Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Filipinler'de devlet başkanlığı seçimini eski diktatörün oğlu Ferdinand Marcos kazandı

Access to the comments Yorumlar
 Euronews
Filipinler'de devlet başkanlığı seçimini eski diktatörle adaş oğlu Ferdinand Marcos kazandı.
Filipinler'de devlet başkanlığı seçimini eski diktatörle adaş oğlu Ferdinand Marcos kazandı.   -   ©  AP/AP   -  

Filipinler’de devlet başkanlığı seçimini 64 yaşındaki Ferdinand Marcos kazandı. Filipinler Seçim Komisyonu'nun resmi olmayan sonuçlarına göre, eski diktatör Ferdinand Marcos’un aynı isimli oğlu, yüzde 58,92 ile seçimin galibi oldu.

Seçimde yaklaşık 30,8 milyon seçmenin oyunu alarak en yakın rakibine karşı büyük farkla seçimden zaferle ayrılan Marcos, babası Ferdinand Marcos'un 1986'da devrilmesine yol açan "Halk Gücü" adlı demokrasi yanlısı hareketi tersine çevirmiş oldu.

Marcos'un en büyük rakibi Robredo'nun oy oranı yüzde 28,11'de kaldı. Seçimde diğer adaylardan eski boks yıldızı Manny Pacquiao yüzde 6,58, Manila Belediye Başkanı Isko Moreno yüzde 3,61 ve eski ulusal polis şefi Senatör Panfilo Lacson yüzde 1,7 oy aldı.

Marcos seçim sonuçlarına ilişkin yaptığı açıklamada, altı aydır kendisini destekleyenlere teşekkür ederek, "Bu kadar büyük bir çaba tek kişi ile sınırlı değil, çok farklı şekillerde çalışan, çok sayıda insanı kapsıyor." dedi.

Seçim sonuçları resmi olarak onaylandığında Marcos, mevcut devlet başkanı Rodrigo Duterte'den görevi devralacak. Duterte geçen yıl siyaseti bırakacağını açıklamıştı. 

Filipinler anayasası, başkan seçilen politikacının aynı göreve ikinci defa getirilmesini yasaklıyor. 60 milyon seçmenin bulunduğu ülkede başkanın görev süresi altı yıl ile sınırlı.

Öte yandan Marcos Jr'ın ayrı bir seçimde devlet başkanlığı yardımcılığı görevi için yarışan ekip arkadaşı Sara Duterte'nin de büyük bir farkla önde olduğu bildiriliyor. Sara Duterte mevcut devlet başkanı Duterte'nin kızı ve aynı zamanda ülkenin güneyindeki Davao kenti belediye başkanı. 

Marcos Jr ve Sara Duterte'nin seçim kampanyaları boyunca babalarının ülke tarihinin en çalkantılı bölünmelerine yol açan başkanlıkları dönemine dair tehlikeli konulardan kaçınarak ulusal birlik vurgusu yaptığı bildiriliyor. 

İki otoriter liderin çocukların bu ittifakı, ailelerinin seçim gücüyle kuzey ve güneydeki siyasi kalelerinde başarı elde etmesine yardımcı oldu, ancak insan hakkı ihlalleri konusundaki endişeleri de arttırdı.