Son Dakika

Son Dakika

Güney Sudan'da cinsel saldırı suçlarında endişelendiren artış

Okunan haber:

Güney Sudan'da cinsel saldırı suçlarında endişelendiren artış

© Copyright :
Monica Pinna
Metin boyutu Aa Aa

Unity Eyalet'inin başkenti Bentiu Güney Sudan iç savaşının başından bu yana en yoğun çatışmalara sahne oluyor. Bölgedeki "Sivilleri Koruma Kampı"na insan akını son günlerde yeniden yükselişe geçti. Ülkenin en büyük göçmen kampı niteliğindeki Sivilleri Koruma Kampı'nda 120 bin kişi yaşıyor. Kampa sığınan kadınların büyük çoğunluğu şiddete ve cinsel saldırıya maruz kalmış. Tecavüz burada da bir savaş silahı olarak kullanılıyor:

"Nehrin kenarında çok sayıda kadındık. Bir sabıkalı gelip aramızdan 7 kişiyi seçti. Bizi ormana götürdüler. Hepimiz tecavüze uğrayacağımızı biliyorduk. "Bu her savaşta yaşanıyor" diyerek birbirimizi teselli etmeye çalıştık. O gün tecavüze uğramasak, ertesi gün uğrayacağımızı biliyorduk."

AID ZONE | RAPE AS A WEAPON OF WAR - SOUTH SUDAN

İstatistiklere göre Güney Sudan'lı kadınların % 65'i cinsel ve fiziksel şiddete maruz kaldı. Cinsiyete dayalı şiddetle savaşta kilit bir rol oynayan UNICEF durumun alarm verici olduğunu bildiriyor. Unicef yetkililerinden Mustapha Ben Messaoud savaşın yarattığı durumu şu şekilde açıklıyor:

"2013'te bu yana kadınlara uygulanan cinsel şiddet vakalarında büyük bir artış söz konusu. Kadınlara düzenli bir şekilde saldırılan bölgede durum bir salgın hastalığa dönüşüyor. Vaziyet günden güne kötüleşiyor."

Saldırıya uğramış kişilere yardım etmek için, önlem almak için neler yapılabilir? Uluslararası Kurtarma Komitesi IRC Avrupa Sivil Koruma ve İnsani Yardım Ofisi ECHO'nun finansmanı ve UNICEF'in koordinasyonuyla 4'ü kampın içinde, ikisi dışında olmak üzere 6 kadın merkezi işletiyor. Kadınlara burada koruma ve yardım sunuluyor, çeşitli eğitimler veriliyor. Programın koordinatörü Rachel Nyanquoi Jackson yaptıkları işleri şu ifadelerle açıklıyor:

"Kamptaki kadınların yarısından fazlası tecavüz, cinsel şiddet mağduru. Bu saldırılar buraya gelmeden önce yaşanmış olabilir ya da kamptan çıktıkları zamanlarda veya kampın içinde... Onlara psikolojik destek sunuyoruz. Şiddetin ve cinsel saldırıların sonuçları, ihtiyaç duyabilecekleri tedaviler ve almaları gereken tıbbi önlemler hakkında bilgilendirme yapıyoruz."

Kampta yaşamaya başlamış olmak saldırıların son bulduğu anlamına gelmiyor. Uluslararası Kurtarma Komitesi, her hafta yaklaşık 20 tecavüz, 10 fiziksel saldırı olayını rapor ediyor. Odun toplamak gibi günlük işler yüksek risk içeriyor.

Şiddete Karşı Barış Gücü (Nonviolent Peaceforce) sivil toplum örgütü, buna engel olmak için 3 yıldır kamp sınırlarını denetliyor.

Örgüt çalışanlarından Rungana Bakasa faaliyetlerini, "Odun toplamaya giden kadınlarla kampa döndüklerinde konuşarak gözlem yapıyoruz. Güvenlik hakkında onlardan bilgi topluyoruz. Bu bilgileri diğer kadınlarla paylaşarak, tehlikeli yerlere gitmelerine engel olmaya çalışıyoruz." sözleriyle anlatıyor.

UNICEF'in ve Avrupa Birliği'nin desteklediği sivil toplum örgütü Şiddete Karşı Barış Gücü, mağdurları hastanelere ve kadın merkezlerine yönlendiriyor. Ancak saldırıları engellemek, sonrasında destek vermekten çok daha zorlu bir iş:

Bir diğer tecavüz mağduru yaşadıklarını şu şekilde açıklıyor:

"Bazı adamlar geldi. Diğer tüm kadınlar kaçtılar, ama benim için artık çok geçti. Beni yakaladılar. Şimdi kamptan dışarı çıkmaya çok korkuyorum. Ama başka çarem yok. Çocuklarıma bakmak için çıkmak, odun toplamaya gitmek zorundayım."

Avrupa Sivil Koruma ve İnsani Yardım Ofisi gibi kurumlar, savaş döneminde yaşanan cinsiyete dayalı şiddet olaylarıyla başetmenin daha etkili yollarını arıyor. Avrupa Birliği de bu amaçla tüm siyasi aktörleri cinsiyete dayalı şiddetle mücadelede yeni bir hareket planı oluşturma çağırdı.

Avrupa Birliği İnsani Yardım Kurumu'ndan Bart Witteveen projenin önemini şu şekilde ifade ediyor:

"Bu, Avrupa Birliği'nin liderliğinde, 70'in üzerinde üyeye sahip uluslararası bir girişim. İnsani yardım açısından daha kapsamlı, bağlayıcılığı olan bir anlaşma üzerinde çalışılıyor. Hedef, insani yardım kuruluşlarının gerçek anlamda önlem almasına olanak sağlamak."