin dikkatini çeken yara izi

Christelle polislere verdiği ifadesinde, Tarık Ramazan’nın kendisine şiddet uygulayarak tecavüz ettiğini iddia etti. Şikayetinde "şok etkisi yaratan detaylar" veren kadın ifadesine söyle devam etti :

"Sesimi çıkardığımda bana tokat atmaya başladı, göğüslerimi ve karnımı yumrukladı, daha sonra da sodomi yapmaya zorladı, karşı çıktığımda ise beni yeniden yumrukladı ve tehditler savurdu. Beni saçımdan yakalayarak odanın dört bir yanında sürekledi ve banyoda üzerime idrarını yaptı, yine ahlak dışı muamelelerde bulundu."

Tarık Ramazan, söz konusu iddialara tepki göstererek hakkındaki tecavüz ve şiddet suçlamalarının hepsini reddetti. İsviçreli öğretim görevlisi, Christelle ile sadece 10 dakika görüştüğünü ve aralarında hiçbir cinsel münasebetin yaşanmadığını belirtti.

Fakat Christelle’in profesörün vücudunda bulunan küçük yara izinden söz etmesi yargıçların dikkatini çekti. Ramazan o yaranın olduğunu kabul etse de kendisini tecavüz ile suçlayan kadının bunu nasıl bildiği konusunda hiç bir açıklamada bulunmadı.

Tarık Ramazan ciddi itibar kaybı yaşıyor

Eskiden camilerde vaizlik yapan ve yüzlerce dini içerlikli konferansalar veren Tarık Ramazan, bugün başta Avrupa olmak üzere dünya genelinde ciddi bir itibar kaybı yaşıyor.

Edwy Plenel'in yönettiği Mediapart gazetesi, "Yasalara göre suçluluğu ispat edilene kadar kimsenin hükümlü sıfatıyla değerlendirilemeyeceğini" ifade eden temel hukuk doktrini olan ‘masumiyet karinesine atıfta bulunan bir yazı yayınladı. Eleştirilerin belli sınırlar içinde kalması gerektiğine dikkat çeken gazete, "Hakkındaki suçlamalar her ne kadar ciddi ve dehşet verici olsa da, Fransa hukukunda Tarık Ramazan 'şiddet ve tecavüz suçundan' hüküm giymemiştir ve herkes gibi hukukun en temel prensiplerinden biri olan masumiyet karinesi hakkına sahiptir" ifadelerine yer verdi.

Yıllardır Tarık Ramazan’ın iki yüzlü olduğu kınıyordum. Sözde entelektüelin hakkında ki gerçeklerin ortaya çıkmasının zamanı gelmişti.

Eski Fransa Başbakanı Manuel Valls, yakın dostum diye hitap ettiği IMF'in eski Başkanı Dominique Strauss Kahn'nın New York'ta bir otel personeline tecavüz edildiğine yönelik iddiaları çok sert bir dille eleştirmiş ve her defasında masumiyet karinesi kuralını hatırlatmıştı. Ancak Valls, bugün Ramazan hakkındaki iddiaların ortaya çıkmasıyla "iki yüzlü olmakla suçladığı" profesörü adeta mahkum ediyordu.

Uzun yıllardan beri, Tarık Ramazan’ın Fransız üniversitelerde konuşması yasaklanıyordu ve halka açık konferanslara katılması defalarca devlet yetkilileri tarafından reddedilmişti. Hatta Bordeaux Belediye Başkanı Alain Juppe, Ramazan'ın kendi şehrinde konferans vermemesi için bir hayli uğraş göstermişti.

Fransa ve Avrupa’da Müslümanlar ve İslam konusunda hararetli tartışmaların yaşandığı dönemde, bu alanlarda uzman olan Ramazan’a görüşlerini yayın organlarında dile getirebilmesi kısıtlandı.

Batılı Müslüman nüfus bu konuda fikir ayrılığı yaşıyor

Ünlü entelektüelin takipçileri ve sevenleri ise, şaşkınlıkla takip ettikleri davada ikiye bölünmüş durumda. İmza attığı onlarca eserinden etkilenen, özellikle Avrupa'daki genç Müslüman nüfusunun önemli bir kısmı, “karıncaya dahil zarar veremeyecek” olan ilahiyat profesörünün böyle bir suça yeltenemeyeceğini ve kendisine "çirkin bir tuzak" kurulduğunu iddia ediyor. Ramazan’ın şiddetli bir karalama kampanyasının mağduru olduğunu da düşünüyor.

Benim için en zoru şikayette bulunmaktı, her gün hakarete uğradım ve ölümle tehdit edildim. Bundan sonrası için yorumda bulunmayacağim, yargıya güvenim tam.

Ünlü ilahiyatçı hakkında ilk suç duyurusunda bulunan Henda Ayari, televizyon ve gazetelerde Ramazan ile yaşadığı ilişkileri anlatması ve tecavüz iddiasında bulunmasıyla, sosyal medya üzerinde yoğun bir şekilde hakaret ve tehdit mesajları aldı. Eskiden aşırı islamcı selefilere yakın olduğu söyleyen Ayari, Ramazan hayranlarının üzerinde uyguladığı baskıdan dolayı profesör ile yüzleşmeyi reddetiğini ifade etti.

Tarık Ramazan’ı destekleyen trollere şunu anlatmak lazım. Yıllardır Müslümanlara ahlak ve din dersi veren Ramazan’ın aslında riyakar ve yalancı biri olduğu ortaya çıktı.

Öte yandan, yargı sürecini bekleyen ve gerçeklerin ortaya çıkmasını arzulayan önemli bir kitle bulunuyor. Tarık Ramazan davasının gelecek aylarda Avrupa basınını daha çok meşgul etmesi bekleniyor. Yenilikçi İslamcı görüşleriyle tanınan Profesör Tarık Ramazan, hakkında açılan davadan aklanarak çıksa dahi, kimlik arayışında olan batılı Müslüman kitlesindeki itibarını kaybetme ihtimali yüksek görünüyor.