Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

ABD Merkez Bankası son 22 yılın en yüksek faiz artırımına gitti

Access to the comments Yorumlar
 Euronews
ABD Merkez Bankası (Fed)
ABD Merkez Bankası (Fed)   -   ©  J. David Ake/AP2008

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Merkez Bankası (Fed) iki gün süren Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısının ardından 50 baz puanlık faiz artırımına gitti. Fed, beklentiler dahilinde politika faizini yüzde 0,75-1,00 aralığına yükseltti.

Amerikan Merkez Bankası böylece 2000 yılından beri en geniş çaplı faiz artırımı kararını almış oldu.

Bankadan yapılan açıklamada, rekor enflasyon rakamlarının kontrol altında tutulabilmesi için ilerleyen dönemlerde de faiz artırımı kararlarının alınabileceği belirtildi.

Fed ayrıca Ukrayna'nın Rusya tarafından işgali ve Covid-19 nedeniyle Çin'de başlayan kapanma tedbirleri nedeniyle enflasyonun daha da büyüyeceği ve lojistik sorunlarının oluşabileceği konusunda uyardı.

Fed'e göre ABD'de enflasyon geçen ay yüzde 6,6'ya yükselerek son 40 yılın en yüksek düzeyine erişti. Sıkı tüketici harcamaları, kronik tedarik darboğazı ve Rusya'nın Ukrayna'ya açtığı savaşla daha da keskin şekilde artan doğal gaz ve gıda fiyatları enflasyonu körüklüyor.

"Bilanço daralacak"

Banka ayrıca 1 Haziran'dan itibaren bilançoyu daraltacaklarını da açıkladı. Fed'in ekonomiyi Covid-19 pandemisinin etkilerinden korumaya çalışırken 9 trilyon dolara yükselen bilançonun haziran, temmuz ve ağustos aylarında her ay 47,5 milyar dolar daraltılmasına izin verileceği ve bu azaltımın eylül ayından itibaren aylık 95 milyar dolara kadar çıkarılabileceği belirtildi.

Karar vericiler bu haftaki toplantıdan sonra yeni ekonomik tahminlerde bulunmadı ancak mart ayındaki toplantıdan bu yana toplanan verilerin enflasyon, ücret artışı ya da iş alımının yavaşladığına dair işaretler taşımadığına dikkat çekiliyor.

Fed faiz arttırımıyla neyi amaçlıyor?

Fed'in bugün aldığı faiz arttırımı kararı ile kredileri daraltması birçok tüketici ve işletme için borçlanma oranının zaman içinde yükseleceği anlamına geliyor. Bu borçlanmalar arasında ev kredisi, kredi kartı faizleri, otomobil ve diğer tüketici kredileri de bulunuyor.

Enerji, gıda ve tüketici ürünleri fiyatları artarken Fed'in amacı borçlanmayı bireyler ve kurumlar için daha pahalı hale getirerek harcamaları kısmak.

ABD merkez bankası yüksek borçlanma maliyeti sayesinde tüketimin enflasyonu hafifletirken resesyona neden olmayacak düzeyde de yavaşlatmasını umuyor.

Ancak bu hassas bir dengeleme gerektiriyor. Fed uzun zamandır kredileri daraltmada çok yavaş davranmakla eleştiriliyor ve birçok ekonomist bu adımların resesyonu engelleyeceğinden şüphe duyuyor.

Fed Başkanı Jerome Powell faiz oranını ne ekonomiyi canlandıracak ne de büyümeyi kısıtlayacak düzeyde hızla artmasını istediklerini açıkladı. Fed yetkilileri yüzde 2,4 civarında belirledikleri bu noktaya yıl sonunda ulaşacaklarını tahmin ediyor.

Fed'in kredi daraltma adımları ekonomi üzerinde bazı etkiler yaratmaya başladı. Ev satışları şubattan marta kadar yüzde 2,7 düştü ve bu bağlantılı ev kredilerinde de artışa yol açtı. 30 yıllık ortalama bir ev kredisi bu yılın başında yüzde 2'den yüzde 5,1'e sıçradı.

Birçok önleme rağmen genel ekonominin durumu sağlıklı görünüyor. Bu özellikle Amerikan iş gücü piyasası için geçerli. İşe alımların güçlü ve işten çıkarmaların ise az olması sonucu işsizlik oranı son 50 yılın en düşük seviyesine geriledi ve yeni iş olanakları da rekor düzeye ulaştı.