Son Dakika

Son Dakika

Meriç Nehri iki Türk aileyi yuttu

Okunan haber:

Meriç Nehri iki Türk aileyi yuttu

Metin boyutu Aa Aa

Meriç Nehri yeni bir "Maden ailesi" dramına sahne oldu. Salı günü kaçak yollarla Yunanistan'a geçmek isteyen 8 kişi botlarının alabora olması üzerine Meriç'in soğuk sularına kapıldı. Yardım çağrıları üzerine bölgeye giden AFAD ekipleri bir kadın ve iki çocuğun cesetlerine ulaştı. Kayıp olduğu belirtilen 5 kişiden sadece birinin Yunanistan tarafında karaya çıktığı öğrenildi. Alabora olan bottan kurtulan ve yüzerek Yunanistan tarafına geçen kişinin isminin Fatih Yaşar olduğu belirtildi.

Yunanistan'da mülteci kampına götürülen Fatih Yaşar'a avukatı üzerinden ulaştık. Yaşar trajik olayı şu şekilde aktardı:

"Bot hepimizi taşıyacak kadar büyük değildi. İki seferde geçmek için ısrar ettik ama dinlemediler. Su seviyesi çok yüksekti, bot sürekli dönüyordu, önce bir agaç dalına çarptık ve savrulduk, ardından ikinci bir dala daha çarpınca bot alabora oldu. Su o kadar soğuktu ki kimseden ses çıkmadı. Devrildiğimizde hiç ses duymadım. Ben de ölüyorum diye düşündüm ama elime bir dal parçası ilişti. Kendimi kıyıya zor attım. Yaklaşık 5 saat ıslak elbise ile dolandım. Bütün eşyalarım ve telefonum gitmişti zaten. Sonra bir Yunan askeri buldum."

Evlerini terk etmek zorunda kalarak bu tehlikeli yolculuğu göze alanların kimlikleri kısa sürede tespit edildi

AFAD ekiplerinin bulduğu cesetlerin üzerinde Ayşe Abdurrezzak (37) ile iki çoğuğu Halil Münir (3) ve Abdülkadir Enes'e (11) ait kimlikler çıkmıştı. Abdurrezzak ailesinin arkadaşlarından edindiğimiz bilgilere göre baba Uğur Abdurrezzak'ın (39) da aynı botta bulunduğu kaydedildi. Botta Abdurrezzak ailesine Fahrettin Doğan (30) ve Aslı Doğan (28) çiftiyle çocukları İbrahim Selim Doğan (2.5) eşlik ediyordu. Doğan ailesinden de tıpkı Uğur Abdurrezzak gibi, henüz haber alınamıyor. Bulunan iki çocuk cesedinin Abdülkadir Enes Abdurrezzak ile İbrahim Selim Doğan'a ait olduğu sanılıyor.

İnsan kaçakçılığı suçlamasıyla jandarma tarafından gözaltına alınan Pakistan uyruklu 3 kişiden ikisinin tutuklandığı bildirildi.

Abdurrezzak ve Doğan ailelerini Meriç kıyısında insan kaçakçılarıyla buluşturan süreç Maden ailesininkine oldukça benziyor

Uğur Abdurrezzak İngilizce öğretmeni, eşi Ayşe Abdurezzak ise Türkçe öğretmeniydi. Her ikisi de Gülen Cemaati mensubu oldukları gerekçesiyle KHK ile mesleklerinden ihraç edildi. İşini kaybettikten yaklaşı 6 ay sonra "FETÖ üyeliği" suçlamasıyla gözaltına alınan baba Uğur Abdurrezzak İzmit Kandıra Cezaevin'nde 11 ay tutuklu kaldı. Ocak ayında tahliye olan ve tutuksuz yargılanan Uğur Abdurrezak'ın tıpkı eşi gibi KHK ile ihraç olduğu için iş bulmakta zorlandığı kaydedildi.

Euronews'in ulaştığı Ayşe Abdurrezzak'ın üniversiteden bir arkadaşı (isminin gizli tutulmasını talep etti) ailenin yaşadığı zorlu süreci anlattı.

Marmara Üniversitesi Edebiyat Fakültesi mezunu olan Ayşe öğretmen, mesleğine adım atmadan önce aynı fakültede mastır yaptı. 2009'da Milli Eğitim'de göreve başlayan Ayşe Abdürrezzak, bir süre eşinin müdür yardımcılığı görevinde bulunduğu Pendik Velibaba Kız Teknik Ve Meslek Lisesi'nde çalıştı.

Eylül 2015'te eşiyle bilikte tayini Kocaeli Kartepe'ye çıktı. Abdürrezzak çiftinin yargı süreci bu aşamada başladı. Her ikisi de 'Bylock' kullandıkları gerekçesiyle gözatlına alındı. Ayşe öğretmen tutuksuz yargılanırken, Uğur Abdurrezzak tutuklandı. KHK ile görevlerinden atılan çift maddi imkansızlıklardan dolayı avukat tutamadı.

Ayşe Abdurrezzak, eşinin tutuklu bulunduğu dönemde geçimini sağlamak için sosyal medya üzerinden eşarp ve çanta satmaya başladı. 

Üniversite arkadaşına göre, Ayşe öğretmen bu süreçte kendi ailesinden yeterli desteği göremedi. Uğur Abdurrezzak'ın ailesinin ise mali imkanları son derece kısıtlıydı.

Uğur Abdurrezzak 11 ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye oldu ancak avukatsız girdikleri davalarda sona gelinmişti. Nisan ayında çiftin karar duruşması vardı. Benzer durumda olan arkadaşlarının tekrar tutuklandıklarına şahit olan çift Türkiye'den ayrılma kararı aldı. Ancak KHK ile ihraç edilen öğretmen çiftin yasal yollarla yurt dışına çıkması mümkün değildi.

Aynı botta yer alan Fahrettin - Aslı Doğan çiftinin durumu da farklı değildi. Euronews'e konuşan Aslı Doğan'ın arkadaşı N. C., çiftin daha önce Afyon ve Bolu'da Gülen Cemaati ile bağlantılı eğitim kurumlarında çalıştıkları için baskı gördüklerini belirtti. Fahrettin Doğan Denizli Pamukkale Üniversitesi biyoloji, Aslı Doğan ise aynı üniversitenin kimya bölümünden mezun.

Fahrettin - Aslı Doğan'ın akrabalarına ait sosyal medya hesaplarında sadece genç çiftin 2.5 yaşındaki çocukları İbrahim Selim Doğan'a ait fotoğraf ve taziye mesajları dikkat çekiyor. Aynı trajik olayda can veren İbrahim Selim'in ebeynlerine ait herhangi bir mesaj bulunmuyor. 

Fahrettin ve Aslı Doğan ile çocukları İbrahim Selim

Geçtiğimiz yıl Kasım ayında 5 kişilik Maden ailesi Yunanistan’ın Midilli adasına geçmeye çalışırken teknelerinin batması sonucu yaşamını yitirmişti.

Edirne Cumhuriyet Başsavcısı Muhammet Savran bot faciasından aileleri sorumlu tuttu

Basın toplantısında gazetecilerin konuyla ilgili sorularını yanıtlayan Savran, "Ayşe isimli bayan İzmit’te FETÖ’den hakkında işlem yapılan ve adli kontrolle serbest bırakılan bir bayan. Bunun eşi de aynı şekilde. Tutuklanmış, tahliye edilmiş. Bylock’tan ceza almaları yüksek olduğu için gayri yasal bir şekilde kaçmak istemişler. Kadın ve 10 yaşındaki oğlu öldü. Bir de ölü bir çocuk bulundu. Ölen çocuklar anne ve babalarının sorumluluklarında. Kimse bunu kimseye fatura etmesin. Bu çocukları kimse oraya götürüp atmadı. Devlete bir şekilde inanmaları, sığınmaları gerekiyor. Bu kaçış nereye kadar. Yapılan yanlışı anlamaları, etkin pişmanlıkla ilgili hükmü okuyup anlamaları gerekiyor" şeklinde konuştu.