İngiltere: Afganistan'dan çekilme sırasında çok sayıda hata yaptık

Access to the comments Yorumlar
 Mustafa Bag
Afganistan'dan ayrılan İngiliz askerleri, Brize Norton'da terminale doğru yürürken (28 Ağustos 2021)
Afganistan'dan ayrılan İngiliz askerleri, Brize Norton'da terminale doğru yürürken (28 Ağustos 2021)   -   ©  AP   -  

İngiltere Dışişleri Bakanlığı, Afganistan'dan çekilme sürecinde hatalar silsilesi yaptıklarını kabul etti.  

Bununla birlikte Londra, Taliban'ın geçen yıl ağustos ayında ülkeyi ele geçirmesinden önce İngiliz kurumlarına çalışan çok sayıda Afgan'a kapıları kapatarak, bu kişilere ülkeye gelme şansı tanınacağına dair hayali ümit verilmeyeceğini bildirmişti. 

Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, British Council gibi İngiliz hükümeti tarafından finanse edilen sivil programlarda çalışan Afganların gerçekten Taliban tehlikesi altında olup olmadığına karar vermenin zor olduğunu belirtiyor. 

Zira eldeki kanıtların, tehdidin esas olarak kendilerine güvenlik alanında destek sağlayan Afganlar için geçerli olduğunu dile getiriyor. 

Yetkililer işlemlerin bu yıl yavaş ilerlemesinde, reddedilen başvuruların çokluğunun yanı sıra İngiltere'nin ikamet izni vermeyi reddetmesine karşı açılan davaların da etkili olduğunu belirtiyor. 

Geçen yıl (15 Ağustos 2021) Kabil'in düşmesi sırasında tahliye edilen 15 bin Afgan'a ek olarak şu ana kadar sadece 5 bin Afganistan vatandaşına İngiltere'ye gelme izni verildi.

İngiltere tarafından finanse edilen STK'larda çalışan ve şu anda sığınaklarında gizlenerek yaşam mücadelesi veren Afganlar, karşılaştıkları sıkıntılara dair ayrıntılı bilgileri Guardian gazetesine ulaştırdı

Bu kişiler, aile üyelerinin Birleşik Krallık'la olan bağlantıları nedeniyle infaz edildiğini ancak buna rağmen İçişleri Bakanlığı'ndan herhangi bir yanıt alamadıklarını aktardı.  

İngiltere Dışişleri Bakanlığı, Afganistan'dan yapılan tahliyelerle ilgili olarak mayıs ayında yayınlanan ve sert (eleştirel) ifadeler içeren bir dışişleri Seçim Komitesinin raporuna bugün resmi yanıt verdi. 

Bakanlık yanıtında, "Hükümetin, tahliye riski olan (kırılgan) ülkelerde finanse ettiği programlarda görev alan herkesi Birleşik Krallık'a yerleştirme önerisinde bulunmak zorunda kalması, hayati kalkınma programları yürüten STK'lara finansman sağlanmasını ciddi şekilde engelleyebilir" ifadelerini kullandı. 

Bakanlık, doğrudan İngiltere hükümeti tarafından istihdam edilmeksizin Birleşik Krallık'ın çabalarına destek veren Afganlar için "özel durum" tahliye planının "birçok eksikliğe" sahip olduğu, "iletişimin zayıf kaldığı" ve vakaların önceliklendirilmesinin de "mükemmel olmaktan uzak" olduğunu da itiraf etti.

 Ayrıca yanıtta, tahliye sırasında "bazı ekiplerde belirli süreler için personel açığı" olduğu da yer aldı. 

Yetkililer, bir hayvan hakları yardım kuruluşunun personelinin hava ikmaline dahil edilmesi için yapılan lobi faaliyetleri konusunda Komiteyi yanlış yönlendirme niyetinde oldukları yönündeki suçlamaları reddetti. 

Keza Dışişleri Seçim Komitesi raporunda, İngiliz Milletler Topluluğu ve Kalkınma Ofisi Daimi Müsteşarı Sir Philip Barton'ın, Kabil'in düşüşü sırasında tatilde olduğunun ortaya çıkmasının ardından görevinin gözden geçirilmesi çağrısında bulunmuştu. 

Barton, göreve daha erken dönmediği için pişman olduğunu belirtmişti. 

Dışişleri Bakanlığı da bugünkü resmi yanıtta, en kötü senaryo planlamasını iyileştirmesi gerektiğini, zira Kabil'in Taliban'a bu kadar hızlı bir şekilde teslim edilmesinin hiçbir zaman düşünülmediğini itiraf etti.

Öte yandan İngiltere Dışişleri Bakanlığı, o döneme ait detaylı istihbarat değerlendirmelerini Komiteye sunmayı reddetti. 

Yetkililer ayrıca İngiltere'nin, ABD'yi asker çekme kararını değiştirmesi konusunda etkileyemediği ve bu nedenle Washington tarafından belirlenen parametreler dahilinde çalışmak zorunda kaldığını kabul etti.

Dışişleri Bakanlığı, söz konusu Komiteye verdiği yanıtta Londra'nın, Amerika Birleşik Devletleri tarafından dondurulan milyarlarca dolarlık Afgan Merkez Bankası rezervlerinin serbest bırakılmasına karşı duruşunu desteklediğini de belirtti.

İngiltere hükümeti, Afganistan'dan çekilme sürecinde İngiliz kurumlarıyla çalışan 'binlerce Afgan'ı Taliban'ın insafına bıraktığı' suçlamasıyla ağır şekilde eleştirilmişti.