Süt krizi: Üretici zarar ediyor, tüketici pahalılıktan alamıyor

Access to the comments Yorumlar
 Ahmet Erkan Yiğitsözlü
Süt üreticileri
Süt üreticileri   -   ©  Euronews

Girdi maliyetlerinin artması çiğ süt üreticilerinin sektörden çekilmesine sebep oluyor. Günden güne artan maliyetleri karşılamakta zorlanan çitçiler ineklerini kesime göndermek zorunda kalıyor.

Hükümet gıda enflasyonunu baskılamak için çiğ süt üreticilerini maliyetinin altında satmaya zorluyor, son aylarda zarar etmeye başlayan üreticiler maliyetlerin bir kısmını süt hayvanlarını keserek karşılamaya çalışıyor.

İşletmenin kapasitesine, yem ve ulaşım avantajlarına göre litresini 8-9 liraya mal eden üreteci Ulusal Süt Konseyi’nin (USK) belirlediği 7 lira 50 kuruşa satmaya zorlanıyor.

Yönetmeliğe göre tavsiye niteliğinde fiyat belirleyen USK, son yıllarda yapı ve yönetiminde yapılan değişiklikler sonucu referans fiyat belirliyor ve bu üreticiler bu fiyata mecbur bırakılıyor.

'Ulusal Süt Konseyi işlevsiz hale geldi'

Euronews Türkçe’ye konuşan Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD) Yönetim Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu USK’nın üreticiyi koruyamadığını ve işlevini yitirdiğini söyledi.

Son bir yılda üreticilerin girdi maliyetlerinde astronomik artışa rağmen USK’nın gıda enflasyonunu olumsuz etkilememesi için çiğ süt fiyatını girdi maliyetlerinin altında fiyatlandırdığını anlatan Solakoğlu, “Çiğ süt üreticilerini, enflasyonda gıda etkisini azaltmak için Hazine ve Maliye Bakanlığı, Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesi’nin insafına bıraktılar. Oysa bu konuda Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının söz sahibi olması gerekirdi fakat bakanlık fiyat belirlemede dik durmadı. Banka ve kredi borcu olan çiftçiler için en cazip yol hayvanlarını kesime göndermek oldu. Şuan bir fırtınanın içindeyiz neyin ne olduğunu tam olarak görmüyoruz. Hayat pahalılığından dolayı talep daralması yaşanıyor, talebin artışının başlamasıyla bu krizi daha çok hissedeceğiz. Ürünün rafta olup tüketicinin ulaşamaması yoksulluktur, yokluktur.” dedi.

Euronews
EuronewsEuronews

'Sanayi ve ticaret, tarıma tercih edildi'

Osmaniye Ziraat Odası Birliği Başkanı Bahadır Sezgin de, et ve süt sektöründe ülke geneline yayılmış bir mağduriyetin olduğunu ve girdi fiyatlarının artması nedeniyle üreticilerin kısa yoldan küçülmeye gittiğini belirtti.

Hayvanların kesime gönderilmesi, maliyetlerin artması, köy nüfusunun azalması gibi faktörlere baktığımızda geleceğin karanlık olduğunu savunan Sezgin, şunları söyledi:

“Üretim maliyetlerinin hızla artmaya başladığı son bir yılda ne kadar hayvanın kesime gittiği konusunda elimizde bir veri yok, bu nedenle kesin bilgi veremiyoruz. Büyükbaş hayvancılık ve süt sektöründe genel olarak sıkıntı göze çarpıyor. Tarım ve hayvancılıkta uzun vadeli projeler geliştirmedikten sonra bu sorunun çözümünü beklemek hata olur. Maalesef Türkiye’de sanayi ve ticaret tarıma tercih edildi. Köylerde genç nüfus kalmadı, hayvancılıkla uğraşan nüfus ise yaşlanıyor ve bu işi bırakıyor. Köye dönüşü teşvik edici yollar açmak lazım. Yem sıkıntısının giderilmesi, meraların geliştirilmesi, tarımsal desteklerin arttırılması özet olarak toplu ve radikal reformlar yapılmadan iyileşme olmaz, acilen bu sektöre can suyu verilmesi gerekmektedir. “

Euronews
EuronewsEuronews

'Köylerde yaşayanlar süt ve yoğurdu marketten almaya başladı'

Köylerde inek sayısının son 10 yılda hızla azaldığını, kooperatif ve birliklerin sayısının hızla düştüğünü anlatan Çukurova Tarımsal Kalkınama Kooperatifi Başkanı Hüseyin Aslan, Aslan, “Yem fiyatlarının yüzde 300’e varan artış, süt ürünlerinde yüzde 100’ü geçmedi. Gıda enflasyonunu baskılamak için üreticiyle bu muameleyi uygun görüyorlar. Bugün 50 kilogram hayvan yemi 320 lira, bir hayvan bu yemi 3 günde bitiriyor. Çiftçi, bir hayvana bu parayı vereceğime haftada 50 lira verir sütümü yoğurdumu alırım diyor. Bu nedenle hayvancılığı terk ediyor artık köylerde süt yoğurt ve yumurta marketlerden alınmaya başlandığını görüyoruz.” Şeklinde konuştu.

'Her ay bir iki hayvanımı kesip parasıyla yem alıp hayvanlarıma yediriyorum'

Çiftlik sahibi ve çiğ süt üreticisi Mustafa Kaya, “26 sağımlık hayvanım vardı son bir yılda 10 hayvanımı kesmek zorunda kaldım. Büyümeyi hedeflerken maalesef küçülmeye başladık.” diye konuştu.

En büyük maliyetlerinin kaba yem olduğunu bununla birlikte, enerji, işçilik ve plastik malzemelerinde çok ciddi artışlar olduğunu ancak aynı oranda süt fiyatlarının artmadığı söyleyen Kaya şu ifadeleri kullandı:

“Benim işletmem için bir litre sütün üretim maliyeti yaklaşık 8,5 lira fakat USK tarafından 7,5 liraya süt satmaya zorlanıyoruz. Bu şartlarda işletmemizin dönmesi imkânsız ben de her ay bir ya da iki hayvanımı kesime gönderip parasıyla yem alıp hayvanlarıma yediriyorum, böyle giderse bir süre sonra işletmeyi kapatmak zorunda kalacağım."

Euronews
Süt Üteriticisi Mustafa Kaya para kazanamadığı için işçi çalıştıramadığını ve maaşları ödeyemediğini belirtiyor.Euronews

"Devlet üreticiyi enflasyonun nedeni gibi görüyor bu nedenle bizim üzerimize baskı kuruyor oysa biz enflasyonun ne nedeni ne sonucuyuz biz enflasyonun mağduruyuz. Bizim girdilerimiz üç katına kadar arttı. Mazot bir yıl önce 8 lira civarındayken bugün 24 lira, bir kilo slajlık mısır 60 kuruş iken bugün 1.5 lira, bir balya saman 10-12 lira iken bugün 25 ile 30 lira arasında."

"Bizim girdi maliyetlerimiz TÜİK’in rakamlarıyla uyuşmuyor. TÜİK’e bakarsan hayvancılıkta girdi maliyeti yüzde 150-200 arası artmış gözüküyor ancak bizim yaşadığımız enflasyon yüzde 300 civarında ama ürettiğimiz sütteki artış yüzde 100 oranında kaldı, şimdi biz nasıl ayakta kalalım?”

'Geleceğimizi kesiyoruz'

Sütteki maliyet krizinden dolayı çiftçilere teşvik olarak verilen dana ve düvelerin kesime gittiğine işaret eden Kaya, “Devletin kırsal kalkınma kapsamında 5 yıllığına üreticilere verdiği teşviklerle alınan hayvanlar kesime gitti. Şu an geleceğimizi kesiyoruz. Süt sektöründe üretim zincirine baktığımızda kimse durumdan memnun değil. Biz USK’dan 1,5 değer eşitliği istedik yani verdiğimiz yem çarpı bir buçuk. Bunu yaparsak kimseye muhtaç olmadan insanca yaşayabilecek bir iş yapmış oluruz. Devleti sanayici ve üreticiler günü kurtaran politikalardan vaz geçip uzun vadeli projeler geliştirmedikçe hayvancılıkta sorunlar bitmez ve tüketiciler daha uzun yıllar yüksek fiyatta süt ve ürünü tüketeceğiz.” diyor.

'Enflasyon ürettiğimiz herşeyi elimizden alıp götürüyor'

Çiftçilerin para kazanması ve sektörün ayakta kalması için sütün en az 10 lira olması gerektiğini savunan çiftlik sahibi Mustafa Kaya, acil çözüm bulunmazsa işi bırakacak çok üretici olduğunu söyledi.

İşletmeyi ayakta tutmak için mal satmaya mecbur olduklarını aktaran Kaya, “Durumumuz gerçekten çok kötü, 9 liraya üretiyoruz 7,5 liradan satıyoruz. Böyle devam ederse en fazla 3 ay sonra 15 yıldır işlettiğim çiftliği boşaltacağım. Bu sektörü bırakırsam bir daha dönmem. Tüm üreticiler için de bu durum böyle, hayvancılığı bırakanlar genelde tekrar dönmüyor. Üreticinin tatili yok, hafta sonu yok, bayramı, cenazesi yok ama üreticinin kıymetini bilen de yok. Ben şuan batıyorum enflasyon ürettiğimiz her şeyi elimizden alıp götürüyor. Gıda enflasyonu yükselmesin diye bir sektör yok edilmeye doğru gidiyor ben batıyorum siz hala enflasyonla uğraşıyorsunuz böyle giderse sütü bulamayacağız. Ayrıca şöyle bir durum daha var: Yemin, yoğurdun, peynirin fiyatını sanayici belirliyor. Herkes fiyatını kendi belirlerken sütün fiyatını devlet belirliyor. Ben üretmezsem kimse fiyat belirlemeyecek var mı böyle bir sektör. Bizi ateşe attılar.” şeklinde konuştu.

'Sesimizi yetkililere duyuramıyoruz'

Osmaniye Süt Üreticileri Birliği Başkanı Mehmet Özkan ise, sütteki arz sıkıntısının son bir yılda iyice kendisini hissettirdiğini vurgulayarak, “Süt talebine yetişemiyoruz. Kesilen hayvan çok, işi bırakan üretici fazla, üretim az. Topladığımız süt miktarı yüzde 60 oranında azaldı, bu durum böyle devam ederse yılbaşından sonra işi bırakacak çok üretici biliyorum.” dedi.

15 yıldan beri süt piyasasında olduğunu belirten Özkan, şikayetleri ilgili mevkilere ilettiklerini ancak seslerini duyuramadıklarını dile getirdi:

“Şimdiye kadar hiç böyle bir kriz yaşamadık, üreticiler yem fiyatlarının yükselmesi nedeniyle hayvanlarını besleyemez oldu. Şikâyetlerini yoğunlaştırdılar. Bu şikâyetleri bakanlığımıza, tarım il müdürlüğümüze ve merkezi birliklerimize iletiyoruz. Ne yazık ki sesimizi duyuramıyoruz. Sütte yapısal çözüm olmadan sorunlar bitmez. Acilen girdi maliyetlerinin düşürülmesi, başta yem ve enerji fiyatlarının desteklenmesi yoluna girilmeden süt sektöründe bir düzelme olmaz.”