Kılıçdaroğlu Diyarbakır'da konuştu: Yönetici belediye başkanını alıp yerine kayyum atayamaz.

Access to the comments Yorumlar
 Euronews
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu Diyarbakır'da esnafı ziyaret etti
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu Diyarbakır'da esnafı ziyaret etti   -   ©  Bestami Bodruk/Anadolu Ajansı   -  

Diyarbakır'a giden Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Sivil Toplum Kuruluşları, Muhtarlar ve Kanaat Önderleri Buluşmaları adlı etkinlikte yaptığı konuşmada sorunların çözüm anahtarının demokrasi olduğunu söyledi.

"Kimlikler bizim şerefimizdir onurumuzdur. Kimlikleri siyasete malzeme etmek asla doğru değildir" diyen Kılıçdaroğlu "Tam tersine beraber olmamız gereken bir atmosferde bizi ayrıştırdılar. Farklı kamplara böldüler. Efendim kimliğin ne? İnancın ne? Yaşam tarzınız ne? Sana ne kardeşim bir insanının kimliğinden, inancından, yaşam tarzından. Kişinin kimliği, siyasete malzeme olabilir mi? Kim anne ve babasını seçme özgürlüğüne sahip? O zaman hepimiz belli bir kimliğin belli bir değerin içinde doğarız" ifadelerini kullandı.

"Peki bu ülkede adalet var mı?" diye soran CHP lideri adaleti inşa edeceklerini belirtti ve bunun anahtarıın demokrasi olduğunun altını çizerek "Düşünce özgürlüğümüzün olması lazım, ben düşündüğümü ifade etmeliyim, sizler de düşündüğünüzü ifade etmelisiniz" dedi ancak düşündüğünü ifade edenlerin hapse atılmaması, tutuklanmaması, gözaltına alınmaması gerektiğinin altını çizdi.

"Yönetici gelip seçimle gelen yerine kayyum atayamaz"

6 partinin siyasi genel başkanı olarak bir araya gelerek "Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemi" açıkladıklarını anımsatan Kılıçdaroğlu, HDP'li bazı belediyelere kayyum atanmasına tepki gösterdi:

"Yeni güçlendirilmiş bir parlamenter sistem. Millet iradesinin üzerinde vesayetin olmadığı bir sistemi oluşturuyoruz ve bunun için mücadele ediyoruz. Seçimle gelen seçimle gider, doğru mu evet doğru. Seçimle gelen seçimle gidiyorsa ve siz bunu yasal bir güvenceye bağlamışsanız bir başka yönetici gelip belediye başkanını alıp yerine kayyum atayamaz. Neden seçimle gelen seçimle gider ilkesi vardır, böyle olması lazım. Seçim barajı yüzde 10, dünyada hiç yok örneği. 6 lider oturduk, anlaştık, yüzde 3 olsun dedik. Yüzde 3 oy alan partinin temsilcisi de TBMM'ye gelsin, o da çıksın kürsüden derdi varsa derdini anlatsın, ne olacak yani"

6 parti lideri olarak demokrasi, insan hakları, ekmek, aş için yola çıktıklarını belirten Kılıçdaroğlu "Yapacağımız birliktelikle Türkiye'yi aydınlığa çıkarabilirsek Türkiye'yi kucaklaştırabilirsek Türkiye'de yeni bir atmosferi yaratabilirsek emin olun sadece Türkiye için değil dünyada siyaset tarihini yazan bütün kitaplara bu konu girecektir" dedi.

Muhtarların da demokrasinin temel taşı olduğunu vurulayan Kılıçdaroğlu her muhtarlığın bir bütçesi olması gerektiğini ifade etti.

"Diyarbakır, Mardin, Şanlıurfa'yı üretim üssüne dönüştüreceğiz"

Yatırımların İstanbul, Ankara, Bursa, İzmir ve Denizli'ye yapıldığını savunan Kılıçdaroğlu, Diyarbakır'ı,Mardin'i, Şanlıurfa'yı üretim üssüne dönüştüreceklerini belirtti. Kılıçdaroğlu "İlk yatırıma geleceğiz. Şanlıurfa ve Diyarbakır'da yapacağız, hepiniz göreceksiniz. Eğer üretirsek bir toplum mutlu olur, eğer alın terinin karşılığını alırsa bir toplum mutlu olur, eğer evlatlarımız iş bulursa, çalışırsa evlerine helal ekmek getirebilirlerse o toplum mutlu olur. Mutfaklarda, evlerde, sokaklarında bereket olur. Esnafa gidiyorsun, siftah daha yapmamış, iyi de siftah yapacak vatandaşın cebinde para yok ki. Para olacak ki gidip alışveriş yapsın" diye konuştu.

Doktorların ve sağlık çalışanlarının özlük haklarının iyileştirilmesi gerektiğini de kaydeden Kılıçdaroğlu, "İyileştireceğim sözü verdiniz, sözünüzü tutunuz ve gereğini yapınız. Hakimlere verilen güvencenin hekimlere de verilmesi lazım" dedi.

"Diyarbakır Hapishanesindeki işkenceler unutulmadı"

Bir konuşmasında helalleşmeden söz ettiğini anımsatan Kılıçdaroğlu, toplum olarak helalleşmek zorunda olduklarını dile getirdi.

Diyarbakır ve bölgede çok büyük sıkıntılar yaşandığını aktaran Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Diyarbakır Hapishanesindeki işkenceler unutuldu mu unutulmadı, oradaki insanlarla bizim helalleşmemiz lazım. Bunu yapmazsak barışamayız arkadaşlar, haksızlığa uğrayan bir kişiyle bizim helalleşmemiz lazım. Diyarbakır Hapishanesinin insan hakları müzesine dönüştürülmesi lazım. Roboski'de öldürülen gencecik evlatlarımız vardı, o ailelerle de helalleşmemiz lazım. Haksızlıkla yüzleşmektir helalleşmek. Eğer siz karar almış bir kişinin hakkını, hukukunu ihlal etmişseniz sizin onunla helalleşmeniz lazım, af çıkarmak değil, helalleşmemiz lazım. Bu şu anlama gelmesin, bazen soruyorlar bana, efendim işte bilmem geldi bir sürü devleti soydu filan, 'Ben onunla helalleşecek miyim?' veya 'Gitti 5 kişiyi öldürdü helalleşecek miyim?' Yok kardeşim, o ayrı, o hukukun işidir. Benim söylediğim yönetenlerin yaptığı haksızlıklarla onların yüzleşmesi. O zaman biz bu ülkede barışı ve huzuru sağlayabiliriz, birlikte olabiliriz. Birisi haksızlığa uğradığı zaman da hep birlikte daha güçlü bir ses çıkarabiliriz. Helalleşme aynı zamanda adalettir, adaleti sağlamaktır."