AB ülkeleri Rus gazına alternatif olarak Afrika'ya yöneldi; hangi ülkeler kaynak sağlayacak?

Access to the comments Yorumlar
 Euronews
Alt yapı ve güvenlik sorunları yaşayan Afrika ülkeleri AB'nin doğal gaz arayışına çözüm sunabilir mi?
Alt yapı ve güvenlik sorunları yaşayan Afrika ülkeleri AB'nin doğal gaz arayışına çözüm sunabilir mi?   -   ©  AP/Copyright 2022 The AP. All rights reserved.   -  

Rusya'dan gelen doğal gaza olan bağımlılığını azaltmaya çalışan Avrupa ülkeleri alternatif arayışında yüzünü Afrika ülkelerindeki zengin doğal gaz kaynaklarına çevirdi. Ancak alt yapıdan güvenliğe kadar birçok sorun, kıtanın ne derece alternatif olabildiği sorusunu gündeme getiriyor.

Afrika'nın batı kıyılarındaki yeni bir sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) projesi henüz yüzde 80 tamamlanmış olmasına rağmen, enerji tedarikinde yeni bir olasılık olarak belirmesi üzerine Polonya ve Almanya gibi AB ülkelerinin liderlerini bölgeye çekti.

Projenin Senegal ve Moritanya kıyılarındaki ilk alanının yaklaşık 425 milyar metreküp gaz içermesi bekleniyor. Bu rakam, Almanya'nın 2019'da kullandığı doğal gaz miktarının beş kat fazlası, ancak üretimin önümüzdeki yıl sonundan önce başlaması beklenmiyor.

Bu durum Avrupa'da Rusya'nın Ukrayna'yı işgaliyle başlayan enerji krizine karşı çözüm sunmuyor. Yine de uzmanlar, Avrupa ülkelerinin Rus doğal gazına olan bağımlılığını azaltırken, fabrikalarını işletmek, elektrik üretmek ve evlerini ısıtmak için alternatifler aradığı bir dönemde bu seçeneğin "çok zamanlı" olduğu görüşünde.

Engeller var

Afrika'nın doğal gaz rezervleri çok geniş. Üstelik Cezayir gibi bazı Kuzey Afrika ülkelerini Avrupa kıtasına bağlayan boru hatları mevcut. Ancak kıtanın diğer bölgelerindeki üreticilerin ihracatı arttırmasının önünde uzun süredir giderilemeyen altyapı eksikliği ve güvenlik sorunları gibi engeller bulunuyor.

Önde gelen Afrikalı üreticiler gelirlerini arttırmak için ya yeni anlaşmalar yapıyor ya da daha fazla satabilmek için enerji kullanımını azaltıyor, ancak bazı liderler bu uygulamaların milyonlarca Afrikalıyı evlerinde ihtiyaç duydukları enerji tedarikinden yoksun bırakabileceği uyarısında bulunuyor.

Güvenlik sorunları da bir diğer önemli engeli oluşturuyor. Hırsızlık ve İslami milislerin saldırıları güvenlik açısından önde gelen sorunlar.

Enerji fiyatları krizi ve ekonomik durgunluk beklentisiyle karşı karşı karşıya olan Avrupa ülkeleri, Rusya'dan gelen doğal gazın tamamen kesilmiş olmasına rağmen depolarını yüzde 90 doldurmayı başardı. Öte yandan 27 üyeli AB enerji bakanlarının bu hafta yapacağı toplantıda doğal gaz için tavan fiyat uygulamasını görüşmeye hazırlanıyor.

Rus doğal gazına alternatif arayışı içindeki ülke liderleri Norveç, Katar,Azerbaycan'ın yanı sıra Kuzey Afrika ülkelerine giderek yeni anlaşmalar peşine düştü.

Cezayir

Fransa ağustos ayında Cezayir'den alınan doğal gaz miktarını yüzde 50 arttırma konusunda anlaşmaya vardı.

Cezayir ile arasında boru hattı bulunan İtalya da temmuz ayında bu ülke ile 4 milyar dolarlık doğal gaz anlaşması imzaladı, Angola ile de bir anlaşma yaptı. Doğal gaz krizinden en fazla etkilenmesi beklenen ülkelerin başında gelen İtalya, Cezayir'le mevcut başka bir anlaşmasına dayanarak geçen hafta ülkedeki iki doğal gaz alanında üretime başladı.

Cezayir, Afrika kıtasının en büyük doğal gaz üreticilerinden biri. Mısır'la birlikte 2020 yılında Afrika'daki doğal gaz üretiminin yüzde 60'ını gerçekleştirdi. Ancak Cezayir Üniversitesi'nde ekonomi ve enerji alanlarında çalışan Prof. Mahfoud Kaoubi'ye göre ülke bu noktada Rusya'dan kaybedilen doğal gaz arzını karşılayamaz. 

Prof. Kaoubi, AP haber ajansına yaptığı değerlendirmede bunu şu şekilde gerekçelendirdi: "Rusya'nın yıllık doğal gaz üretimi devasa; 270 milyar metreküp. Cezayir'in ise 120 milyar metreküp ve bunun yüzde 70'inden fazlası iç pazar tüketimine yönelik."

S&P Küresel Mallar Endeksi değerlendirmesine göre Cezayir'in bu yıl boru hatlarından 31.8 milyar metreküp doğal gaz ihraç edeceği tahmin ediliyor ve Cezayir'in önündeki zorluğun üretimi arttırmak ile iç talebi karşılamak arasındaki dengede olduğu belirtiliyor.

Mısır

Nakit sıkıntısı içindeki Mısır, Avrupa'ya daha fazla doğal gaz ihraç etme arayışında. Bunun için alışveriş merkezlerindeki klima kullanımını ve sokak ışıklandırmalarını azaltarak tasarruf ettiği enerjiyi satmak istiyor.

Başbakan Mustafa Madbuli, Mısır'ın bu ay iç doğal gaz kullanımının yüzde 15'ini yeniden yönlendirerek ihraç edeceğini ve bu sayede 450 milyon dolar ek döviz elde edileceğini duyurdu.

Mısır'ın doğal gaz tüketiminin yüzde 60'ından fazlası enerji santrallerinde elektrik üretmek için kullanılıyor. Ürettiği LNG'nin çoğu ise Asya pazarlarına ihraç ediliyor.

AB, İsrail ve Mısır arasında haziran ayında imzalanan anlaşma çerçevesinde İsrail daha fazla doğal gaz üreterek Mısır'a gönderecek; Mısır da LNG tesislerinde gazı sıvılaştırarak deniz yoluyla AB'ye ihraç edecek.

Nijerya

Nijerya petrol bakanlığı sözcüsüne göre ülke Afrika'nın en büyük doğal gaz rezervlerine sahip. Ülke, AB ülkelerine deniz yoluyla LNG gönderiyor. Nijerya'dan ithal edilen LNG, AB'nin ihraç ettiği LNG oranının yüzde 14'üne tekabül ediyor. Ancak bu tedarik gemilerle yapılıyor ve enerji hırsızları tehlikesi ve yüksek maliyet gibi risklerle karşı karşıya.

Nijerya'nın yıllardır üzerinde çalıştığı iddialı planlar da henüz bir sonuç getirmiş değil. Ülke geçen yıl devasa doğal gaz rezervlerinin yalnızca yüzde 1'ini ihraç edebildi.

Nijerya'nın iddialı planlarına göre, ülkeden çıkan doğal gaz Nijer üzerinde Cezayir'e aktarılacak. 4 bin 400 kilometre uzunluğundaki boru hattının inşası 2009 yılından beri ilerlemiyor. Bunun en büyük sebebi Trans-Sahra Doğal Gaz Boru Hattı adlı projenin tahmini 13 milyar dolarlık dev maliyeti.

Birçok kişi ise, projenin tamamlanması halinde bile güvenlik riski bulunduğunu düşünüyor; milislerin ya da vandalların saldırısı sonucu boru hattının zarar görmesinden endişeli. Lagos'ta yerleşik petrol ve doğal gaz uzmanı Olufola Wusu ham petrol hırsızlığı gibi sahada yaşanan sorunlar göz önüne alındığında Nijerya'nın Avrupa'ya doğal gaz sağlayabileceği yönünde kuşku doğurduğuna işaret ediyor.

Wusu, LNG'nin şu anda en karlı doğal gaz strateji olduğunu düşünüyor, ancak hırsızlık bu noktada da sorun yaratıyor. Ülkenin en büyük doğal gaz üreticisi Nijerya LNG Limited'in başkanı hırsızlıktan dolayı yaşanan operasyon ve gelir kaybı nedeniyle temmuz ayında tesisin yalnızca yüzde 68 kapasite ile çalışabildiğini açıklamıştı.

Mozambik

Enerji açısından gelecek vadeden bir diğer ülke de Mozambik. Ülkenin Hint Okyanusu kıyılarında 2010 yılında çok önemli miktarda doğal gaz rezervi bulunması üzerine ülke en büyük LNG ihracatçılarından biri olmaya aday. Fransa'ya ait TotalEneries Mozambik'in kuzeyindeki Cabo Delgado bölgesine 20 milyar solar yatırım yaparak doğal gaz çıkarma çalışmalarına başladı. Bu gazın Palma'da inşa edilecek tesiste sıvılaştırılması planlanıyor.

Ancak ülkede keşfedilen büyük doğal gaz rezervlerine erişmek için hazırlanan projeler İslamcı militanların şiddet eylemleri sonucu gecikiyor. Aşırı İslamcı gruplar geçen yıl TotalEnergies'in projesini tamamen rafa kaldırılması için zorlamıştı. Mozambikli yetkililer ise bölgenin güvenli hale getirileceği sözünü veriyor.

İtalyan enerji şirketi Eni de 2011 ve 2014 yıllarında Mozambik'te bulunan rezervlerden doğal gaz çıkarma ve sıvılaştırmak için projeler başlattı. Eni tesisini kıyıdan 80 kilometre açıkta, Cabo Delgado'da yaşanan şiddetten uzakta kurdu.

Eni'nin Afrika derin sularında kurulan ilk yüzen LNG tesisi olarak tanımladığı platform yılda 3,4 milyon ton gaz sıvılaştırma kapasitesine sahip. Africa Energy, platformun ilk üretimini 2 Ekim'de yaptığını ve Avrupa'ya yönelik ilk nakliyenin Ekim ayı ortasında yapılacağını duyurdu.

"Afrika'nın kaynaklarından faydalanması meşru, adil ve eşitlikçi"

Bazı Afrikalı liderler, her ne kadar üzerlerinde fosil yakıtlardan uzak durulması için baskı hissederken, ülkelerinin bu tür projelerde nakit elde etmek istediğine dikkat çekiyor. Üstelik bu ülkeler ürettikleri bütün doğal gazı satmak istemiyor, çünkü milyonlarca Afrikalı zaten elektrikten yoksun halde yaşıyor.

Senegal Cumhurbaşkanı Macky Sall geçtiğimiz haftalarda New York'ta yapılan Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada bu durumu şu ifadelerle dile getirdi: "En az kirleten ve sanayileşme sürecinde en geride kalan kıta olan Afrika'nın temel enerji sağlamak, ekonomisinin rekabetçiliğini arttırmak ve herkesin elektriğe erişimini sağlamak için elindeki kaynaklardan faydalanması meşru, adil ve eşitlikçidir".

Ek kaynaklar • AP