Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

İngiliz Dışişleri Bakanı: Ruanda'ya göçmenleri taşıyacak uçak kişi sayısına bakılmaksızın kalkacak

Access to the comments Yorumlar
 euronews
İngiltere'de sığınmacıların Ruanda'ya gönderilmesine karşı çıkan protestocuların yazdığı "Uçağı durdurun" pankartı
İngiltere'de sığınmacıların Ruanda'ya gönderilmesine karşı çıkan protestocuların yazdığı "Uçağı durdurun" pankartı   -   ©  AP   -  

İngiltere Dışişleri Bakanı Liz Truss, İngiltere'nin göçmen ve sığınmacıları Ruanda'ya göndermesine ilişkin planında değişiklik olmadığını, temyiz başvurularına rağmen uçakta kişi sayısına bakılmaksızın salı akşamı seferin düzenleneceğini söyledi.

Bakan Truss'ın açıklaması iki İngiliz mahkemesinin daha göçmenler hakkındaki itirazları reddederek Ruanda'ya sığınmacı götürecek uçuşları desteklemesinin ardından geldi. 

İngiliz basınında yer alan haberlere göre, bireysel itirazlar nedeniyle uçuşa katılması planlanan 31 göçmenin sayısı, yediye düşmüştü.

Yedi göçmenin salı gecesi İngiliz Savunma Bakanlığı'na bağlı bir uçakla Ruanda'ya uçması bekleniyor.

Hükümetten bir yetkili "Uçuşun iptal edilebileceğini düşünüyorum. Bu genel bir itirazdan ziyade münferit davalardan kaynaklanıyor" diyerek iptal olasılığını teyit etmişti.

Söz konusu uygulamanın mahkemeye taşınacağını önceden tahmin ettiğini belirten İngiltere Başbakanı Boris Johnson, hükümetin söz konusu yasalarda değişikliğe bile gidebileceğini belirterek, kararlı oldukları mesajını verdi.

"Büyük değil Küçük Britanya ırkçılığı"

Öte yandan, plana son verilmesi ve ilk uçuşun iptalini isteyen yüzlerce kişi,  İçişleri Bakanlığı önünde protesto gösterisi düzenledi.   

"Uçuşlara hayır", "Kalmalarına müsaade edin", "Kimse yasa dışı değil" yazılı dövizler taşıyan protestocular, sık sık İçişleri Bakanı Priti Patel aleyhine slogan attı.

Yapılan konuşmalarda göçmen ve sığınmacıların Ruanda'ya gönderilmesinin insan haklarına aykırı olduğu ve uluslararası yasalarla çeliştiği savunuldu.

Göstericilerden Dania Stavrou, yaşananları insanlık dışı olarak tanımlayarak, "Şu anda gözaltı merkezlerinde yarın sabah akıbetlerinin ne olacağını bilmeyen insanlar var. Bu çok korkunç. Savaşın yıktığı ülkelerden, zulümden, şiddetten kaçarak ailelerinin olduğu, arkadaşlarının olduğu güvenli bir yere geldiler, ancak kalmalarına izin verilmiyor. Dürüst olmak gerekirse bunu ifade edecek kelime bulamıyorum, çok üzücü" dedi.

Elinde, "Küçük Britanya" yazılı bir pankart taşıyan oyuncu Lachele Carl ise, "Bu yazının gerçekten her şeyi anlattığını düşünüyorum" diye konuştu.

Yaşananların "Küçük Britanya ırkçılığı" olduğunu savunan Carl, bir yandan savaştan kaçan Ukraynalılara kapılar açılırken, diğer yandan halihazırda İngiltere'de bulunan insanların gönderildiğini belirterek, bunun ırkçılık ve "beyazların üstünlüğü" ideolojisinden kaynaklandığını söyledi.

Kaç sığınmacı gidebilir?

İngiltere'de yasa dışı olarak bulunan göçmen ve sığınmacıları Ruanda'ya göndermek için 14 Nisan'da iki ülke arasında Göç ve Ekonomik Kalkınma Ortaklığı anlaşması imzalanmıştı. Londra'nın Kigali'ye sığınmacıların gönderilmesine karşılık yaklaşık 148 milyon dolar ödeyeceği anlaşmaya insan hakları kuruluşları tepki göstermişti.

İlk aşamada 100'den fazla kişinin Ruanda'ya gönderileceği açıklanmış fakat bu sayı açılan davaların ardından 10'un altına düşmüştü. Care4Calais ise Salı günü için planlanan en az üç Yüksek Mahkeme temyiz başvurusu olmasından dolayı bu sayının sekizin de altında olduğunu söyledi.

Sky News kanalına konuşan Çevre Bakanı George Eustice ise, Ruanda ile sığınmacıların gönderilmesi konusunda anlaşma yapıldığını ve bunun "er ya da geç" uygulamaya sokulacağını ifade etti. 

Başbakan Boris Johnson ise Ruanda planını savunarak "İnsan kaçakçılığı çetelerinin iş modelini kırmayı amaçlıyoruz. Suç çetelerinin faaliyetlerini sürdürmesini desteklememiz gerektiğini düşünmüyorum" dedi.

Ek kaynaklar • AA, AFP