Rusya'nın kısmi seferberlik kararının amacı ne, Ukrayna'da savaşı nasıl etkileyecek?

Access to the comments Yorumlar
 euronews
Vlademir Putin
Vlademir Putin   -   ©  AFP

Batılı uzmanlar, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in kısmi seferberlik ilanının savaşı uzatacağını ancak sahadaki dengeyi değiştirmeyeceğini tahmin ediyor. Seferberlikten ziyade tekrarlanan nükleer tehdidin ise küçümsenmemesi uyarısı yapıldı. 

Rusya birlikleri Ukrayna'da savaşın başlarında ele geçirdiği toprakların önemli bir bölümünü kaybetti. Bunun üzerine Moskova, şubat ayında Ukrayna'yı işgal etmek için toplanan 200 bin askerden bile daha fazla bir kuvvet olan 300 bin yedek askeri orduya çağırdı. 

Seferberlik kararı Moskova'nın, Ukrayna'nın doğusunda ve güneyinde işgal altındaki toprakları Rusya'ya dahil etmek için yerel referandumlar düzenleyerek tutmaya kararlı olduğunu göstermesinin ardından geldi.

Ancak analistler, Rusya'da savaşa karşı artan iç direniş ve son on yılda körelmiş bir askeri seferberlik yapısının Rus lider için siyasi risk taşıdığını belirtiyor.

Rand Corp'ta seferberlik sürecini araştıran Rusya savunma uzmanı Dara Massicot, "Bu seferberlik işini diledikleri gibi yürütemeyecekler. İnsanları bir araya toplayacaklar ve eğitimleri eski olan, isteksiz, zayıf moralli insanları zora koşacaklar. Daha önemlisi şu anki aktif görev gücünden bile daha kötü durumda tutulan teçhizatları ile bunu yapacaklar. Bekleyecek zamanları olmadığı için de onları parça parça gönderecekler."

Washington merkezli bir düşünce kuruluşu olan Center for a New American Security'de savunma uzmanı olan Michael Kofman ise seferberlik çabasını küçümsememek gerektiğine inanıyor. 

Kofman'a göre ek askeri güç ile Moskova, Batı silahları tarafından desteklenen Ukrayna savaşçılarının ağır baskısı altında mevcut savaş hatlarını güçlendirecek.

Ancak Kofman, bu gelişmenin kış şartlarına kötü durumda giren Rus ordusunun moralini çok değiştirmeyeceğini, savaşın genel gidişatını etkilemeyeceğini ama sadece savaşı sürdürme yeteneğini genişletebileceğini ileri sürdü.

Yorgun birlikleri eğitimsizlerle değiştirmek

Putin'in esas sorunu, yeterli eğitim, ekipman, liderlik ve motivasyona sahip bir yedek kuvvet oluşturabilmek.

Dış Politika Araştırma Enstitüsü'nde kıdemli bir güvenlik uzmanı olan Rob Lee, "Bu yedekleri eğitseniz bile o eğitimin kalitesi hala sorgulanabilir. Onları kim yönetecek? Tüm bunlar açık sorular. Savaş Ukrayna lehine gittikçe Ukrayna tarafında motive olmuş gönüllüler daha fazla savaşacak. Rus tarafında ise orada olmak istemeyen insanların sayısı sürekli artacak." dedi.

Emekli bir Avustralyalı general ve savunma analisti olan Mick Ryan ise Putin'in savaşı uzatmak ve batılı ülkeleri bekleme istediğini söyledi. Ona göre Putin, enerji ve ekonomide zorluk çeken Avrupa'nın Rusya'nın lehine olacak bir anlaşmaya yanaşacağını düşünüyor ve şunları ekliyor: 

"Mücadele performansının son 3-4 aylık süreçte düştüğü göz önüne alındığında, bu, rotasyona ihtiyaç duyan tükenmiş bir güce işaret ediyor. Aranan sayılar, belirleyici bir katkı sağlamak veya savaşın sonucunu değiştirmek için yeterli değil. Bu daha çok rotasyon ve yer değiştirmelerle ilgili."

Nükleer "blöf" mü?

Putin'in Rusya'nın "toprak bütünlüğüne" yönelik herhangi bir tehdide karşı nükleer güç kullanma tehdidi daha endişe verici görünüyor.

Putin, "Rusya'yı ve halkımızı korumak için elbette elimizden gelen tüm imkanları kullanacağız. Bu bir blöf değil" diyerek bir kez daha nükleer kartını hatırlattı. 

Putin, "Nükleer silahlarla bize şantaj yapmak isteyenler bilsin ki rüzgar dönebilir." dedi ancak savaşın başlamasından bu yana nükleer silah konusunu Putin'den başka açan bir lider olmadı. Putin'in kimi şantaj yapmakla suçladığı şimdilik belli olmadığı gibi, Rusya'nın toprak bütünlüğüne yönelik tehdidin ne olduğu ve kimden geldiği de net değil.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Sözcüsü John Kirby, Putin'in sözlerini "sorumsuzca bir retorik" olarak nitelendirirken, "Bu tür ifadeleri çok ciddiye alıyoruz" dedi.

Amerikan Bilim İnsanları Federasyonu nükleer politika uzmanı Hans Kristensen, "Nükleer bomba kullanımını tehdidi Ukrayna'daki savaşın ne kadar başarısız olduğunu ve Putin'in ne kadar çaresizliğe sürüklendiğini gösteriyor" dedi. Ancak Kristensen bu tehdidin şimdiye kadar ki en ciddi ve en açık nükleer tehdit olduğunu da kaydetti.

"Bunu yapabilecek olan tek yetkiliden geliyorsa tehdidi ciddiye almalıyız"

BM Silahsızlanma Araştırmaları Enstitüsü'nden Andrey Baklitskiy de Putin'in açıklamalarının "Rus nükleer doktrininin ötesine geçtiğini, Rusya'nın konvansiyonel bir savaşta ilk kez nükleer kullanılmasını önerdiğini" söyledi ve ekledi:

"Bu tehdit, Rus nükleer silahlarıyla ilgili tek karar verme yetkisine sahip kişiden geliyorsa, bunun ciddiye alınması gerekecek."