Son Dakika

Son Dakika

Thorning-Schmidt: Uluslararası toplum Suriye halkı adına başarısız oldu

Okunan haber:

Thorning-Schmidt: Uluslararası toplum Suriye halkı adına başarısız oldu

Metin boyutu Aa Aa

Suriyelilerin özgürlük ve daha fazla sosyo-ekonomik haklar talep etmek için sokaklara çıkmalarının üzerinden yedi yıl geçti. Ülkedeki savaş sekizinci yılına giriyor, Bu süreçte yarım milyondan fazla insan öldürüldü ve milyonlarca kişi yerinden edildi. Euronews’den Sophie Claudet Suriye’de ki insani durumu Uluslararası Çocukları Koruyun Yardım Kuruluşu Yöneticisi Helle Thorning-Schmidt ve Suriye’nin savaş bölgelerinde birçok defa görev yapan ve oradaki doktor ve hemşireleri eğiten Fransız tıp doktoru Raphaël Pittiile ele aldı.

Euronews:

Suriye’de ki savaş sekizinci yılına girerken uluslararası toplumun Suriye halkını hayal kırıklığına uğrattığını söyleyebilir miyiz ?

Uluslararası Çocukları Koruyun Yardım Kuruluşu Yöneticisi Helle Thorning-Schmidt:

Uluslararası toplumun Suriye halkı ve Suriyeli çocuklar adına başarısız olduğu sonucuna varmamız gerektiğini düşünüyorum. Bu çatışmaların tırmanması noktasında büyük endişe duyuyorum. Hele ki BM’nin artık kimyasalların bile yeniden silah olarak kullanıldığını teyit ettiği gerçeği karşımızda dururken. Suriye’de, kuşatılmış ve ulaşılması zor alanlarda yaşayan neredeyse 2 milyon insanın gıda ve sağlık yardımından mahrum edildiğini görüyoruz.
Bu yeni bir korku eşiği ve ben gerçekten bunun daha çok normal bir durummuş gibi kabullenilmesinden korkuyorum. Buradaki savaş esas olarak çocuklara yönelik bir savaş. Eğer siz sivil alanları, okulları ve hastaneleri bombalamaya başlarsanız bu çocuklara karşı bir savaştır ve bizler bunu kabul etmemeliyiz.

Euronews:

2017 yılı Suriye’deki çocuklar için en ölümcül yıl oldu. Sadece 2018’de ülkede 1000 çocuk öldürüldü ya da yaralandı, bu ağır tablonun, çatışmaların doğası gereği hava bombardımanlarından kaynaklandığını düşünüyor musunuz?

Thorning-Schmidt:

Bu ölümler bir çok şeyden kaynaklanıyor ve görüyoruz ki, savaş çok sayıda sivilin yaşadığı kasabalara veya bölgelere taşındığında siviller daha çok zarar görüyor. Örneğin çok sayıda sivilin yaşadığı Doğu Ghouta’nın Şam’ın bir banliyösü olduğu unutulmamalı. Savaş çok sayıda insanın yaşadığı bölgelere kaydığında bu sivillere ve özellikle de çocuklara yönelik bir saldırıdır.

Euronews:

Çocuk askerlerinin sayısı ne kadar ? Çünkü görünüşe göre 2015’ten bu yana rakamlar üçe katlandı.

Thorning-Schmidt:

Savaşta çocuklara ne olacağı temel olarak onlara yönelik birçok riskin artması demek. Çocuk asker olarak hedef alınma riskinin artması, çocuk işçiliği riskinin artması, cinsel taciz riskinin artması gibi. Ve tabii ki daha çok küçük yaştaki kızlarınyine küçük yaştaki çocuklarla evlendirildiğini görüyoruz. Çünkü, aileler bunu onlar için için en güvenli yer gibi düşünüyor ve onlar zamanla aileleri için ekonomik bir yük gibi görülüyor.

Euronews:

Hadi Şimdi bu çatışmanın uzun vadeli etkisi yani psikolojik travma boyutu hakkında konuşalım.

Thorning-Schmidt:

Gördüğümüz o ki bu çocuklar travma sonrası aşırı strese maruz kalıyorlar, çoğumuz bunun ne olduğunu bilmeyeceğiz. Ama onlar patlama sesi duyduklarında; strese giren, yataklarının altına gizlenen, altlarını ıslatan ve uyuyamayan yani normal bir durumda olamayan çocuklar. Ve ben uluslararası topluma soruyorum, bu çocukların gerekli eğitimleri almamaları durumunda bizler onlardan ülkelerini nasıl inşa etmelerini isteyebiliriz, okullarımızda okullarına gidemeyen 1.7 milyondan fazla çocuğumuz var, çünkü okulları bombalanıyor, eğitim yok, yetersiz besleniyorlar, aşırı derecede korkuyorlar, zehirli strese maruz kalıyorlar, bu çocuklar Suriye’yi yeniden nasıl inşa edebilirler?

Euronews:

Görüşleriniz için ve Küresel Tartışmalar’a konuk olduğunuz çok için teşekkür ederim.

Thorning-Schmidt:

Beni kabul ettiğiniz için ben teşekkür ederim.

Euronews:

Şimdide Suriye’nin savaş bölgelerinde sağlık personeline eğitim veren Fransız Dr. Raphael Pitti ile konuşalım.

Hastanelerinizin bazen kasten hedef alındığını biliyoruz hastanelerin ateş altında olduklarını bilerek bunun neye benzediğini sizden duymak istiyoruz. İnsanları bu koşullarda hangi personelle ve hangi ilaçlarla tedavi etmeye çalışıyorsunuz?

Doktor Raphaël Pitti:

Hiçbir imkanınızın olmadığı bir hastanede bulunduğunuzda koşulların gittikçe kötüleştiğini görüyorsunuz. Burada muhtemel kayıpların akışını idare etmeniz gerekiyor.
Hastalarınızı aciliyetine göre sıralamalısınız bu çok önemli ve kesinlikle farklı koşullarda tedavi edebileceğiniz belli sayıda hasta olacaktır, burada asıl ölüme terk etmeniz gereken başa çıkmak zorunda olduğumuz asıl şey sayılar ve malzeme eksikliği.

Euronews:

Sadece kalifiye doktorların eksikliğinden değil genel bir doktor sıkıntısından bahsedebiliriz. Doktorlar bombardımandan kaçmıyor.

Dr. Raphaël Pitti:

En yetkin doktorlar, iki veya üç yıl sonra buradaki şartlara artık daha fazla dayanamadı ve aileleriyle birlikte Suriye’den ayrıldılar.Onların yerine genellikle tıp öğrencilerini yerleştirdik. Çoğu zaman deneyimi ve becerisi olmayan temizlik personelinin hemşirelik görevlerini üstlendiğini gördük ve sonra onlar ebe haline geldi. Öğrencilerin de hemşire olduğunu hatta bir yıl sonra vasküler cerrah olduklarını gördük.

Euronews:

Şimdi 500 bin yani yarım milyon insanın hayatını kaybettiğini görüyoruz. Peki ya hayatta kalanların durumu ne olacak? Hava bombardımanlarından varil bombalarından nasıl kurtulur ve hayatta kalırsınız?

Dr. Raphaël Pitti

Zaten başta da söylediğim malzeme ve gerekli temel ihtiyaçların eksikliği nedeniyle, hiçbir şeyi onaramayız. Hayati fonksiyona öncelik vermeliyiz, böylece ampute yaparken bile öncelikle hastayı hayatta tutmayı düşünürüz. Bunun anlamı, harap bir ülkede engelli bir gelecekle yüz yüze kalan binlerce nesil var demektir. Suriye yeniden inşa edilirken bu insanlara bakmak taşınması ağır bir yük olacak.

Euronews:

İfadelerinizin çoğunda sağlık sisteminin tahrip edilmesine yer verdiniz. Bunun tam olarak ne olduğunu açıklayabilir misiniz?

Dr. Raphaël Pitti:

2011’den beri rejim doğrudan tıbbi tesisleri hedef alıyor. Şam yönetimi rejime karşı ayaklanan kişilere toplandıkları yerlerin güvensiz olduğu mesajını iletmek istedi. Suriye 2011 yılında iyi organize olmuş sağlık ve sıhhi tesislere sahipti, ama gelinen noktada hepsi tamamen çöktü. Ülkede kanser hastaları, şeker hastaları ya da yüksek tansiyon gibi uzun süreli hastalıklar artık tedavi edilmemektedir, hiçbir aşı programı yok. Bugün, Suriye’de alt üst edilen sağlık sistemi yüzünden dolaylı olarak 1,5 milyon insanın öldüğünü tahmin edebiliriz. ”

Euronews:

Öyleyse 2 milyon insanın öldüğünü söyleyebiliriz.

Dr. Raphaël Pitti:

Kesinlikle

Euronews:

Suriye’ye en son 4 ay önce gittiniz, ama hala iş arkadaşlarınızla ve Ghouta’daki meslektaşlarınızla iletişim halindesiniz. Neler oluyor? Bizimle paylaşabileceğiniz en son haberler neler?

Dr. Raphaël Pitti

Ghouta’nın kuşatılmasına 2013 yılında başlandı son kuşatmanın üstünden ise 9 ay geçti. Zaten çok önemli oranda yetersiz beslenme vardı. Bildiğimiz geleneksel silahların yanı sıra Konvansiyonel silahlarla yapılan sürekli bombardımanlar füze saldırıları yapılıyor. Bu sabit. Her gün, ve zaman zaman klor gazı kullanımını eklersek, bir ay içinde bu tür altı saldırı vardı. Yani bugün Ghouta’da insanlar mağaralarda yaşayan fareler gibidir ve zaman zaman çok kalabalıktırlar ki, açık havada havaya uçurulup bombalanmayacaklarını umuyorlar.

Euronews:

Bu çatışmada sivillerin hükümet güçleri ile isyancılar arasında sıkıştığını ve her iki tarafın da da kurbanı olduklarını söylemek doğru mu?

Dr. Raphaël Pitti:

Evet, bu her bir Suriyeli için geçerlidir.

Euronews:

İsyancılar tarafından işlenen herhangi bir suça şahsen şahit oldunuz mu? Kendileri kimyasal silah kullanmakla suçlanıyorlar.

Dr. Raphaël Pitti:

Elbette isyancılar onları kesinlikle kullandılar. Suriyeliler daha fazla özgürlük umdukları devrim hareketinden bu güne uzun bir yol kat etti. Şimdi rejim yanlısı ve muhalif gruplar arasında rehin tutuluyor ve en ağır bedeli ödüyor.

Euronews:

Doktor Raphael Pitti, tanıklığınız için teşekkür ederim. İnsanlığın seni taşıdığı yere git isimli kitabınızı herekese hatırlatıyorum . Tekrar teşekkürler.