Son Dakika

Son Dakika

Eşinizle ve sevgilinizle bebek diliyle konuşmanız ne anlama geliyor?

Okunan haber:

Eşinizle ve sevgilinizle bebek diliyle konuşmanız ne anlama geliyor?

Metin boyutu Aa Aa

Bazı çiftlerin evlerinde "gizli davranışlarını" gözlemlemek için onları uzaktan izlemek gibi bir süper güç verildiğini varsayalım...

Onları izlerken muhtemelen bulaşıkların makineye nasıl yerleştirileceğini tartıştıklarını, kanepede sırnaşarak keyifle nasıl TV programı izlediklerini ya da kendilerini kaptırıp nasıl eski bir masa oyunu oynadıklarına şahit olurduk.

Nasıl iletişim kurduklarını da tahmin etmek zor değil, arada sanki bir bebeğe konuşur gibi cümleleri değiştirerek birbirlerine seslenmeleri şaşırtıcı olmaz.

Çiftler arasındaki bu tarz konuşma şekli gel geç bir hevesle başlayan ilişkilere mi has yoksa derin bir aşkın göstergesi mi? Neden bir çok kişi sevgilisiyle konuşurken çocuklaşıyor ve bu durumun ilişkilerin sağlığına katkısı var mı?

Yetişkinlerin ilişkilerinde sergiledikleri çocuksu tavırlara dair bu soruları ilişki konusunda uzman psikolog ve terapistlere sorduk.

'Bebek dili' neden bu kadar yaygın?

'Bebekçe' veya 'bebek dili' olarak tabir edilen konuşma tarzı, yetişkinlerin bebeklerle konuşurken harfleri değiştirip ses tonunu tizleştirmesi olarak tarif edilebilir. 'Sevimli' lakaplar takmak da anlamsız cümleler kurmak kadar 'bebekçe'nin bir parçası.

İlişki uzmanı Dr. Antonia Hall'a göre tüm bu tarz konuşmalar çiftler arasında son derece yaygın.

"Bebekçe konuşmak yakınlık sinyali gönderirken, çiftlerden birinin diğerinde aynı duyguları uyandırmasında ve bağlarının güçlenmesinde yardımcı oluyor." diyor Dr. Hall.

Dr. Hall, bebeklere konuşur gibi konuşmanın doğduğumuzda ebeveyinlerimize olan karşılıksız bağlılığımızın ve onların bize verdiği güven duygusunun tekrarlanması, o duyguların partnerimizle yeniden yaşanması olarak değerlendiriyor, bu yönelimin doğuştan ve evrensel olduğunu vurguluyor.

Aile terapisti Dr. Kathlyn Smerling de bazı insanların 'sevgililer arasında olağan bir iletişim' olarak gördüğü bebek konuşmasını 'çocukluğa dönüş' olarak değerlendiriyor.

Dr. Smerling, bireylerin kendilerini korunmasız ve ilgiye muhtaçmış gibi göstermek için çocukluk dönemindeki hallerini taklit ettiklerini, çoğu zaman kendilerine has bir dil oluşturduklarını ve bu durumun ilişkiyi daha özel hale getirdiğini savunuyor. 'Dahası içimizdeki çocuğun dışa vurulması' olarak tanımlıyor Dr. Smerling.

Hall, bebeklerin çıkardığı 'ba', 'bu', 'ma' gibi sesleri, ilişkilerimizde kullanmaya meyilli olduğumuzu belirtiyor.

Terapistlere göre çiftler arasında kullanılan 'bebeğim' gibi lakaplar, anne-babalarımızdan duyduklarımızın içgüdüsel tekrarı.

Sevgi barındıran kelimeleri sarf etmenin gayet normal olduğunu hatırlatan Dr. Hall, "Bebekçe konuşmaktan kaçınıp ciddiyetini bozmayanların bile zaman zaman hayat arkadaşlarına 'bebeğim' diye seslendiğini görmek mümkün diyor.

Bazılarımız 'bebekçe' konuşmayı çocukça bir davranış olarak algılasa, hatta kimilerini rahatsız etse dahi aslında güçlü ve sağlıklı bir ilişkiye işaret ediyor.

'Bebekçe'den uzak durulması gereken 3 durum

Her ne kadar sevgiyi pekiştirse de konuşma tarzınızı seçerken temkinli davranmakta fayda var. İlişkinin selameti için daha doğrudan, açık ve net iletişim gerektiren durumlarda 'bebekçe' faydalı olmaktan çıkıp aksi sonuçlar doğurabiliyor.

"Halk arasında eşinize veya sevgilinize bir bebeğe seslenir gibi konuşmak dikkatleri üzerinize toplayabilir." diyor Dr. Hall. 'Elalemi' kafaya takmayan çiftlerden olmadığınız sürece, partnerinizi başkalarının yanında utandırma riski de var.

Ciddi konuları konuşurken veya anlaşmazlıklar üzerine tartışırken de bir bebeğe veya çocuğa değil, bir yetişkine karşılık verildiği unutulmamalı. Her iki durum da dürüst ve net olmayı gerektiriyor. Dr. Hall, tartışmalar arasında sevgi barındıran takma isimlerin kullanılmasının sıkıntı yaratmayacağını söylüyor.

Ve en önemlisi partnerinizin hoşuna gitmiyorsa... 'Bebekçe' sağlıklı ve güçlü ilişkilerin göstergesi olsa bile eşiniz bu davranışlardan haz almıyorsa bağları kuvvetlendirmek yerine olumsuz sonuçlar doğurabilir.

"Karşınızdaki kişiye çocukça konuştuğunuzda verdiği tepkiye bakın, gülümsüyor mu yoksa yüzünü mü ekşitiyor? Size aynı şekilde mi karşılık veriyor yoksa normal konuşmaya devam mı ediyor?" Dr. Smerling, emin olamadığımızda bu soruları kendimize sormamızı tavsiye ediyor ve ekliyor: "Eğer halen emin değilseniz açık açık eşinize sorun."

Bu haberlerimizi de okuyabilirsiniz

Hangi ülkenin ne kadar dış borcu var? Türkiye listede kaçıncı sırada?

Kuzey Koreliler tarihi zirveyi herkesten sonra öğrendi

5 soruda Donald Trump - Kim Jong-un görüşmesi

Trump: Kuzey Kore nükleer tesislerini yok etmeye başladı