Son Dakika

Son Dakika

Demirtaş: Cezaevinde olmamın nedeni AKP’nin benden korkmasıdır

Okunan haber:

Demirtaş: Cezaevinde olmamın nedeni AKP’nin benden korkmasıdır

Demirtaş: Cezaevinde olmamın nedeni AKP’nin benden korkmasıdır
Metin boyutu Aa Aa

HDP'nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş, TRT Haber'den 10 dakikalık seçim konuşması yaptı.

İşte aylar sonra ilk defa halka seslenen Demirtaş'ın konuşmasından bazı başlıklar:

Siyasi tarihimiz açısından kara lekelerden biri olarak anılacak bu seçim kampanyasında, maalesef ki sizlere, Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevinden seslenmek zorunda bırakılıyorum..

Benim halen burada olmamın tek nedeni, AKP’nin benden korkuyor olmasıdır.

Benim burada elimi kolumu bağlayıp, meydan meydan dolaşarak bana iftira atmayı mertlik sanıyorlar.

Hakkımda tek bir mahkumiyet kararı bile yokken, beni suçlu ilan ederek hem açıkça Anayasayı ihlal ediyor, hem de kamuoyunu yanlış bilgilendirerek yönlendirmeye çalışıyorlar.

4 Kasım 2016 tarihinde, 12 milletvekili arkadaşımla birlikte, yasalar ayaklar altına alınarak cezaevine konulduk.

20 ayı aşkın süredir hukuksuz bir şekilde burada tutuluyorum.

Hiçbir şekilde adil ve tarafsız bir yargı sürecimiz olmadı.

Bu 20 ay boyunca, tutuklu olduğum dosyada bile sadece iki defa mahkemeye çıkarıldım.

Yargılama sürecim rahatlıkla tutuksuz yapılabilecekken, siyasi baskılar nedeniyle, her aşamada tutukluluğuma devam kararı verildi.

Hakkımdaki suçlamaların tamamı, sizlerin de defalarca dinlediği konuşmalarımdır; başkaca da bir suçlamayla muhatap olmadım.

Şatafatlı ve lüks yaşamlarını, iktidarlarını kaybetmemek için açıkça yalan söylemekten, iftira atmaktan çekinmiyorlar.

Ahlâkını ve vicdanını bu derece yitirmiş olanların, ülkeyi hangi yüzle yönetmeye talip olduklarını da, doğrusu anlamakta zorlanıyorum.

En kısa zamanda yargı önünde aklanacağımdan kuşkunuz olmasın.

Yeter ki, yargı makamları iktidarın beklentilerini değil, hukukun üstünlüğünü esas alsınlar.

Bana uygulanan bu zorbalık ve hukuksuzluk, benimle sınırlı olsaydı bunları dile getirmeyi çok da gerekli görmezdim.

Ama sizler, bu tür zorbalık ve hukuksuzlukları her gün yaşıyor veya çevrenizde yaşandığını görüyorsunuz.

Bu zulmün mağdurusunuz zaten. Hayatınızın her anının büyük bir trajediye dönüştüğünü görüyor ve duyuyorum.

Toplumun tamamını esir almaya çalışan derin bir umutsuzluk, korku ve karamsarlık var.

Komşu komşudan, kardeş kardeşten şüphelenir, korkar hale geldi.

Kamplaşma, kutuplaşma ve gerilim ürkütücü boyutlara ulaştı.

Bunun yanı sıra İşsizlik, yoksulluk, enflasyon ve dövizdeki durdurulamayan artış yaşamı iyiden iyiye çekilmez hale getirdi.

AKP yönetimi saraylarda, köşklerde, villalarda lüks içinde günün gün ederken milyonlarca yurttaşımız ekmeğe muhtaç hale getirildi.

Siyasi çıkarları uğruna içeride ve dışarıda ölümü kutsayan savaş politikaları evlatlarımızın canı pahasına sürdürülüyor.

Demokratik rejimlerde seçimler son derece önemli karar aşamalarıdır.

Vereceğiniz oylarla yasalarımızı yapıp, ülkeyi yönetecek temsilcilerimizi seçeceksiniz. Alacağınız karar sadece bugünü değil, yarınlarımızı, çocuklarımızı ve torunlarımızı da yakından ilgilendiriyor olacak.

24 Haziran seçimlerinde oldukça kritik bir kavşağa gelmiş olan ülkemizin, bundan sonra hangi istikamete doğru yol alacağına sizler karar vereceksiniz.

Tercihinizi AKP ve Erdoğan’dan yana kullanmanız halinde, bundan sonra ülkenin tamamının kaderi tek bir kişinin iki dudağı arasında olacak.

Yasama, yargı ve yürütme güçlerinin çok önemli yetkileri tek bir kişide toplanmış olacak. O tek kişinin yapacağı en küçük hatayı bile denetleyecek, kontrol edecek ya da sınırlayacak hiçbir kurum olmayacak. 81 milyonun kaderi, tamamen bir kişinin insafına terk edilmiş olacak.

Dünyanın geri kalanı demokrasi yolunda ilerlerken, Türkiye çağ dışı bir yönetim anlayışıyla yalnızlaşacak; otoriter, baskıcı, demokrasiden kopmuş bir ülkeye dönüşecek.

Cumhuriyetin artısıyla eksisiyle bütün demokratik kazanımları bir gecede ortadan kalkmış olacak.

Tek adam rejiminde karşı karşıya kaldığınız adaletsizlikler, haksızlıklar için başvurabileceğiniz hiçbir yer kalmayacak.

Ne mahkemeler ne de diğer devlet daireleri sizin derdinize derman olmayacak.

Her şey tek adamın isteğine, keyfine, çıkarlarına göre düzenlenecek. Bir korku ve istibdat rejiminde nefes alamaz hale gelecek, boğulur gibi hissedeceksiniz.

Bunları tahminlerime veya öngörülerime dayanarak değil, son birkaç yılda bilfiil yaşananlara bakarak söylüyorum.

Bugünlerde yaşadıklarımız, tek adam rejiminin sadece fragmanıdır.

Filmin asıl korkunç bölümü henüz başlamadı bile. İşte 24 Haziran’da, bu korku atmosferinin başlayıp başlamayacağına, siz kendi oylarınızla karar vereceksiniz.

Bunca zulme ve tehdide rağmen boyun eğmeyen dik duruşunuz, Türkiye’nin aydınlık yarınlarının teminatıdır.

Bu karanlık tablo karşısında umutsuzluğa, korkuya, yılgınlığa düşmeye gerek yok.

Sonu belirsiz, karanlık bir tünele girmeden önce önümüzde ciddi bir fırsat var.

Bu fırsatı hep birlikte doğru değerlendireceğiz ve göreceksiniz, ülkemizi bu uçurumun kenarından çekip alacağız.

24 Haziran’da sandığa atacağınız zarfın içine demokrasi istediğinizi gösteren 2 pusulayı, HDP ve Demirtaş oylarını koyun, gerisini bize bırakın.

Seçim akşamı sandıklar açıldığında görün bakalım, o ha bire size parmak sallayıp, damarları çıkıncaya kadar bağıran sahte kabadayılar ne hale geliyor.

Kendini dünya lideri zanneden bu üçüncü sınıf kasaba politikacılarına güzel bir ders verme fırsatını kaçırmayın.

Bu nedenle mutlaka sandığa gidin. Oyunuzu kullanın ve sandıklara sahip çıkın.

Özellikle genç arkadaşlarım, bulundukları yerlerde müşahitlik için görev almalıdırlar.

Ben buradan, en çok da kadınlara ve gençlere güvenerek aday oldum. Benim buradaki imkanlarım çok kısıtlı. Yüksek güvenlikli bir hücrede tutuluyorum.

24 Haziran’da sandığa atacağınız zarfın içine korkuyu değil, geleceğe yazılmış umut dolu mesajınızı koyun.

1 oy HDP’ye, 1 oy Demirtaş’a deyin. Karanlığa, korkuya ve kabusa değil; aydınlığa, umuda, huzura, güvene ve barışa şans verin. Bunu başaracağımıza inanalım ve birlikte yapalım. Unutma, senle değişir her şey. Gelin beraber değiştirelim, hepimiz kazanalım.