Son Dakika

Son Dakika

Uluslararası şirketler birer birer İran'ı terkediyor

Okunan haber:

Uluslararası şirketler birer birer İran'ı terkediyor

Metin boyutu Aa Aa

Başkan Donald Trump yönetimindeki Amerika Birleşik Devletleri'nin İran nükleer anlaşmasından çekilmesi ve ağır yaptırımlara dönüleceğinin duyurulması ile birlikte İran'daki -zaten az sayıda olan- uluslararası şirketler apar topar ülkeyi terk ediyor.

Her ne kadar Avrupa, siyasi olarak Trump'ın kararına uymuyoruz dese de pratikte hiçbir şirket Amerikan devletinin kara listesine girmeyi göze alamaz. Dolayısıyla tüm iyi niyet ve muafiyet çabalarına rağmen bu şirketlerin gerçekçi bir opsiyonu bulunmuyor.

Bu yaptırımlar Kasım ayında devreye girecek ve o zamana kadar ABD İran'da iş yapan tüm şirketlere 90 günlük bir süre verdiğiini duyurdu. 8 Mayıs'ta yapılan bu duyurunun üstünden 10 gün geçmeden ilk olarak 17 Mayıs'ta Fransız enerji grubu olan Total muafiyet alamadığı takdirde bu ülkedeki milyar dolarlık doğalgaz projesinden çıkacağını açıkladı. Bir gün sonra Total'i Alman Siemens ve dünyanın en büyük gemi taşımacılık şirketi olan AB Müller Maersk takip etti.

Maersk CEO
Soren Seko Maersk CEO

Reuters'a konuşan Maersk Yönetim Kurulu Başkanı Soren Seko şu ifadeleri kullanıyor:

"Eğer ABD'de geniş çağlı operasyonlarınız ve ticaretin varsa getirilen yaptırımlarla İran'da çalışamazsınız. Tam çıkacağımız tarihi bilmiyorum ama eminim ki kesinlikle çıkacağız."

Allentis Insurance da İran ile iş yapmayı keseceğini açıklamasıyla dünyadaki en büyük ham petrol taşıyıcısı olan tüm bu şirketlerin İran macerası sona ermiş oldu.B

Bu gelişmeler olurken İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif Brüksel ile görüşmeler gerçekleştirdi. Avrupa Birliği enerji yetkilisi Miguel Arias Canete ile görüştü ve Avrupalı şirketlerin İran ile bir anlaşmaya varmadan ayrılmalarının, nükleer anlaşmaya aykırı olacağını söyledi ve sorumluluğun Avrupa Birliği'nin omuzlarına kaldığını hatırlattı. Ne var ki, bu adım bir sonuç vermedi.

Şirketlerin çıkışı piyasaları nasıl etkileyecek?

İran nükleer anlaşmasına varıldığı ancak henüz yaptırımların tam olarak kaldırılmadığı dönemde İran'ın petrol ithracatı günlük 1 milyon varil seviyesindeydi. Bu ihracatın büyük kısmı Asya ve çok küçük bir kısmı da Avrupa ülkelerine gerçkleştiriliyordu. O günden bu yana ihracat seviyesi günlük 2,5 milyon varile yükseldi ve şimdi bunun büyük kısmı Avrupa ülkelerine ihraç ediliyor. Bu ihracatın gerçekleşmesini sağlayan taşımacılık şirketlerinin çekilmesi ve kara liste riskini göze alan firmaların bunu gerçekleştirecek olması başta Avrupa ve Asya olmak üzere tüm dünyada varil fiyatlarını etkileyecek.

Maersk Tankerleri

Varil fiyatlarının yanı sıra çekilen şirketlerin operasyonel büyüklüğünden kaynaklı kayıplar da farklı sektörlere ait piyasalarda ciddi çalkantılara yol açacak. Örneğin çekilecek olan şirketlerden Maersk 160 filoluk tankerleri olan, 3 bin 100 kişi çalıştıran ve yıllık karı 711 milyon doları (2016) bulan bir taşımacılık firması. İran operasyonları şirket için son derece önemliydi ve bu kaybın piyasalarda etki yaratması kaçınılmaz.

Çekilme ihtimali olan bir başka şirket de Finlandiyalı madencilik teknolojisi alanındaki Autotek. İran'da uzun bir geçmişi olan ve Avrupa genelinde madencilik alanında fabrikaları kuran, ekipman ve servis hizmeti sağlayan Autotek'in İran'dan yaptığı ithalat ve uygun fiyatlı siparişlerini yavaşlatacağını açıklaması Autotek ile çalışan Avrupa genelindeki madenler, bu madenlerden ham madde alan fabrikalar ve bu fabrikalarla iş yapan tüm sanayiciler ve onların ürettiği mallarında maliyetlerin artacağı anlamına geliyor.

Reuters'a konuşan Autotek Finans Sorumlusu Yari Algars şunları söylüyor:

"Yaptırımlar işimizi tamamen durdurmaz ancak son derece komplike ve güç bir hale getirir ki bu da ek masraf demek."

Son olarak bir başka Fransız devi olan otomobil üreticisi PSA'nın da İran'daki faaliyetlerini 6 Ağustos'a kadar askıya alındığını açıklaması ile İran'da durum hayli kötü bir gidişhat aldı zira PSA İran'da çok sayıda kişiye istihdam sağlıyor. Bunun da elbette İran ve Fransız ekonomisine yine ciddi etkileri olacak. Peugeot ve Citroen gibi markaları bünyesinde barındıran PSA yetkilileri 6 Ağustos'a kadar ABD yönetimiyle müzakerelerin sürdürüleceğini açıkladı.

PSA, 2017 içerisinde İran'da 444 binden fazla araç satmış ve 2030'a kadar bu rakamı üçe katlamayı hedeflediğini duyurmuştu.

Nükleer Anlaşma neydi, ne oldu?

Söz konusu anlaşma, eski ABD Başkanı Barack Obama döneminde İran ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) daimi üyeleri (ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa) ile Almanya ve İran arasında uzun müzakerelerden sonra 14 Temmuz 2015'te imzalanmış Ocak 2016'ta yürürlüğe girmişti.

Tahran yönetiminin nükleer çalışmalarını 10 yıllığına kontrol altına alan bu anlaşma Uluslararası Atom Enerjisi Ajansının (UAEA) yetkililerine, İran'ın nükleer güç tesislerinde denetim yapma hakkı sağlamıştı.

Anlaşmayla Tahran yönetimi, çalışmalarını, nükleer güç tesisinde kullanılabilecek yüzde 3 düzeyinde zenginleştirilmiş uranyum üretme kapasitesinde sınırlandırma ve 20 bin olan santrifüj sayısını 10 yıl boyunca 5 bin 60 ile sınırlı tutma sözü verdi. Nükleer silah üretimi için uranyumun yüzde 90 seviyesinde zenginleştirilmesi gerekiyor.

ABD Başkanı Donald Trump, 8 Mayıs'ta Beyaz Saray'da yaptığı açıklamada, ülkesinin İran ile varılan nükleer anlaşmadan çekildiğini ve İran'a ağır ekonomik yaptırımların yeniden hayata geçirileceğini belirtmişti. İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ise nükleer anlaşmanın diğer 5 ülke arasında devam edeceğini duyurmuştu. Anlaşmaya imza koyan diğer ülkeler, eksiklerin giderilerek anlaşmanın korunması gerektiğini savunuyor.

Fransa yönetimi, ABD'nin çekilmesiyle İran ile varılan anlaşmanın sonlandırılmadığını açıklamış ve anlaşma şartlarının devam ettiği yönünde görüş bildirmişti.

İran anlaşma karşılığında ne almıştı?

İran'a yaptırım uygulayan ülkeler bunları kaldırma sözü verdi ve İran'ın ülke dışındaki 100 milyar dolarlık dondurulmuş varlıklarına erişmesinin önü açıldı. Bununla birlikte İran dünya pazarlarına petrol satma imkanını eldi etti.