Macron'un rakibi Marine Le Pen, Rusya'nın Ukrayna işgali ve Putin ile ilgili ne düşünüyor?

Access to the comments Yorumlar
 Alasdair Sandford
Fransız aşırı sağının cumhurbaşkanlığı adayı Marine Le Pen 2017 yılında Kremlin'de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmüştü
Fransız aşırı sağının cumhurbaşkanlığı adayı Marine Le Pen 2017 yılında Kremlin'de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmüştü   -   ©  AP

Marine Le Pen, şubat ayı başında verdiği bir röportajda, "Rusya'nın Ukrayna'yı işgal etmeyi istediğine kesinlikle inanmıyorum" demişti.

Ancak iki hafta sonra Vladimir Putin, Ukrayna sınırına yığılan binlerce Rus askerinin bu ülkeye girmesi emrini verdi. Rus bombardımanları nedeniyle bazı Ukrayna kentleri büyük hasar gördü. Sivillerin öldürüldüğü, işkence ve tecavüze maruz kaldığında dair çok sayıda iddia ve rapor var.

Fransa cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda Emmanuel Macron'un rakibi olan Le Pen, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, kensini eleştirenlerin Moskova'ya çok yakın olduğu yönündeki suçlamalarını "adil olmayan bir yargılama"ya eşdeğer bulduğunu belirterek kendisinin sadece "Fransa'nın çıkarlarını koruduğunu" söyledi.

Ancak aşırı sağcı aday, geçmişte Rus lidere olan hayranlığını açıkça dile getirmiş ve sürekli olarak Moskova'nın dış politikasını savunmuştu.

2017: 'Putin'in politikalarını destekliyorum'

AP
Fransız aşırı sağının cumhurbaşkanlığı adayı Marine Le Pen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmüştü. 24 Mart 2017AP

Fransız aşırı sağının cumhurbaşkanı adayı Marine Le Pen, Mart 2017'de seçimlerden önce Kremlin'de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le görüştü.

Putin - Le Pen görüşmesi, Moskova'nın Avrupa'daki aşırı sağ gruplara verdiği desteği bir kez daha gündeme getirdi.

Le Pen, bir Rus bankasından parti finansmanı talep etmişti ki bu kredi hala ödeniyor. Kırım'ın ilhakının ardından Rusya'ya uygulanan AB yaptırımlarını hızla kaldırma niyetini dile getirmişti.

Le Pen, BBC'ye verdiği bir röportajda, ilham kaynağı olarak hem yeni seçilen ABD Başkanı (Donald Trump) hem de Rusya liderine atıfta bulundu.

"Benim savunduğum, Sayın Trump'ın ve Sayın Putin'in savunduğu geniş siyasi çizgiler" demişti.

Batı ile yaşanan gerginlikten ötürü ABD ve Rusya sınırındaki ülkeleri silahlandırmakla suçladığı NATO'yu sorumlu tuttu.

"Ukrayna, Rusya'nın etki alanının bir parçası, bu bir gerçek" dedi. Rusya'nın Avrupa ülkeleri için askeri bir tehlike oluşturduğunu söylemeye çalışıyorsanız, bence analizinizde yanılıyorsunuz." ifadesini kullandı.

Fransa'nın NATO'nun entegre askeri kanadından çekilmesi gerektiğini savunarak, "NATO, SSCB ile savaşmak için kuruldu. Bugün Sovyetler Birliği yok." değerlendirmesini yaptı.

Rusya'ya olan sevgisini daha da ileriye taşıyan Le Pen, "Rusya, Avrupa ülkelerine ve ABD'ye karşı herhangi bir kampanya yürütmediği için önyargılı muamele görmeyi de hak etmiyor" diye konuştu.

ABD istihbaratının yanı sıra resmi bir soruşturma, Rusya'nın Trump'ın adaylık şansını artırmak amacıyla 2016 ABD başkanlık seçimlerine müdahale ettiği sonucuna vardı. Keza Moskova, son yılkarda Avrupa seçimlerine müdahale etmek ve dezenformasyon yaymakla suçlanıyor.

Le Pen, 2017'deki röportajında Putin'in yarardan çok zarar verip vermediği sorusuna, Suriye'ye müdahalesinin "dünyanın güvenliği açısından olumlu" olduğunu öne sürerek, "Rusya, genel olarak doğru yönde ilerliyor" diye yanıt verdi.

"Bir şeyi farkettim ki, Vladimir Putin hükümetinin düzenli olarak yeniden seçilmek için Rusları yeterince memnun ettiği" değerlendirmesinde bulundu.

Oysa Putin'in iktidara gelmesinden bu yana Rusya'da yapılan seçimler, uluslararası kuruluşlar ve insan hakları örgütleri tarafından sürekli özgür ve adil olmamakla eleştirilirken, Putin'in muhaliflerinin seçimlere katılması da bir türlü yasaklandı.

"Kırım işgal olmadı"

Şubat 2017'de Vladimir Putin'e olan hayranlığı ve saygısı sorulan Le Pen, CNN'e verdiği mülakatta, "Ruslar büyük bir millettir, sevsek de sevmesek de seçimlerini yapmışlardır. Rusya, Fransa için bir tehlike mi? Cevap: hayır. Rusya, Fransa için müttefik mi olmalı? Cevap: evet. Amerika Birleşik Devletleri için de aynı şey geçerli" demişti.

Gazeteci Christiane Amanpour ile Ukrayna'daki "Maidan Devrimi" ve Rusya'nın 2014'teki Kırım'ın ilhakı konularında da çatışan Ulusal Cephe lideri, "Ukrayna'da bir darbe oldu. Farklı milletler arasında bir anlaşma vardı ve ertesi gün bu anlaşma bozuldu ve belirli sayıda insan iktidara geldi" diye konuştu.

Marine Le Pen, gazeteciye "Dinle, Kırım işgali olmadı. Saçmalamayı bırak" diye çıkışmıştı.

İddiasını daha öteye taşıyan Le Pen, "Kırım Rus'tu. Anlıyor musun? Kırım hep Rus oldu. Sovyetler Birliği tarafından (Ukrayna'ya) verildi. Halk kendini Rus hissediyor. Nüfus Rus. Halk, ezici bir çoğunlukla Rusya'ya dönmeye karar verdi" ifadelerini kullanmıştı.

Vatandaşların 'Rusya'ya katılmak' için oy kullandığı 2014 Kırım referandumu birçok ülke tarafından tanınmadı. Öte yandan oylamayı geçersiz kılan ve Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü onaylayan BM Genel Kurulu kararı, ezici bir çoğunlukla kabul edildi.

2022: Rusya, Ukrayna'yı işgal etme niyetinde değil

Bu yılın şubat ayında, Rusya'nın Ukrayna sınırlarına asker yığmak için aylar harcadığı bir atmosferde, Le Pen, ABD istihbaratı ve Başkan Joe Biden'ın aylar öncesinden Putin'in işgal niyetinde olduğu uyarısında bulunmuştu.

Ancak aşırı sağcı aday bir kez daha, Rusya'yı Fransa'nın bir müttefiki olarak görmek istediğini tekrarladı. 2017 yılında söylediği gibi, Moskova ile Batı arasındaki gerilimlerden yine NATO'nun askeri baskısını sorumlu tuttu.

"Bugün ABD, Rusya sınırına silahlı kuvvetler yerleştirmek amacıyla Ukrayna'yı NATO'ya katılmaya zorluyor, bu yüzden Ruslar da misilleme yapıyor ve Ukrayna ile sınırlarına kuvvetler yerleştiriyor" dedi.

Moskova'nın orduyu Ukrayna'ya göndermesi durumunda nasıl tepki vereceği sorusuna, "Bütün ülkelerin egemenliğini savunuyorum, Ukrayna'nın egemenliğini de savunuyorum. Ama... Rusya'nın Ukrayna'yı işgal etmek istediğine kesinlikle inanmıyorum" sözleriyle yanıt vermişti.

Bir işgal durumunda bile yaptırım uygulanıp uygulanmaması konusunda kararsız kalan Le Pen, "Rusya'nın Ukrayna'yı işgal etme konusunda en ufak bir arzusu olduğunu düşünmüyorum. Ama öyle olsaydı, doğal olarak, tıpkı Fransa'nın egemenliğini savunduğum gibi, Ukrayna'nın egemenliğini de savunurdum" sözleriyle yanıt verdi.

'Rusya ile ittifak'

Marine Le Pen'in başkanlık manifestosunun 13 sayfalık savunma bölümünde Rusya'dan pek bahsedilmiyor.

Aşırı sağcı aday, Fransa'yı NATO'nun askeri kanadından çıkarmanın bir öncelik olacağını belirtiyor. Fransa'nın müttefiki gibi davranmayan ABD ile yeni bir ilişki yoluna bakılacağı ve kendi hükümetinin Almanya ile ortak silah üretim programlarına son vereceği manifestoda yer alıyor. Buna karşılık, Moskova bir kez daha geleceğin önemli bir ortağı olarak görülüyor.

Le Pen, Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinden bu yana ne dedi?

Marine Le Pen’in Moskova’nın 24 Şubat’ta Ukrayna’yı işgaline biraz temkinli yaklaştığına şüphe yok. Ancak bu ay, Moskova ile herhangi bir askeri anlaşmadan vazgeçerek Vladimir Putin hakkındaki bazı açıklamalarını da değiştirdi.

Kiev dışında 4 Nisan'da yüzlerce sivilin cesetlerinin bulunmasının ardından Ukrayna'daki "savaş suçlarından" bahsetti. Ancak mart ayı sonunda Putin'i "savaş suçlusu" olarak nitelendirmeyi reddetti zira "iki taraftan birine hakaret ederek barış müzakeresi yapılmaz" savunmasında bulundu.

Aşırı sağcı aday, Fransız halkının tüketici harcama gücü üzerindeki olası etkisi nedeniyle Moskova'ya karşı bir enerji ambargosuna karşı durmaya devam ediyor.

Seçimin ilk turundan birkaç gün önce Europe 1 Radyosuna konuşan Le Pen, Rusya'dan kömür ithalatı yasağını da içeren AB yaptırımlarını, finansal piyasaların ve gerçek vurguncuların çıkarlarının savaştan korumak için tasarlandığını söyleyerek eleştirdi ve "Tüm bu yaptırımlar, şirketlerimizi ve özel şahısları vurma sonucunu doğurur" ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı adayı, Ukrayna'ya "savunma unsurları" vermeye hazır olduğunu ancak bunların öldürücü olmayan silahlar anlamına geldiğini belirtti.

Diplomatik stratejisinin ana hatlarını çizen Le Pen, Ukrayna'daki savaş "bir barış anlaşmasıyla çözüldüğünde" NATO ile Rusya arasında "stratejik bir yakınlaşma" çağrısında bulundu.

Keza Le Pen ve Avrupa Parlamentosu'ndaki partili arkadaşları, Rusya'ya yönelik yaptırımlara sürekli olarak karşı çıktı.

Bu yılki kampanyası sırasında, Ukrayna'nın işgalini eleştirmesine rağmen, savaşın sona ermesi durumunda Putin'in tekrar Fransa'nın müttefiki olabileceğini söyledi.

Avrupa Reform Merkezi (CER) isimli düşünce kuruluşuna göre Le Pen seçilirse, yaptırımları veto etme ya da sadece basitçe uygulama riski var ve bu durumda Fransa'nın müttefiklerinin ve ortaklarının çoğuyla ilişkileri sarsılacak.