Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Eski ABD Başkanı Trump'a 'gizli belgeleri iade ettiğine dair' yalan beyanda bulunma suçlaması

Access to the comments Yorumlar
 euronews
Donald J.Trump
Donald J.Trump   -   ©  AFP   -  

Eski ABD Başkanı Donald J.Trump'ın avukatı, Haziran ayında Trump'ın tüm devlet materyallerinin ve belgelerinin hükümete iade edildiğine dair bir belge imzaladığını duyurdu.

Bu belgenin, Adalet Bakanlığı'nın ulusal güvenlik bölümündeki en üst düzey yetkilisi Jay Bratt'ın 3 Haziran'da Mar-a-Lago'ya yaptığı ziyaretin ardından imzalandığı kaydedildi.

Daha önce bildirilmeyen imzalı beyanın varlığı, Trump veya ekibinin belgeler hakkında federal müfettişlerle tam olarak doğru söylememiş olduğunun bir göstergesi sayıldı. 

Sadece devlet tesislerinde görüntülenmelerine izin var

Ayrıca, Adalet Bakanlığı'nın baskın öncesi bu konuyu Trump ve ekibiyle görüşmeler yoluyla çözmeye çalıştığı aktarılıyor. 

FBI ajanları, Trump'ın evinde bazıları "gizli/çok gizli/hassas" kategorilerde işaretlenmiş olanlar da dahil olmak üzere 11 belge grubu ele geçirdi. ABD yasalarına göre bu şekilde sınıflandırılan bilgiler, yalnızca güvenli bir devlet tesisinde görüntülenebiliyor. Özel bir mülkte bulundurulmaları yasak. 

Trump yaptığı son açıklamada, hala görevdeyken elindeki tüm materyalin gizliliğini kaldırdığını söyledi ancak bunu yaptığına dair herhangi bir belge sunamadı.

Trump'ın Ulusal Arşivlere atadığı sağcı yazar John Solomon, eski başkanın Oval Ofis'ten çıkarılıp ikametgahına götürülen belgelerin, "çıkarıldığı anda gizliliği kaldırılmış sayıldığına" dair bir "daimi emir" vermiş olduğunu ileri sürdü.

Eski Oval Ofis sözcüsü Taylor Budowich ise "Tıpkı daha önce Demokratlar tarafından uydurulmuş her cadı avı gibi, bu eşi görülmemiş ve gereksiz baskın da müstehcen sızıntılar, isimsiz kaynaklar ve hiçbir bilgi vermeksizin haber yapan medya tarafından köpürtülüyor" dedi.

Ne oldu?

Geçtiğimiz yıl, Ulusal Arşiv yetkilileri, Trump'ın Ocak 2021'deki çalkantılı başkanlık döneminin sonunda Beyaz Saray'dan ayrılırken bir dizi belge ve gizli materyali yanına aldığını tespit etti. 

Bu materyallerin geri gönderilmiş olması gerekiyordu. 'Başkanlık Kayıtları Yasası' hükümlerine göre her başkan görevi sona erdiğinde elindeki her türlü devlet belgesini devlet arşivine teslim etmek zorunda.

Trump, Ocak ayında 15 kutu malzeme iade etmişti ancak arşivciler materyali incelediklerinde, sınıflandırılmış işaretlere sahip birçok sayfa belge buldular ve konuyu soruşturma başlatan Adalet Bakanlığı'na havale ettiler.

İlkbaharda, bakanlık Trump'a, elinde olabileceğine inandığı ek belgeler isteyen bir mahkeme celbi gönderdi. 

Anlaşmazlığı çözmek için yetkililer devreye girdi ve Haziran ayı başlarında Palm Beach'teki Mar-a-Lago'yu ziyaret ettiler ve oradayken Trump ile görüştüler. 

Ziyaret hakkında verilen bilgilere göre, yetkililer bu görüşmelerden sonra tüm materyallerin teslim edildiğini doğrulayan yazılı bir beyan aldı.

Adalet Bakanlığı ayrıca, depolama odasının dışından görüntüler de dahil olmak üzere 60 günlük bir süre boyunca kaydedilen Mar-a-Lago'nun güvenlik kamerası görüntülerini mahkeme yoluyla aldı. 

Görüntülerde kutuların bir odaya girip çıktığı tespit edildi

Bu faaliyet, müfettişler arasında konuyla ilgili endişelere yol açtı ve sonuçta baskın gerçekleştirildi.

Baskın'da Biden'ın tutumu rol oynadı mı?

Trump görevden ayrıldığında, Başkan Biden, geleneksel olarak eski başkanlara verilen istihbarat brifinglerini almasını engellemek için olağanüstü bir adım atmış ve Trump'a “düzensiz davranışı” nedeniyle güvenilemeyeceğini söylemişti.

Mar-a-Lago'daki gizli bilgilerin güvenliği, Trump görevdeyken bile hükümet yetkilileri için bir endişe kaynağıydı. 

Başkanlığı sırasında hükümet, Trump'ın özel kulübündeyken kullanması için SCIF olarak bilinen hassas ve güvenli bir bilgi tesisi kurmuştu ve bu tip şeylerin masrafları Trump'ın başkanlığı boyunca eleştiri konusu olmuştu.