1970’lerde Türk hapishanelerindeki bebekleri anlatan resimler Tate Modern'de sergileniyor

Access to the comments Yorumlar
 Servet Yanatma
Gulsun Karamustafa Prison Paintings (1972). Tate © Gulsun Karamustafa
Gulsun Karamustafa Prison Paintings (1972). Tate © Gulsun Karamustafa   -   ©  Joe Humphrys & Oliver Cowling/Tate 2019

“Şevket geldiğinde iki aylıktı. İçerde öğrendi yürümeyi.” İmdat ise “Sağmalcılarda doğru. Dışarıyı hiç bilmez…”

1970’lerde Türkiye’deki hapishanelerde bulunan bebek ve çocukları anlatan bir resimden alıntı bu cümleler. Ressam Gülsün Karamustafa’nın 'Hapishane Resimleri' İngiltere’nin başkenti Londra’daki ünlü modern sanat müzesi Tate Modern’de sergileniyor.

Gülsün Karamustafa 12 Mart 1971 Muhtırası’ndan sonra siyasi suçlamalarla birkaç ay cezaevine giriyor. İçeride tanık olduklarını resmederek kayda geçiriyor. Resimlerde bebek, çocuk ve kadınlar var.

Sergide 15 resim yer alıyor. Birisi kara kalem çalışması. Gülsün Karamustafa bu eserinde hapishanede doğan bebeklere, cezaevinde yürümeyi öğrenen veya henüz dışarıyı hiç görmeyen çocuklara dikkat çekiyor.

David Lambert & Rod Tidnam/Photo@ Tate
Gulsun Karamustafa Prison Paintings (1972). Tate © Gulsun KaramustafaDavid Lambert & Rod Tidnam/Photo@ Tate

Annelerin cezaevinde bulunma sebepleri değişse de bebek ve çocukların değişmeyen ellerinde olmayan “kader mahkumluğu” öne çıkıyor. Gülsün Karamustafa kara kalem resmin altında bebek ve çocukların durumu şöyle özetliyor:

İmdat: Fatma'nın oğlu, yaralamadan 11 yıla mahkûm. Sağmalcılarda doğdu. Dışarıyı hiç bilmez.

Hülya: Esrardan yatan Işıdi'nin kızı. İçeriye üç aylık girmiş. İki kere dışarı gönderdiler geri geldi.

Aysel: Anasının karnında içeri girdi. Kocasını öldüren Emine'nin sevdiğinden olan kızı. Babası erkekler kısmında 16 yıla mahkûm.

Şevket: Geldiğinde iki aylıktı. İçerde öğrendi yürümeyi. Memeden yeni kesildi. 1 yıla mahkum Remziye'nin oğlu.

Joe Humphrys & Oliver Cowling/Tate 2019
Gulsun Karamustafa Prison Paintings (1972). Tate © Gulsun KaramustafaJoe Humphrys & Oliver Cowling/Tate 2019

Sergideki en çarpıcı resimlerden birisi parmaklıklar ardındaki anne ve bebeği. 1972 tarihli resimde annesinin kucağındaki bebek cezaevinde demir parmaklıkları tutuyor. Annenin gözlerinde ise hüzün ve acı hâkim.

2021’de 780 bebek hapisteydi

Günümüzde de Türkiye’deki hapishanelerde yüzlerce bebek bulunuyor. Adalet Bakanlığı 2021 verilerine göre Türkiye'de yaklaşık 345 çocuk, 780 bebek anneleriyle birlikte cezaevinde tutuluyor. Bu bilgiyi veren CHP İstanbul Milletvekili Turan Aydoğan bu konuda yasal düzenleme önerdiklerini ancak iktidarın oralı olmadığını söylüyor.

Joe Humphrys & Oliver Cowling/Tate 2019
Gulsun Karamustafa Prison Paintings (1972). Tate © Gulsun KaramustafaJoe Humphrys & Oliver Cowling/Tate 2019

Hapishanede yemek dağıtımını gösteren resim parmaklıklar arkasındaki bebek ve çocuk haline ve kadınların yaşadığı zorluklara ışık tutuyor. Resimde 9 kadın bulunurken 2 bebek ve küçük yaşlarda 4 çocuk da yer alıyor. Bazı çocuklar yemek kazanının başında beklerken bebekler annelerinin kucaklarında veya sırtlarında duruyor. Annelerin bebek ve çocuklarını beslemek için tek çeşit yemek kazanına uzattıkları tabaklar kadınların manevi yüklerine de işaret ediyor.

David Lambert & Rod Tidnam/Photo@ Tate
Gulsun Karamustafa Prison Paintings (1972). Tate © Gulsun KaramustafaDavid Lambert & Rod Tidnam/Photo@ Tate

Uykudaki kadınları gösteren yine 1972 tarihli resimde Gülsün Karamustafa cezaevlerindeki zorlu şartlara ışık tutuyor. Sıkışık bir alanda aynı yorgan veya battaniyenin altında uyumaya çalışan kadınlar. Battaniyelerin yeterli olmadığı görülüyor. Kadınlardan birisinin ayağı açıkta kalmış. Anne ise bebeğini sararak sıcak tutmaya çalışıyor.

Türkiye’de son yıllarda tutuklu veya hükümlü sayısı rekor seviyelere ulaşırken asgari ihtiyaçların karşılanamadığı yönünde haberler geliyor. Bu kişiler yatak sayısı yeterli olmadığı için tutuklu veya hükümlülerin sırayla uyudukları bildiriyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri de bunu doğruluyor. 2019'da cezaevlerindeki toplam yatak sayısı 230 bin iken kalan kişi sayısı 291 bini aştı. Bu dönemde 60 binden fazla kişi için cezaevlerinde yatak yoktu.

Joe Humphrys & Oliver Cowling/Tate 2019
Gulsun Karamustafa Prison Paintings (1972). Tate © Gulsun KaramustafaJoe Humphrys & Oliver Cowling/Tate 2019

Gülsün Karamustafa bir başka resminde ise hasta bir kadını gösteriyor. Hasta bitkin halde uzanan kadının başında diğer kadınlar üzgün ve çaresiz şekilde bekliyor. Yardım etmeye çalışan bir kadının sırtında ise ağzı emzikli bir bebek. Ressam Mustafa cezaevindeki bebekleri neredeyse her resimde bir kez daha hatırlatıyor.

David Lambert & Rod Tidnam/Photo@ Tate
Gulsun Karamustafa Prison Paintings (1978). Tate © Gulsun KaramustafaDavid Lambert & Rod Tidnam/Photo@ Tate

Her şeye rağmen umut: Çiçek, kuş ve kitap

1978 tarihli resimde ise Gülsün Karamustafa hapishane ziyaretini anlatıyor. Bu defa “her şeye rağmen umut” mesajı veriyor. Kadının elindeki file çantada rengarenk çiçekler ve beyaz bir kuş umut ve barışı resmediyor. Çantadaki kitaplar ise bazı tutuklu veya hükümlüler için cezaevinde en büyük dostun kitaplar olduğunu hatırlatıyor.

Son yıllarda ise hapishanelerde bulunan tutuklu veya hükümlülerin eğitim seviyesinin yüksekliği dikkat çekiyor. 2016'da cezaevinde 8 bin 98 olan üniversite mezunu sayısı 2020'de 20 bin 333’e kadar çıktı. Bunlar arasında yüzlerce doktoralı kişi de yer alıyor.

Gülsün Karamustafa’nın Tate Modern’de sergilenen resimleri ziyaretçilerini bekliyor. Müzeye giriş ücretsiz, ancak önceden online randevu yapılması tavsiye ediliyor.

İlk kez 2013’te sergilendi: Ressam o günlere gitmek istemedi

Tate Modern’ın internet sitesinde yer alan bilgiye göre, Hapishane Resimleri 2013’e kadar sergilenmedi. Resimler İstanbul’da 2013 SALT’ta sanatseverlerle buluştu. Ressam bu eserleri uzun yıllar sergilemek istemedi. Sebebi ise Karamustafa’nın hayatının o günlerine dönmek istememesi. Ressam ayrıca hapishane hatıralarını ve oradaki dostluklarını istismar etmek istemedi.

Resimlerin hikayesini ise Gülsün Karamustafa şöyle anlatıyor: “Bu resimleri, hatırlamak ve (neler olduğunu) zihnimde tutabilmek için yaptım.” Sanatçı İstanbul’da Maltepe, Selimiye, Sağmacılar hapishanelerinde yattıktan sonra İzmit cezaevine gönderilmiş.

Ressam Gülsün Karamustafa kimdir?

Ankara’da 1946’da Ankara'da dünyaya gelen Gülsün Karamustafa’nın babası, radyo spikeri Hikmet Münir Ebcioğlu. Lise yıllarında tanınmış ressamlar Eşref Üren, Turgut Zaim ve Selva Tamkan'dan resim dersleri aldı. 1969 senesinde İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Yüksek Resim Bölümü, Bedri Rahmi Eyüboğlu atölyesinden mezun oldu. 1971 muhtırasından hemen sonra aranan birine yataklık etmek suçlamasıyla tutuklandı. Hapishane gözlemlerine dayanan resimleri ilk kez "Vadedilmiş Bir Sergi’" adlı kişisel sergisinde ziyaretçilere açtı.

Avrupa’da birçok sergi açan Karamustafa yine eserleriyle birçok ödül aldı. Gülsün Karamustafa 2021 yılında ise Roswitha Haftmann Vakfı tarafından verilen Avrupa’nın prestijli sanat ödülüne layık görüldü. Roswitha Haftmann Vakfı Yönetim Kurulu, Gülsün Karamustafa'yı "zamanımızın en sanatsal ve aynı zamanda politik olarak en ikna edici seslerinden biri" olarak tanımlıyor.

Hapishanelerdeki kadınlar anlatıyor

15 Temmuz darbe girişimi sonrasında bebeğiyle beraber demir parmaklık ardında 40 gün geçiren bir kadın Euronews’e şu açıklamayı yapmıştı: “Yeterli malzeme yok, oyuncak yok, temiz hava yok, ilaç yok, yemek yok…" Euronews Türkçe’nin Cezaevinden Mektuplar yazı dizisi için cezaevinden bir mektup kaleme alan Hatice Şahnaz da yaşadığı zorlukları anlatmıştı.