Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan EastMed için İsrail'e yeşil ışık: Şartlar konuşulur

Access to the comments Yorumlar
 euronews
Cumhurbaşkanı Erdoğan Arnavutluk'u ziyaret etti
Cumhurbaşkanı Erdoğan Arnavutluk'u ziyaret etti   -   ©  Furkan Abdula/Anadolu Ajansı   -  

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD'nin Doğu Akdeniz Doğal gaz Boru Hattı Projesi'ne (EastMed) desteğini çekmesinin ardından İsrail'e yeşil ışık yaktı. Erdoğan, Türkiye ve İsrail'in proje için daha önce görüştüğünü hatırlatarak, "Şartlar oturup konuşulur" dedi.

Erdoğan, gelecek seçimde dar bölge, daraltılmış bölge istemediklerini ve barajın yüzde 7 olmasını planladıklarını da kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arnavutluk'a yaptığı ziyaret sonrasında gazetecilere açıklamalarda bulundu ve sorulara yanıt verdi.

Bir gazetecinin, "ABD'nin, Yunanistan'ın Doğu Akdeniz'de İsrail ve Güney Kıbrıs Rum kesimiyle birlikte yürüttüğü boru hattı projesinden desteğini çekmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna Erdoğan, şu yanıtı verdi:

"Bu proje esasında olacak bir iş değil. Bunun bütün analizlerini yaptılar, baktılar ki bu işin pozitif olabilecek bir yanı yok. Yani maliyet hesapları tutmuyor. Amerika bütün adımını zaten kapital üzerinde yürüten bir ülke. Bunun maliyet analizleri tutmadığı için de 'Bu olacak bir iş değil' diyerek desteğini çekti. Zaten, burada hep konuşulan nedir? Bu iş, Türkiyesiz olmaz. Çünkü eğer buradan Avrupa'ya gaz gidecekse bu ancak Türkiye üzerinden olur. Berat Bey, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olduğu dönemde bile İsrailli muhatabı, o zaman o teklifle gelmişti. İş bir yere doğru da gidiyordu. Belki biz o zaman İsrail ile o işi bağlayabilirdik. Peki şimdi bağlama umudu yok mu? Şartlar oturup konuşulur. Çünkü bu işin menfaat analizleri çok önemli. Belli bir yere de geldik. İsrail Cumhurbaşkanı Herzog ile görüşmelerimiz oluyor. İsrail Başbakanı Bennett daha değişik düzeyde haberler gönderiyor. Bütün bunlarla beraber biliyorsunuz, geçenlerde İslam Ülkeleri Hahamlar İttifakı Üyelerini Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kabul ettim, onlarla görüşmelerimiz oldu. Eğer biz siyaset yapacaksak siyaset, kavga dövüşle olmaz. Siyaseti barış çizgisinde götürmeye mecburuz."

Türkiye'nin, Doğu Akdeniz'deki yaklaşımının belli olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Libya ile yaptığımız anlaşmamız var. Libya ile yaptığımız anlaşmayla birlikte işi biz resmi bir metne oturttuk. Bu resmi metin üzerinden de çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bir taraftan dört tane sondaj gemisi, iki tane sismik araştırma gemisi aldık. Bunları biz boşuna mı aldık? Bunlar Karadeniz'de de çalışacak, Akdeniz'de de çalışacak. Bu konudaki en güçlü altyapıya biz sahip olacağız. Onun için de Amerika'nın olayı, tamamen ekonomik analizdir. Bu analizler neticesinde gördüler ki buradan bir şey çıkmaz." diye konuştu.

"İnşallah bu işi 2023'e yetiştireceğiz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Karadeniz gazıyla ilgili önemli bir gelişme oldu. O gazı Türkiye'ye taşıyacak borular Filyos Limanı'na geldi. Bu süreç nasıl ilerliyor?" ve "Gaz 2023'e yetişecek mi?" sorularını ise şöyle cevapladı:

"Boru hattı yapımında kullanılacak borular gelmeye başladı. Boruların tamamının yaklaşık 10 ayrı seferde limana gelmesi planlanıyor. Her bir boru yaklaşık 12 metre uzunluğunda. Boru hattını deniz tabanına yerleştirme işlemi yaklaşık 5 ay sürecek. 2022 yılı içerisinde tüm kuyularda üretim öncesi tamamlama operasyonları yapılacak. İnşallah biz bu işi 2023'e yetiştireceğiz."

"Yeni bir müjde daha gelir mi?" sorusuna ise Erdoğan, "Bekliyoruz. İnşallah bütün hayalimiz, bakanlığın yaptığı çalışmalar, arkadaşların verdikleri bilgiler, özellikle sismik araştırma gemilerimizin bize verdiği raporlar, hep bu istikamette. Zaten bu işi şöyle başarıyla neticelendirdiğimiz zaman, 'ekonomik performans nedir, ne değildir' diye soranlara inşallah biz oradan gereken cevabı verme imkanını yakalamış olacağız." karşılığını verdi.

"Devlet Bey 'Bu çalışma bizim için geçerlidir' dedi"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Siyasi Partiler ve Seçim Kanunu'nda yapılacak bir değişiklik gündeme gelmişti. Özellikle seçim barajının yüzde 7'ye indirilmesiyle ilgili AK Parti ve MHP arasında bir mutabakata varıldığına dair yorumlar da yapılmıştı. Bu konu çok merak ediliyordu. Öngörünüz var mı, ne zaman Meclis gündemine gelir?" sorusuna karşılık, şu bilgileri verdi:

"Artık kronolojide gelme süreci başladı. Biliyorsunuz, bizden Hayati Bey'in başkanlığında bir ekip, Milliyetçi Hareket Partisi'nden Feti Bey'in başkanlığında bir ekip çalıştı. Bunun yanında Büyük Birlik Partisi kendi teklifini arkadaşlarımıza göndermişti. Ben, Hayati Bey'in Feti Bey'ler ile yaptığı çalışmanın taslak metnini aldım. Bu taslak metni, Devlet Bey ile de paylaştım. Devlet Bey de gerçekten bir nezaket göstermek suretiyle 'Bu çalışma bizim için geçerlidir' dedi. Orada bizim yaklaşımımız, barajın yüzde 7 olması yönünde. Onun dışında dar bölge, daraltılmış bölge vesaire bu tür şeylere girmiyoruz. Hazırlanan, üzerinde çalışılmış taslak metin konusunda bu hafta veya önümüzdeki hafta arkadaşlar tekrar bir araya gelecekler. Nihai şeklini verip ondan sonra işi bitireceğiz."

"Böyle bir sözde milletvekilinin parlamentomuzda olması bizim için bir kara leke"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir PKK mensubu ile 2017 yılında çekilen fotoğrafları ortaya çıkan HDP'li milletvekili Semra Güzel hakkında da şu ifadeleri kullandı:

"Biz kendimizi muhalefete göre dizayn etmiyoruz. Bizim şu anda Cumhur İttifakı olarak tavrımız belli. Sözde milletvekili bu kadınla alakalı ben açıklamamı yaptım. Devlet Bey de aynı şekilde yaptı. İYİ Parti de bununla ilgili galiba 'Gelirse bizim kanaatimiz budur' dedi. Bir defa böyle bir sözde milletvekilinin parlamentomuzda olması bizim için bir kara lekedir. Kesinlikle dokunulmazlığının süratle kaldırılması gerekiyor. Çünkü orada bitmiyor. Dokunulmazlığı kaldırıldıktan sonra yargı yolu açılmış oluyor. Biz bu konunun özellikle takipçisi olacağız. Bunların dışında da şu anda hazır olan yaklaşık 15 fezleke var. Bunların da takibinde olacağız. Bunların da dokunulmazlıklarının kaldırılmasının ve yargı yolunun açılmasının takipçisi olmaya mecburuz. Şu anda Cumhur İttifakı olarak biz bunların peşindeyiz. Bu konuda vatandaşımızın hassasiyetlerini biliyoruz. Parlamentomuzun terörle anılmasını kesinlikle istemiyoruz."