Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Erdoğan ve Putin zirvesinde neler konuşulacak? Taraflar hangi konularda görüş ayrılığı yaşıyor?

Access to the comments Yorumlar
 Euronews
Erdoğan ve Putin
Erdoğan ve Putin   -   ©  AP   -  

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in daveti üzerine Soçi'ye yaptığı ziyarette başta Ukrayna’daki gelişmeler, enerji ve gıda sektöründe yaşanan krizler, Dağlık Karabağ’da tırmanan gerilim, Türkiye’nin olası Suriye operasyonu ile birlikte Akkuyu nükleer santral inşaatında yaşanan görüş ayrılıkları öncelikli gündeme gelecek konular arasında yer alıyor.

Cuma günkü zirve, iki liderin bir aydan kısa bir süre içinde ikinci kez yapacakları görüşme olacak. Putin ve Erdoğan, son olarak 19 Temmuz’da Tahran’da İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi'nin de katıldığı üçlü zirveden sonra ikili bir görüşme gerçekleştirmişti.

Akkuyu'da neler oluyor?

Toplantıda ele alınacak ikili konuların başında Akkuyu nükleer santral inşaatında yaşanan görüş ayrılıkları geliyor.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, hafta içinde yaptığı açıklamada Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) ve yüklenici Titan 2-IC İçtaş konsorsiyumu arasındaki ihtilafın çözümü için gerekli girişimlerde bulunulduğunu duyurdu.

Akkuyu NGS, her biri 1200 megavat kapasiteli 4 reaktörün tam kapasite devreye girmesiyle Türkiye'nin toplam elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 10'unu tek başına karşılayacak. Söz konusu proje toplamda 20 milyar doları buluyor.

Ancak çoğunluk hisseleri ROSATOM'a (Rusya Devlet Atom Enerjisi Kurumu) ait olan Akkuyu Nükleer AŞ, geçtiğimiz günlerde Türk firması IC İçtaş İnşaat AŞ ile sözleşmesini feshetti.

Bazı Türk siyasilere göre Rus şirketin bu adımı, Türk firmalarının projeden tahliyesi anlamına geliyor.

Suriye ve Libya’daki gelişmeler

Ankara ve Moskova son dönemde Suriye ve Libya’da farklı grupları desteklemelerine rağmen jeopolitik açıdan birbirlerine ihtiyaçları olduğu için bu iki ülke de birbirlerine karşı “dengeli ve ihtiyatlı” politikalar izlemeyi tercih ediyor.

Türkiye, daha önce Suriye’nin içinde 30 kilometre derinliğinde bir güvenlik şeridi oluşturma hedefinde olduğunu duyurmuş, Rusya ise buna karşı çıkmasa bile operasyonun sınırlı olmasını istemişti.

Geçen ay BM ve Türkiye‘nin girişimiyle Ukrayna’da depolarda bekleyen tahılın sevkiyatı için Rusya’nın katılımıyla dörtlü bir toplantı yapılıp, küresel gıda krizini bir ölçüde de çözme adına önemli bir anlaşmaya imza atılmıştı.

Hem Rusya hem de Ukrayna ile ilişkileri iyi tutup denge politikası izlemeyi tercih eden Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun bu anlaşmanın imzalanması ve yürürlüğe konmasında oynadıkları olumlu rol, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin takdirine yol açarken, ABD’den övgüler almıştı.

Ukrayna’dan tahıl taşıyan ve Lübnan’a doğru yola çıkan ilk tankerin denize açılması, küresel gıda krizinin aşılması için önemli bir adım olarak görüldü.

Türkiye’de dış borçların hızla arttığı, enflasyonun yüzde 80’e çıktığı bir dönemde zor günler geçiren hükümetin, Ukrayna tahılının sevkiyatındaki başarıyı iç politikada kullanmasına kesin gözüyle bakılıyor.

Yine Suriye’deki olası sınır ötesi operasyonun da Erdoğan için oylarını artırmada bir ölçüde faydası olabileceğine inanan siyasi yorumcular bulunuyor.

Türkiye’de enerji kriziyle birlikte artan enflasyona karşı faiz oranını artırmamakta direnen hükümet, düşük kurla ihracatı yükselterek ekonomide yaraları sarmayı hedefliyor.

Bu hafta Rusya’dan gelen nakit girişlerine rağmen, Türk lirası Aralık 2021'deki tam gelişmiş döviz krizinden bu yana en düşük seviyesine indi. 

Türkiye’nin dış cari açığının sigorta riski artarken, dış borç takas pazarlarının yükselmesi Türkiye’nin temerrüde düşme konusunda Rusya ve Sri Lanka’yı izleyebileceği yorumlarının artmasına yol açıyor.

Ekonomik ve siyasi zorluklar

2023 Haziran ayında yapılması öngörülen cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Erdoğan’ın yeniden seçilme şansı, ekonomiyi düzeltme ihtimaline bağlanıyor.

Son anketler Erdoğan’ın muhalefet partilerinin çıkartacağı adaylar karşısında şansı olmadığını ortaya koyuyor.

Erdoğan’ın Tahran’da yaptığı toplantıda Rusya ve İran’dan aldığı petrol ve doğal gaz için Türk lirası kullanımı seçeneğinin gündeme geldiği biliniyor.

Türkiye’nin Suriye’ye yapacağı olası sınır ötesi operasyona İran’ın da karşı çıktığı biliniyor.

Gerek Akkuyu santralinin inşası, gerek Rusya’dan gelen doğal gaz konusunda Moskova ve Ankara arasında sıkıntılar aşılmış değil.

Rusya, geçen ay “bakım ünitesindeki tamirat” gerekçesiyle Gazprom’un sevkiyatını yaptığı doğal gazı bir süreliğine kesti. Ancak siyasi gözlemciler, Türkiye’nin Finlandiya ve İsveç’in NATO üyeliğine tepki gösterdiği için Moskova’nın Ankara’ya bu konuda bir uyarı gönderdiği düşüncesinde.

ABD’den Patriot savunma sistemleri satın alamadığı için Rusya’dan S-400 satın alan Türkiye, ABD’nin yaptırımlarına maruz kalmıştı. 

Gelecek dönemde ABD’nin bu yaptırımları sürdürmesinin ise savunma sanayi alanında Türkiye ve Rusya arasındaki daha da yakın ilişkilere yol açması bekleniyor.

İkili ilişkilerde bir diğer hassas konu ise Dağlık Karabağ. Türkiye’nin verdiği destek, Rusya’nın AB yanlısı Erivan yönetimini desteklememesi üzerine Azerbaycan 2. Dağlık Karabağ Savaşı’nda daha önce kaybettiği toprakları geri aldı. Ancak, bölgede çatışmaların yeniden tırmandığı ve ateşkesin bozulduğu haberi geliyor.

Dağlık Karabağ konusunun da Rusya ve Türkiye arasındaki ilişkilerde önemli bir rol oynamasına kesin gözüyle bakılıyor.