Son Dakika

Son Dakika

Belarus'ta 100. yıl kutlamaları

Okunan haber:

Belarus'ta 100. yıl kutlamaları

Metin boyutu Aa Aa

1918 yılında bağımsızlığını ilan eden, ancak birkaç ay sonra Bolşevikler tarafından ortadan kaldırılan Belarus Halk Cumhuriyeti'nin yüzüncü yıl dönümünü kutlamak üzere binlerce kişi 25 Mart'ta Belarus'un başkenti Minsk'e geldi.

25 Mart, 100 yıl önce ve bugün

1991'de Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından bağımsızlığını elde eden ülkenin milli bayramı her ne kadar resmi olarak 3 Temmuz olsa da 25 Mart birçok kişi tarafından Bağımsızlık Günü kabul ediliyor ve Belarus kimliğinin gerçek sembolü olarak görülüyor.

Tıpkı 1995 yılından beri kullanılan bayrağın değil de, bağımsızlık sonrası Belarus'un beyaz-kırmızı bayrağının hala ülkenin asıl bayrağı olarak benimsenmesi gibi.

Normalde kullanımına izin verilmeyen bu eski bayrak anma gününe özel kutlamalar kapsamında serbest bırakıldı.

"Umarım bu bizim bağımsızlığımız için yeni bir başlangıç olur. Çünkü biz Belaruslular özgür değiliz."

Valerie Gauriat: "Olay bugün meydanda bulunan binlerce insanı etkiledi. Bunun yanı sıra bu sabah şehrin başka yerine gitmek isteyenler için ise işler o hiç de kolay olmadı."

Devletin izin verdiği kutlama ve şenlikler başlamadan bir saat önce, başka bir yerde düzenlenen yasak bir gösteri ise polisin müdahelesi ile kısa bir süre içerisinde sonlandırıldı.

Çok sayıda rejim karşıtı ya da sıradan vatandaş, kutlamaların yapılacağı alana kadar yürüyüş düzenlemek amacıyla kentin başka bir noktasında toplanmıştı.

"İnsanlar kutlamalardan önce bir miting yapmayaçalışıyorlar, ancak birbiri ardına tutuklanıyorlar".

"Özgürlük"

"Yaşasın Belarus"

Başkent Minsk ve ülke genelinde onlarca kişi tutuklandı.

"Bugün bayram! Neden insanları tutukluyorsunuz? Bu gerçek bir diktatörlük; ne ifade özgürlüğümüz var, ne de insanlara saygı kalmış. Bu inanılmaz. ”

Statkevich: "Burada korku hüküm sürüyor"

Ünlü muhalif ve 2010 seçimlerinde başkanlığa aday olan Mikalai Statkevich ve eşi Maryna ile görüşmeye gidiyoruz.

Çift, 25 Mart olaylarından önce olası bir tutuklama ihtimaline karşın evlerinden çıkmamış.

Sürekli bir gözetim altında tutuluyorlar.

Burada radyo hep açık.

Maryna Statkevich: "Bir dinleme sistemleri var! Bu yüzden gürültü yapıyoruz, böylece bizi pek duyamıyorlar."

Mikalai Statkevich, Lukashenko'nun 2010 yılında yeniden seçilmesine karşı düzenlenen büyük protesto gösterilerine karşı uygulanan sert baskı sonrasında tutuklanmıştı.

Statkevich ve bazı diğer siyasi tutukluların serbest bırakılması, Avrupa'nın Belarus'a karşı bazı yaptırımlarını kaldırmasını sağladı.

Muhalif Statkevich baskının daha sonra da devam ettiğini, hayatının 8 senesini cezaevinde geçirdiğini söylüyor.

Mikalai Statkevich: "Bu ülke insanları boğuyor, burada nefes almak çok zor. Burada korku hüküm sürüyor. Kimse ülkede özgürlükten bahsetmez ve onun için savaşmazsa, daha sonra insanlar özgürlüğün var olduğunu bile hatırlamazlar. Toplum parçalanıyor ve ülke herhangi bir dış güç için kolay bir hedef haline geliyor. Şimdi Lukashenko Putin tarafından destekleniyor ve Putin Belarus'ta Lukaşenko'dan çok daha popüler. Bu da, Belarus'un olası ilhakını Putin için çok kolay ve çekici hale getiriyor. Ülkemiz için normal bir gelecek istiyoruz ve bu yüzden de sokaklara çıkmaya devam edeceğiz."

Görüşmemiz aniden kesiliyor.

Mikalai Statkevich: "Nieklaiev Sivchik ve Viniarsky ile mi görüşüyorum?"

"Evet, şimdilik öyle olduğunu düşünüyorum"

Telefon çalmaya devam ediyor... Belarus'taki baş muhaliflerden 3'ünün tutuklandığı haberini alıyoruz.

Maryna Statkevich: "Evet, evdeyiz... Deneyeceğiz.. Euronews bizimle, burada evimizde. Bu yüzden bize bir şey yapmayacaklarını düşünüyorum."

Muhalif politikacı, görüşmemizden 4 gün sonra kutlamalar öncesi düzenlenen izinsiz yürüyüşe katılma girişiminden dolayı evinin önünde tutuklandı.

O gün tutuklanan birçok insan aynı günün akşamında serbest bırakıldı.

Geçen yıl aynı dönemde gerçekleşen protestoların bastırılması ise bu seneye nazaran çok daha çetin geçmişti.

Yılda altı aydan az çalışanların devlete vergi ödemesini öngören, 'toplumsal parazit' olarak adlandırılan vergi kararını protesto etmek için binlerce insan haftalar boyunca hükümet karşıtı gösteriler düzenlemişti.

Sıradan vatandaşlar, aktivistler, gazeteciler... yüzlerce insan tutuklanmıştı.

Birkaç hafta sonra hükümet vergi kararının askıya alındığını duyurmuştu.

Ülkedeki tek bağımsız sendika

Bugün ülkedeki tek bağımsız sendika ile randevumuz var. Burada zorluk yaşayan insanlara destek oluyor ve yasal olarak onlara yardım ediyorlar.

Vladimir ve Dimitry geçen yıl sosyal parazit vergisine hedef olmalarının ardından aktivist olmuş.

Vladimir, hayatında ilk kez 2017 yılında gösterilere katılmış.

Vladimir: "Muhalefet etiketiyle iş bulmak daha da zor"

Vladimir: "Tutuklandım ve avukatım olmadan, herhangi bir açıklama yapmama izin vermeden ve ailemi bilgilendirilmeksizin beni ışıksız, havalandırması olmayan bir hücreye koydular. Ailemin bütçesini zorlayan 350 Euro tutarında bir para cezası aldım. Muhalif olarak etiketlendiğim için de iş bulmam daha da zorlaştı."

Dimitry: "Sosyal parazit vergi kararının ardından yeni politikalarla ilgilenmeye başladım ve yasaları inceleyerek kendimi nasıl koruyabileceğimi öğrendim."

Belarus'taki birçok insan gibi, onlar da hayatlarını kazanmak için yurtdışında çalışıyor.

Krizle birlikte gelir ve istihdamda ciddi bir düşüş yaşandı.

Hazırlık kararnamesi yeni endişeleri de beraberinde getiriyor: bu kez de işsizlerin sosyal sigorta primlerini kendilerinin ödemesi söz konusu olabilir.

Gennadi Fedynitch, Sendika Başkanı

Gennadi Fedynitch, Sendika Başkanı: "Yeterli miktarda para kazanılan bir ailede bireyler farklı düşüncelere sahip olabilir. Otoriter iktidarın özgürce düşünen insanlara ihtiyacı yok. İnsanlar yoksulluk içinde yaşadığı zaman, küresel şeyler hakkında düşünmezler, öncelikle kendilerini kurtarmak isterler. İşte demokrasi ve otoriter rejim arasındaki fark da budur."

Sendika bu durumdan oldukça rahatsız.

Devlet, mülklerine el koymuş ve yüzlerce sendika üyesi de soruşturma altında.

Görüşmemizden birkaç gün sonra, Dmitry de tutuklandı.

Rusya'yı kızdırmadan küçük ve yavaş değişiklikler

Medya devletin kontrolünde, düşünce ve ifade özgürlüğü ciddi baskı altında.

Alexander Lukashenko'nun otoriter rejimi, Avrupa'ya daha demokrat bir ülke imajı verebilmek için bu baskıcı tutumunu biraz da olsa gevşetmek istiyor gibi gözüküyor.

Belarus, Kırım'ın Rusya tarafından ilhak edilmesinden bu yana, Avrupa Birliği'ni her zamankinden daha da çok istiyor.

Ancak Avrupa Birliği'ne dahil olabilmek için ülkedeki insan hak ve özgürlükleriyle ilgili standartların yükseltilmesi gerekiyor.

Dışişleri Bakanlığı da bazı değişikliklerin uygulanabileceğini, ancak Moskova'nın da göz ardı edilmemesi gerektiğini söylüyor.

Vladimir Makei, Belarus Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı: "Sovyetler Birliği'nde uyuyup tamamen Avrupalı demokratik bir devlette uyanmamız mümkün değil. Ama bu öğrenmek istemediğimiz anlamına gelmiyor. Gelecekte neler olacak, önümüzü görmek istiyoruz. Belarus ve çevresindeki durum Ukrayna krizinden sonra biraz değişti, örneğin güvenlik sorunları... Bu nedenle, Belarus yetkilileri toplumdaki istikrarı korumak için ihtiyatlı bir şekilde ilerlemek istiyor ”

"Maaşımın yarısı ile odun satın alıyorum"

Gençliğin bir kısmının yorgun olduğu yavaş bir tempo.

Minsk istasyonunda Ksenia ile buluşuyoruz. Ksenia, ayın sonunu getirebilmek için metro müzisyenliği gibi ek işler yapıyor.

Genç kadın, vaktinin geri kalanında ise başkentten yüz kilometre kadar uzakta bulunan bir köyde öğretmen olarak çalışıyor.

Okuldan eve döndüğünde onunla tekrar buluşuyoruz.

Kseina, aylık 200 Euro olan maaşı ile zar zor geçiniyor.

Ksenia: "Maaşımın yarısı ile odun satın alıyorum."

Bir diğer harcaması ise haftalık satın almak zorunda kaldığı 3 resmi gazete. Bunu propaganda olarak yorumluyor.

Ksenia: "Tüm öğretmenler bu gazeteleri satın almak zorunda."

Valerie, Euronews: "Peki gazeteler ne hakkında?"

Ksenia: "Devlet, politika, kurallar ve her şey hakkında, bilmiyorum... Onları gerçekten okumuyorum... Ama ateş yakmak için işe yarıyor."

Ksenia ek gelir için metroda keman çalıyor

Ksenia en zor kısmın ise okuldaki ideolojik baskı olduğunu söylüyor:

"Öğretmenler müdürden, müdür ise daha yüksek mevkide bulunan başka birinden korkuyor. Yani aslında herkesin korktuğu biri var ve bu atmosfer, özgürlük değil. Belki Sovyetler Birliği'nde yaşamış olan yaşlı biri için bu çok iyi. Bilemiyorum. Ama gençler için dayanılmaz. İlerleme yok, bağımsızlık yok, gelecek yok... ve bir sürü polis, her yerde polis var!"

Özgürlük için müzik

Komşu köyde, genç rapçi Somilee ile buluşuyoruz.

Yurtdışında kazandığı parayla bu evi satın almış ve burada kendi kayıt stüdyosunu kurmuş.

Müzisyen, 'sosyal parazit vergisi' ödemeleri kapsamında 'mutluluk' diye adlandırılan mektubu alan ve bu listeye dahil olan 470 bin vatandaştan biri.

Yaşadığı olay ona bu konu hakkında bir şarkı yazması için ilham vermiş ve bu şarkının video klibinde rapçi vergi dairesinin mektubunu yakarak özgürlüğe olan özlemini dile getiriyor.

"Kıtanın ortasında bir yer

Bir müzisyenin hiçbir değerinin olmadığı bir yer var

Bu yüzden parazit pazar cezası aldım

Ve şoke oldum

Ama rüzgar gibi özgürüm ve bu yüzden onlara sözüm

İstediğim şekilde yaşarım, bunun başka yolu yok "

Somilee: "Burada şehirde olduğumdan daha özgür hissediyorum. Şimdilik, yetkililerle hiçbir sorunum yok, dilediğim şey hakkında konuşuyorum, düşündüğüm her şeyi söylüyorum. Ama belki de beni henüz dinlemediler ve bu yüzden şimdilik başım belada değil."

Rejimin Gençleri

Sovyet mirası ve modernliğe duyulan açlık arasında yıkılan bu ülkede iki tip gençlik var.

Ülkenin başlıca gençlik örgütlerinden Belarus Cumhuriyet Gençler Birliği'nin yıllık bölge toplantısına katılıyoruz.

Komsomol akımından gelen komünist gençlik örgütü devlet tarafından finanse ediliyor.

Artsiom, Belarus Cumhuriyet Gençler Birliği'nin Kamu Düzeni ve Güvenliği bölümünün başında ve bazen polise yardım eli uzatıp destek veriyor.

Yanındaki Yegor ise 21 yaşında ve Minsk Belediye Meclisi Konseyi'nde gençlik meclisine başkanlık yapıyor.

"Biz genciz, biz ülkenin umuduyuz.

Atalarımıza ve geleneklerimize bağlıyız.

Biz genciz, biz bir aileyiz, o sensin, o benim"

Bu gençler vatanlarına ve hükümete çok bağlı.

Artsiom Mentsiuk: "Benim için en önemli değerler vatanım, milliyetçilik ve milli duygulara sahip olmak. Bu vatanseverlik bize okulda çocukluktan aşılanıyor."

Yegor Makarevich: "Ülke en önemli değerlerini hala koruyor; halkın saygısını kaybetmedi, her vatandaşa, her köye, kasabaya ve hatta ülkedeki her yola ayrı önem veriyor ve ilgileniyor. Bu yüzden de Belarus'a grldiğinizde çok temiz bir ülke ile karşılaşıyorsunuz. Her gün her bir vatandaşını ayrı ayrı gözeten, kollayan ve onlarla ilgilenen bir ülke. Bu sebeple burada istikrar olduğunu açıkça görüyorsunuz."

Milli benlik duygularını hediyelik eşya dükkanına taşımak

Pavel Belavus ise milli benliğini daha farklı bir şekilde ifade ediyor. Bu dükkanı üç yıl önce açmış.

Buradaki her şey eski Belarus bayrağının renklerini taşıyor.

Pavel Belavus: "Belarusça oyunlarımız var. Nobel Ödüllü yazarımız Svetlana Aleksievich'ın eserleri de dahil olmak üzere çocuk ve yetişkinlere yönelik kitaplar da satıyoruz. Dükkanımda aynı zamanda Belarus'u en iyi şekilde temsil eden hediyelik eşya ve müzikleri de bulabilirsiniz."

Pavel, dükkanın amacının rejimin dışa açılmasında bir işaret olduğunu söylüyor, ancak bunun şimdilik sınırlı kaldığı kaldığı görülüyor.

Pavel: "Bu dükkan yüzünden kimse bizi tutuklamasa bile, eğer olur da beyaz-kırmızı bayrağımızı alıp dışarı çıkarsam polis ile problem yaşayacağım kesin. Gücün iki eli var; biri izin verir, diğeri ise yasaklar, biri severken diğeri döver. İşte biz bu iki elin arasında adeta birinden diğerine düşmemek için çabalıyoruz."

Pavel aynı zamanda 25 Mart'ta planlanan kutlamaların da organizatörüydü.

Pavel: "Polisln şerit çektiğini görüyoruz, tutuklamalar var. Ama biz şu an buradaysak, buna izin verdikleri için değil, insanlar istediği için buradayız. Bu etkinliğin yapılmasını arzulayanlar işte bu insanlardı, ve biz başardık! "

Pavel'in coşkusu yalnızca birkaç saat sürüyor, çünkü gerçekler kısa bir süre sonra su yüzüne çıkıyor.

Konser sonrasında bayraklarıyla sokaklarda dolaşan birçok insanın polis tarafından tutuklandığını öğreniyoruz.

Pavel: "Bugün kimsenin bizden korkmaması gerektiğini ve bizim de kimseden korkmadığımızı herkese kanıtladık. Biz bir ulus inşa ediyoruz, yaşayacağız, bu topraklarda yaşayacağız, Belarusça konuşacağız. Beyaz-kırmızı bayraklarımız dalgalanacak. Teşekkürler, Yaşasın Belarus!"