Faşizmin yükselişinin 100. yıl dönümünde İtalyanların geçmişle imtihanı

Access to the comments Yorumlar
 Euronews
Benito Mussolini Roma Yürüyüşü sonrasında Faşist Parti üyeleriyle birlikte
Benito Mussolini Roma Yürüyüşü sonrasında Faşist Parti üyeleriyle birlikte   -   ©  AP/Copyright 2022 The AP. All rights reserved.   -  

İtalya'nın yeni başbakanı Giorgio Meloni, lideri olduğu İtalya'nın Kardeşleri Partisi'nin neo-faşist kökenleri ile arasına mesafe koymaya çalışsa da, partinin iktidara gelmesi, bugüne kadar "faşist geçmişiyle" yüzleşmeyen ülkedeki hassasiyetleri belirginleştiriyor.

28 Ekim tarihi bu durumun simgeleştiği en önemli günlerden biri. Çünkü bu yıl bu tarih, ülkenin totaliter diktatörü Benito Mussolini'yi iktidara taşıyan Roma Yürüyüşü'nün 100üncü yıl dönümü. 

28 Ekim tarihi aynı zamanda Mussolini'nin doğum yeri olmasından dolayı sempatizanlarının sıklıkla ziyaret ettiği Predappio'nun 1944 yılında "faşizmden kurtulduğu" gün olarak da hatırlanıyor.

Bu iki yıl dönümünü "aşırı sağın faşizme kayması" endişelerini vurgulamak için seçen İtalyan Partizanların Ulusal Birliği (ANPI) Predappio'da 28 Ekim cuma günü bir yürüyüş düzenlemeyi planlıyor. 

Faşizm karşıtı olan ANPI bu sayede kentte faşizan bir gövde gösterisinin de önüne geçebilmeyi amaçlıyor.

Meloni ve partisinin yükselişinden bu yana ülkedeki Yahudi mezarların bakımı için çeşitli masrafların kesilmesi ve sosyal medyada saldırıların artması gibi "rahatsız edici işaretlerin" ortaya çıktığını belirten ANPI Ulusal Başkanı Gianfranco Pagliarulo "Milliyetçi sağın zaferinin kışkırtıcı neo-faşist tavırlara yol açacağı açık. Endişeli değiliz, çünkü siyasi silahlarla ve gerekirse hukuki silahlarla savaşacağız" diyor.

İtalya, Almanya gibi geçmişiyle yüzleşmedi

İtalya hiçbir zaman Almanya gibi bir "Nazilikten arınma" sürecinden geçmedi. Mussolini'nin devrilmesinin ardından İkinci Dünya Savaşı'nın bitiminden sonra iktidara geçen parti neo-faşist İtalyan Sosyal Hareketi oldu.

Faşizmin mirası mimariden okul binalarına, Milano kentinin ana tren istasyonundan dev adalet saraylarına ve başkent Roma'daki  EUR bölgesine kadar ülkenin her yanında görülüyor. 

Ayrıca dakik tren seferleri, mimari gelişim ve sıtma yatağı bataklıkların kurutulması gibi ülkeyi geliştirdiği ifade edilen birçok hizmet de özlemle anılıyor.

Ülkede sıklıkla olmasa da, özellikle kuzey bölgelerdeki kafelerde ya da restoranların arka kesimlerinde Mussolini'nin portreleri ya da o dönemden kalma hatıra eşyaları göze çarpıyor. 

ANPI'ye göre bu tür simgeler faşizme mazeret ve bunun cezai yaptırımı var, ancak çok nadiren ceza veriliyor.

"Seçmenler Meloni'den demokratik değerlere bağlı bir sağ hükümet bekliyor"

Faşizmle ilgili popüler kavram hatalarını analiz eden bir kitabın yazarı tarihçi Francesco Filippi İtalya'da faşizmin 1945'te sona erdiğini, ancak faşistlerin bitmediğini vurguluyor. 

Filippi, Meloni'nin 20018'deki yüzde 4'lük oy oranını son seçimde yüzde 28'e çıkaran ılımlı seçmenin ülkede parti tabanını faşist köken ve fikirlerin ötesine genişlediğinin bir göstergesi olarak algılıyor ve "Yeni seçmenlerin çoğu Meloni'den muhafazakar sağ kanatta, faşizm karşıtı ve demokratik değerlerle bağlı bir hükümet bekliyor" diyor.

Başbakan Giorgio Meloni hafta içinde parlamentonun alt kanadındaki güven oylaması öncesinde yaptığı konuşmada "Hiç bir zaman, faşizm de dahil, demokratik olmayan rejimlere sempati duymadım. 1938 ırkçı yasayı her zaman İtalyan tarihinn en alt noktası olarak değerlendirdim, bu utanç bütün halkımızı sonsuza kadar lekeleyecek" ifadelerini kullanmıştı.

Ek kaynaklar • AP