Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Suudi Arabistan'dan İsrail'e hava sahası 'jesti'; İlişkiler normalleşebilir mi?

Access to the comments Yorumlar
 euronews
Suudi Arabistan'In Cidde kentinde şehir merkezinde ABD Başkanı Joe Biden'ın ziyareti öncesi ABD ve Suudi Arabistan bayrakları asıldı
Suudi Arabistan'In Cidde kentinde şehir merkezinde ABD Başkanı Joe Biden'ın ziyareti öncesi ABD ve Suudi Arabistan bayrakları asıldı   -   ©  AP   -  

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Joe Biden'ın Suudi Arabistan ziyareti öncesi Riyad yönetimi, hava sahasını İsrail'i de kapsayacak şekilde tüm sivil uçuşlara açma kararı aldı.

Suudi Sivil Havacılık Otoritesinden yapılan açıklamada, "Suudi Arabistan, uluslararası hava sahasını kullanan sivil uçuşlar arasında ayrım yapmamayı öngören 1944 Chicago Uluslararası Sivil Havacılık Konvansiyonu'na uyma ve uluslararası havacılık bağlantısını sağlama çabaları doğrultusunda ülkenin hava sahasını, Sivil Havacılık Otoritesi taleplerini yerine getiren tüm uçuşlara açma kararı aldı" ifadelerine yer verildi:

Öte yandan ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, Başkan Biden'ın, Suudi Arabistan'ın "tarihi bir kararla" hava sahasını İsrail'i de kapsayacak şekilde tüm sivil uçuşlara açmasını memnuniyetle karşıladığını bildirdi.

ABD Başkanı Biden, dün, İsrail ve Filistin'den sonra Orta Doğu turunun ikinci ayağı olan Suudi Arabistan'a geçeceğine değinerek şunları söylemişti:

"Yarın (15 Temmuz 2022) İsrail'den doğrudan Cidde'ye, Suudi Arabistan'a uçan ilk Amerikan Başkanı olacağım. Bu, önemli bir ilerlemeyi temsil ediyor. Yarın Suudi liderliği ile görüşmemde doğrudan bir mesaj taşıyor olacağım: Tüm bölgeye ve açıkçası tüm dünyaya barış ve daha istikrarlı olağanüstü fırsatlar getirecek bir mesaj"

İsrail, Suudi Arabistan’ın hava sahasını açma kararından memnun

İsrail hükümeti ise Suudi Arabistan’ın hava sahasını İsrail uçuşlarına açma kararını memnuniyetle karşıladı.

İsrail Ulaştırma Bakanı Merav Michaeli, “Artık resmiyet kazandı. Suudi Arabistan hava sahasında İsrail uçuşlarına izin verilecek" açıklamasında bulundu. 

Riyad'ın kararını memnuniyetle karşıladıklarını belirten Michaeli, bunun, “Suudi Arabistan Krallığı tarafından İsrail ile doğusu arasındaki uçuş sürelerini önemli ölçüde kısaltacak ve uçuş fiyatlarını düşürecek önemli bir adım” olduğunu ifade etti.

İsrailli Bakan, “Her şeyden önce bu, Orta Doğu ülkeleriyle daha iyi ve daha güçlü ilişkilere doğru, güvenlik ve ekonomimize kritik faydalar sağlama yolunda başka bir adımdır” değerlendirmesinde bulundu.

Suudi İsrail yakınlaşması

Bu arada Washington, Başkan Biden'ın Orta Doğu ziyareti öncesi, daha fazla Arap ülkesinin İsrail'le ilişkileri geliştirmek için adım atabileceği yorumunda bulunmuştu. 

Şimdi tüm gözler, Biden'ın 2018'de gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesi sonrası Riyad'a "parya" muamelesi yapma sözüne rağmen bugün ziyaret edeceği Suudi Arabistan'a çevrilmiş durumda. 

Ancak analistler, ABD-Suudi yakınlaşmasının son dönemdeki işaretlerine rağmen, Riyad'ın İsrail'le diplomatik ilişki başlatmasının ne Biden'ın ziyareti sırasında ne de 86 yaşındaki Kral Selman'ın iktidarda olduğu sürece mümkün olmadığı görüşünde. 

Kral Selman'ın resmi politikası, işgal ettiği topraklardan çekilene ve Filistin devletini kabul edene kadar İsrail ile barış yapılmaması yönünde.

Biden'ın ziyareti muhtemelen dünyanın en büyük ham petrol ihracatçısı ülkeyi, petrol üretimini artırmaya ikna etmeye odaklanacak.

Peki Suudi Arabistan ve İsrail arasında normalleşme ihtimali var mı? İşte bu olasılığa ilişkin bazı sorular ve yanıtları:

İşaretler neler?

Suudi devlet medyası, ülkenin fiili yöneticisi konumundaki Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın mart ayında The Atlantic'e verdiği mülakattaki 'İsrail'i düşman olarak görmedikleri' ifadesine atıfta bulunuyor. Bin Selman röportajda, "Tam aksine, İsrail'e birçok konudaki çıkarlarımıza birlikte ulaşmaya çalışabileceğimiz potansiyel bir müttefik olarak bakıyoruz" ifadesini kullanmıştı. 

Keza Riyad, bölgesel müttefiki Birleşik Arap Emirlikleri'nin 2020'de İsrail'le diplomatik bağ kurmasına, ardından Bahreyn ve Fas'ın da ABD arabuluculuğundaki Abraham Anlaşmaları kapsamında İsrail'le diplomatik ilişki geliştirmesine karşı çıkmadı.

Suudi Arabistan o dönemde bir başka zımni onay işareti olarak Emirlikler'den İsrail'e doğrudan uçuşların kendi hava sahasından geçmesine izin verdi.

Ocak 2021'de Sudan geçiş hükümeti de aynı adımı atmayı kabul etti ancak Kuzeydoğu Afrika ülkesi henüz anlaşmayı tamamlamadı.

Suudi Arabistan, Biden'ın bugünkü ziyareti öncesinde İsrail menşeli uçaklar üzerindeki kısıtlamaları fiilen askıya aldı.

Yakın geçmişten itibaren bazı Suudiler, sosyal medya platformlarında İsrail'le normalleşmeye destek içeren iletiler paylaştı ki bu, Krallığın, Filistinlilerle sorun çözülene kadar İsrail'i izole etmeye yönelik uzun süredir devam eden pan-Arap politikasında eksen kayması anlamına geliyor. 

İsrail'in bölgesel işbirliği bakanı Esawi Frej, haziranda Suudi gazetesi Arab News'e verdiği demeçte, Riyad'ın İsrail-Filistin sorununa bulunacak herhangi bir çözümün merkezinde yer alacağını söylemişti. 

Axios haber sitesi ABD'nin, İsrail ve Suudi Arabistan arasında normalleşme için bir "yol haritası" üzerinde çalıştığını bildirmiş, The Wall Street Journal da bölgenin en etkili iki ülkesinin gizli ekonomik ve güvenlik görüşmeleri yürüttüğünü iddia eden habere yer vermişti. 

Her iki ülkenin de çıkarına mı?

Carnegie Endowment for International Peace'den Yasmine Faruk, İsrail'le kurulacak bir ilişkinin Suudi Arabistan'ın uluslararası kamuoyunda daha fazla kabul görmesine katkıda bulunacağını söyledi.

Faruk, "Batılıların ve parlamentoların krallığı kabul etmesi ve Suudi Arabistan'a daha büyük bir rol vermesi veliaht prens için kapıları aralayacaktır. Bu da Prens Selman'ın ülkesini sadece Arap ve Müslüman değil aynı zamanda küresel bir güç olarak görme vizyonunu destekleyecektir." değerlendirmesinde bulundu. 

İsrail'in normalleşme istediğini kaydeden Faruk, "Çünkü bu sadece Suudi Arabistan'a değil, İsrail'le gizli görüşmeler yapan ama henüz normalleşmeyi duyurmaya cesaret edemeyen diğer (Arap ve Müslüman) ülkelere de kapı açacaktır" dedi.

İsminin açıklanmaması kaydıyla konuşan Riyad'da görevli bir diplomat da, iki ülkenin İran gibi 'ortak bir düşman' sahibi olduğunu söyleyerek "Meseleye 'düşmanımın düşmanı dostumdur' mantığıyla bakıyorlar" değerlendirmesinde bulundu. 

Suudi yetkililer ise konunun "hassasiyeti" nedeniyle yorum yapmayı reddetti.

Doğru zaman mı?

ABD'nin eski İsrail Büyükelçisi Dan Shapiro, Biden'ın ziyaretinin Suudi Arabistan'ın İsrail'i diplomatik olarak tanıması yolunda "bazı önemli adımlar" üreteceğini beklediğini söyledi. Shapiro, "Muhtemelen tam normalleşme değil ama bu yönde bir yol haritası" dedi. 

Faruk'a göre ise bu yol haritasını uygulamak "Kral Selman hayatta olduğu sürece zor".

"'Normalleşme' kelimesi daha ihtiyatlı kullanılmalı" diyen Faruk, "Bazı ilişkiler olabilir ama Emirlikler ve Bahreyn gibi olması... Ben biraz kuşkuluyum" sözleriyle Riyad'ın BAE ve Bahreyn gibi ileri gitmeyeceğini dile getirdi.

Rice Üniversitesi Baker Enstitüsü'nden Kristian Ulrichsen, iki ülke arasındaki tam diplomatik ilişkilerin ancak Prens Muhammed'in kral olmasıyla mümkün olabileceği görüşünde. 

Ulrichsen, "Suudi Arabistan ve İsrail'in düşman olmadığı, ancak belirli bölgesel ve jeopolitik çıkarları paylaştığı fikrini normalleştirmeye yönelik mevcut yaklaşımın devamını görmemiz muhtemel" diye konuştu.