Son Dakika

Son Dakika

'Nazi Gelini'nden son pişmanlık: 'Aşırı sağ ideolojiye inanmıyorum'

Okunan haber:

'Nazi Gelini'nden son pişmanlık: 'Aşırı sağ ideolojiye inanmıyorum'

'Nazi Gelini'nden son pişmanlık: 'Aşırı sağ ideolojiye inanmıyorum'
Metin boyutu Aa Aa

Almanya’da 8’i Türk 10 kişiyi öldürmek, cinayet işlemek ve banka soygunculuğu suçlarıyla yargılanan neo-Nazi Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) örgütü davasında karar aşamasına gelindi. Davanın ana sanığı ‘Nazi gelini’ adıyla bilinen 43 yaşındaki Beate Zschäpe, “Aşırı sağ ideoloji artık benim için hiçbir anlam ifade etmiyor” dedi.

Almanya’da 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana görülen en ağır ırkçı saldırı olarak tanımlanan NSU Davası’nın son duruşması Münih Yüksek Eyalet Mahkemesi’nde görüldü. NSU terör örgütünün hayattaki tek üyesi Zschaepe ile yardım ve yataklık yapmakla suçlanan 4 kişinin yargılandığı davada sanıklardan son savunmaları istendi.

Beş yıldır devam eden davanın ana sanığı Beate Zschäpe, kurban ailelerine seslenerek, “Sizin acınızı ve umutsuzluğunuzu hissediyorum. Ve acınızı samimiyetle paylaşıyorum” dedi.

‘Neo Nazi üçlüsü’ olarak tanımlanan, Uwe Mundlos, Uwe Böhnhardt ve Beate Zschäpe cinayetleri birlikte işledi ancak, Böhnhard ve Mundlos, 4 Kasım 2011'de bir banka soygununun ardından saklandıkları karavanda ölü bulununca, 43 yaşındaki Zschäpe yaşayan tek örgüt üyesi olarak kaldı.

Zschäpe son savunmasında aşırı sağ düşüncenin artık kendisi için bir anlam ifade etmediğini ve bu sayfayı tümüyle kapattığını söyledi. Zschaepe, terör örgütü NSU’'nun diğer üyeleri Uwe Mundlos ve Uwe Böhnhardt’ın kurbanları neye göre seçtiğini bilmediğini ve mağdur ailelere bekledikleri cevabı veremeyeceği için üzgün olduğunu da dile getirdi.

Suç ortağı olarak yargılanan diğer 4 sanıktan 3’ü mağdur ailelerden özür dilerken, 1’i de susma hakkını kullandı.

Son savunmaların da alınmasının ardından Mahkeme Başkanı, Münih Eyalet Yüksek Mahkemesi’nde Mayıs 2013'ten bu yana süren davada kararın 11 Temmuz Çarşamba günü açıklanacağını duyurdu.

Almanya’yı şoke eden dava

NSU tarafından gerçekleştirilen ırkçı cinayetler, Nazi geçmişinin izlerini hala taşıyan Almanya’da şok etkisi yaptı. Ülkede 2000 ile 2007 yılları arasında işlenen cinayetlerin 'ırkçı' niteliği uzun süre kabul edilmedi. Özellikle güvenlik güçleri ve istihbarat birimlerinin cinayetlerin nedenini ortaya çıkarma konusundaki isteksizliği, polisin görevini kötüye kullandığı eleştirilerine yol açtı.

Almanya'da 8'i Türk 10 kişiyi öldürmek, 2 bombalı saldırı ve 15 banka soygunu yapmakla suçlanan NSU terör örgütünün varlığı ve cinayetlerdeki rolü, 4 Kasım 2011'de tesadüf sonucu ortaya çıktı. Uzun süre farklı cinayetlerin tek elden işlendiği iddiası reddedilirken, olay neo-Nazi hareketleri incleyen araştırmacıların çalışmaları sonunda ortaya çıktı. Bu nedenle NSU, küçük bir grup olmasına rağmen, uzun süre yakalanmamayı ve cezasız kalmayı başardı.

Saklandıkları karavanda ölü bulunan NSU üyelerinden Uwe Böhnhard ve Uwe Mundlos'in intihar ettikleri düşünülmüştü.

Zschaepe ise, NSU üyelerinin son kullandıkları hücre evini ateşe verdikten birkaç gün sonra polise teslim olmuştu.

Bu haberler de ilginizi çekebilir:

Avrupa’da ilk başvuruda iltica hakkı verilen Türklerin sayısında yüzde 800 artış

Yapay yumurtalıkla kemoterapi sonrası çocuk sahibi olunabilecek