Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

BM'den COP27 öncesi iklim raporu: Ülkelerin çoğu taahhütlerin gerisinde kaldı

Access to the comments Yorumlar
 Euronews
BM'den COP27 öncesi iklim raporu: Ülkelerin çoğu taahhütlerin gerisinde kaldı
BM'den COP27 öncesi iklim raporu: Ülkelerin çoğu taahhütlerin gerisinde kaldı   -   ©  Michael Sohn/Copyright 2022 The AP. All rights reserved   -  

Mısır'ın Şarm El-Şeyh kentinde düzenlenecek olan COP27 toplantısı öncesinde yayımlanan yeni bir rapor, ülkelerin geçmiş emisyon taahhütleriyle ilgili ilerlemeyi değerlendirdi.

Buna göre dünya genelinde ülkelerin çoğu iklim değişikliğiyle mücadeleyi arttırma yönünde verdiği taahhütlerin gerisinde kaldı. Raporda bu nedenle Dünya'nın daha yoğun sel, kuraklık ve sıcak hava dalgası ile karşılaşacağı ve daha fazla tür kaybının yaşanacağına işaret edildi.

Dünya Kaynakları Enstitüsü tarafından BM adına hazırlanan rapor, sera gazı emisyonunda büyük kesintiler yapılmazsa, gezegenimizin sanayi öncesi dönemle karşılaştırıldığında 2100 yılında ortalama 2,1 ila 2,8 derece ısınacağı uyarısında bulundu. 

Bu sıcaklık, 2015 Paris Anlaşması'nda kabul edilen mevcut 1,5 derecelik artışın çok çok üzerinde ve bilim insanlarının yıkıcı iklim etkileri ihtimalini belirgin şekilde yükselten eşiği de aşıyor.

Dünya Kaynakları Enstitüsü'nün 2022 İklim Eylem Durumu adlı raporu ulusların mevcut taahhütlerinin küresel sera gazı emisyonunu 2019 seviyesinden yüzde 7 düşürülmesini sağlayabileceğini kaydetti. Küresel ısınma sınırının 1,5 derece ile sınırlı kalması için ise sera gazı emisyonu bu oranın altı katı daha fazla yani, yani yüzde 43 oranında azaltılması gerekiyor.

Taahhütler ne durumda?

Geçen yıl İskoçya'nın Glasgow kentinde düzenlenen COP26 toplantısında verilen ulusal taahhütler kapsamında katılımcı ülkeler petrol, doğal gaz ve kömür kullanımını azaltmak için çabalarını ikiye katlama sözü vermişti. Ülkeler ayrıca gelişen ekonomilerin fosil yakıtlardan rüzgar, güneş ve diğer yenilenebilir enerji kaynaklarına geçişine yardımcı olmak için teknolojilere mali katkı verilmesi üzerinde de anlaşmıştı. 

Ancak rapora göre geçen yıl iklim değişikliğiyle ilgili eylemleri arttırmayı kabul eden 193 ülkeden yalnızca 26'sı daha iddialı planlarlar uygulamayı sürdürdü. Dünyanın en büyük iki kirleticisi Çin ve Amerika Birleşik Devletleri'nin attığı bazı adımlara rağmen bu yıl için daha fazla taahhütte bulunmamıştı. Aralarındaki iklim müzakereleri de aylardır donmuş durumda.

Öte yandan, Avrupa'daki savaş, uluslararası enerji krizi, küresel enflasyon, İngiltere ve Brezilya gibi ülkelerdeki siyasi istikrarsızlıklar liderleri meşgul ederken, iklim değişikliğiyle mücadele için işbirliği çabalarını zorlaştırdı.

Avrupa Birliği ise, emisyon azaltımı konusundaki taahhütlerini en kısa sürede hayata geçirmek için çaba gösterirken, bunun öncesinde çıkması gereken bazı iklim yasalarının bütün üyeler tarafından kabul edilmesi zorunluluğunun adımları geciktirdiğine işaret ediliyor.

Büyük ekonomiler arasında Hindistan'ın taahhütlerini resmileştirmesini, Avustralya'nın yeni hükümetle bunları güncellemesini ve Endonezya'nın da bu yolda takip etmesini olumlu karşılayan uzmanlar yine de bu ülkelerin her beş yılda bir yapması gereken ulusal taahhüt değerlendirmesini henüz güncellemediğine dikkat çekiyor. 

Tazminat gündemde: COP27'den ne bekleniyor?

Bu yıl 27'incisi düzenlenecek olan BM İklim Değişikliği Taraflar Konferansı'na (COP27) enerji piyasalarını alt üst eden Ukrayna'daki savaşın yanı sıra, Pakistan ve Nijerya'daki sel ve Afrika Boynuzu'ndaki kuraklık gibi iklim felaketlerinin damga vurması bekleniyor.

Mısır'daki toplantıda gözler yine en fazla karbondioksit salan varlıklı ülkelere odaklanacak. İklim değişikliğine yol açan bu ülkelerin, iklim sorununa aynı ölçüde katkı vermediği halde, etkilerine en az hazırlıklı olan yoksul uluslara tazminat vermesi isteniyor. Her ne kadar bir tazminat anlaşması olası görünmese de, konunun ilk kez resmi olarak toplantının gündeminde yer alması bekleniyor.

Son BM raporunun da yine iklim değişikliğinden sorumlu ülkelerin sorumlulukla yüzleşmeye gönüllü olmadığını gösterdiğini belirten Sudan asıllı İngiliz iş insanı Mo İbrahim, COP27 öncesi Afrikalı liderlerle iklim krizini görüştüğü toplantıda "Varlıklı ülkeleri hesap vermeye sevk edecek acil eyleme geçilmedikçe gelişen ülkeler faturayı üstlenmeyi sürdürecek" ifadelerini kullandı.

Ağır kirletici olmayan bu ülkeler bu yıl için iklim taahhütlerini pekiştirdiklerini belirtiyor ve toplamda 658 milyar dolarlık borçlarını affını talep ediyor ve bu paranın iklim projelerine yatırılmasını taahhüt ediyor.